Haber Detayı

Aynı kitap, aynı zaman... Tesadüf mü: Başucundaki 'cereyan'
Soner yalçın odatv.com
24/02/2026 05:55 (3 saat önce)

Aynı kitap, aynı zaman... Tesadüf mü: Başucundaki 'cereyan'

Soner Yalçın yazdı...

Dört gün önce Özgür Özel, Nefes gazetesine başucundaki kitabı açıkladı: “Cereyanlar” (Tanıl Bora)...Üç gün önce Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’ndeki başucu kitabını açıkladı: “Cereyanlar” (Tanıl Bora)...Siyasette “semboller” rastgele seçilmez…Bu iki açıklama, bireysel okuma tercihinden ziyade, ortak ideoloji koordinatı ilanı mı?CHP’nin yönelim tartışmalarında hangi düşünsel hattın referans alınmak istendiğinin altı mı çiziliyor?Tesadüflere pek inanan biri değilim; bu kitabın her iki politikacıya gönderildiğini düşünüyorum!Asıl araştırılması gereken, bu yönlendirme ağının kimlerden oluştuğu?Kılıçdaroğlu döneminde belirginleşen ve partinin ideolojik eksenini dönüştüren “liberal” açılım sürekliliği devam mı ettiriliyor?CHP içindeki bu örgütlü siyasal mekanizmanın kimlerden oluştuğu ortaya konulmadan, CHP’deki ideolojik erozyonun kökü ve yönelimi bilinemez.CHP içindeki “görünmez el” ortaya çıkarılmadan Kılıçdaroğlu savruluşları sürüp gider.Benim Kılıçdaroğlu ile meselem hiç kişisel olmadı, ideolojikti.

O halde benzer tehlikenin hâlâ olduğunu kavramak için “Cereyanlar” kitabının ne yazdığını bilmeniz şart…KİTABIN DÜŞMAN LİSTESİ KABARIKÖzgür Özel ve Ekrem İmamoğlu, “Cereyanlar” kitabını okuyarak ne öğrenecek?Kitap diyor ki:-Atatürk emperyalizmle savaşmış değil…-Atatürk anti emperyalist değil…-Atatürk tam bağımsızlıkçı değil…-Cumhuriyet restorasyon, devrim değil …-Cumhuriyet muhafazakâr, eski düzenden kopuş değil…-Kemalizm kurucu değer değil…-Kemalizm bir ideal değil…-Kemalizm Sevr sendromu üretti…-Kemalizm kültür acemisi tiyatro dekoru…-Kemalizm bir heyûla…-Kemalizmin sol bir havada gösterilmesi hikaye…-Atatürk sadece Osmanlı subayı, entelektüel değil…-Atatürk kibirli, seçkin…-Atatürk pragmatist, çıkar odaklı…-Atatürk Sosyal Darwinist/ırkçı…-Atatürk siyasi totaliter, nobran, despot…-Atatürk istibdat için şiddet taraftarı, eli kanlı…-Atatürk tapınılan kült…-Atatürk kültünü büyüten elit subaylar, askeri darbeler…-Atatürk popüler ikon, kurucu liderliğindeki tarihsel rolü yalnızca sembolik…-Kemalist çağdaşlık söylemi AKP’lileri, muhafazakarları taşralı, türedi, kavruk, çirkin görüyor…-Ulusalcı Kemalizm taşkın dalga…-Neoliberalizm ve emperyalizm karşıtlığı, ksenofobik (yabancı düşmanlığı) ve Batı karşıtı bir milliyetçiliği sımsıkı lehimliyor…Yazarken insanın içi sıkılıyor.

Mesele aslında fazlasıyla açık, uzatmaya gerek yok…Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu “başucu” kitabından bunları öğrenecek!CHP’nin kurucu iddiası, tarihsel hafızası ve siyasal geleneği elli yıldır sürekli tekrarlanan bu tür ezberci referanslarla hep yeniden inşa edilmek isteniyor.Kılıçdaroğlu döneminde belirginleşen partideki dönek sol liboş hatta yaslanma eğilimi sürecek mi?Bakın:CHP’nin düşünsel pusulası, kendi tarihsel damarlarından beslenmek yerine, dar ezberci neoliberal akademik çevrenin perspektifine teslim edilirse, bu yalnızca yön değişikliği değil, kimlik aşınması anlamına gelir…ELEŞTİRİ DEĞİL KARALAMAÖzgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun başucundaki kitap “Cereyanlar” (ve benzeri metinlerle temsil edilen Birikim-İletişim) çevresi yıllardır aynı yerden konuşuyor: Devletçilik-kamuculuk eleştirisi, ulus devlet eleştirisi, sol eleştirisi… Sürekli “yanlışlar listesi” çıkarıyor!

Ama bu eleştiriler yeni ufuk açmıyor; aynı kavramlar, aynı ton ve aynı mesafe sürekli tekrar ediliyor.Türk solunun pek çok ismi ve pratik deneyimi de benzer küçültücü dille ele alınıyor.

Ve bu yapılırken; metinlerden cümleler sürekli cımbızla çekilip bağlamından koparılıyor.

Bütün yerine parça üzerinden hüküm veriliyor...Elbette eleştiri kıymetli ama yaptıkları sadece karalama, propaganda yapma...Peki neyin propagandası?

Bu “tarikatın” teşhisi var ama net yol haritası hiç olmadı.

Amaçları başka:Sürekli tekrar eden sözde eleştiri yaklaşımı tüm değerleri aşındırıyor.

Bu amaçla Birikim-İletişim hattı sürekli eleştiri üreterek; zihinsel üstünlük kurma, kavramlar üzerinden alan daraltma ve siyasal meşruiyeti yeniden tanımlama çabası içinde…Bu ise tartışma biçimi olmaktan çok, düşünsel hegemonya kurma stratejisi olarak işliyor.Avrupa’nın parlayan elbiseleri nasıl Tanzimat münevverlerinin gözlerini kamaştırdı ise, bugün de “Cereyanlar” gibi benzer kitaplar aynısını yapıyor.

Bazı çevreler etki altına alınıyor… Oysa mesele elbisenin ışıltısı değil, kumaşının nereden geldiği ve kimin biçip diktiği…Bu fikir hattının beslendiği kaynaklar, referans aldığı teorik merkezler ve meşruiyet aradığı entelektüel çevreler bilinmez değil...CHP’nin siyasal kimliği, kendi tarihsel birikiminden mi şekillenecek, yoksa dışarıda üretilmiş düşünsel kalıpların cazibesine mi bırakılacak?Evet, CHP bu süreci Kılıçdaroğlu ile yaşadı.

Mesele kişiler değil ideolojik hattır.Soner YalçınOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri