Haber Detayı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi Açıklaması
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Giriş kapısına ikna odalarının kurulduğu, kılık kıyafetlerinden dolayı genç kızların içeri alınmadığı, katsayı zulmüyle meslek liselerinin önünün kesildiği, klan dayanışmasıyla ünvanların ona buna peşkeş çekildiği, tek sesliliğin, tek tipçi dayatmaların...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Giriş kapısına ikna odalarının kurulduğu, kılık kıyafetlerinden dolayı genç kızların içeri alınmadığı, katsayı zulmüyle meslek liselerinin önünün kesildiği, klan dayanışmasıyla ünvanların ona buna peşkeş çekildiği, tek sesliliğin, tek tipçi dayatmaların hakim olduğu karanlık dönemler artık üniversitelerde tamamen geride kalmış, üniversitelerimiz özgürleşmiştir." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.Geçen haftalarda birçok önemli ismi Türkiye'de ağırladıklarını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:"11 Şubat'ta Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'i Külliyemizde misafir ettik.
Görüşmelerimizde iki ülke arasındaki münasebetlerimizin yanı sıra Ege ve Akdeniz'e ilişkin tutumlarımızı değerlendirme imkanı bulduk.
İmzaladığımız belgelerle ilişkilerimizin ahdi zeminini pekiştirdik.
Batı Trakya Türk azınlığının eğitim ve dini haklarından tam olarak istifade edebilmesi noktasındaki beklentilerimizi Sayın Miçotakis ile paylaştım.
Yunanistan ile geçtiğimiz sene yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolar seviyesine yükseltmek arzusundayız."Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in 12 Şubat'ta Ankara'ya geldiğini hatırlatan Erdoğan, "Vucic ile yaptığımız görüşmede Sancak bölgesi dahil, ortak gündemimizdeki tüm konuları istişare ettik.
Karşılıklı ticaret hacmimizin 3,5 milyar dolara ulaştığı Sırbistan'daki Türk sermayeli firmalarımızın sayısı 1500'ü aştı.
Sivil havacılık, kültür, eğitim, enerji, ulaştırma ve turizm gibi farklı alanlarda Sırbistan'la ilişkilerimizi inşallah daha da derinleştireceğiz." dedi."Boğaziçili genç kardeşlerime teşekkürlerimi iletiyorum"Erdoğan, 13 Şubat'ta Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfının inisiyatifiyle yapılan 210 kişi kapasiteli erkek öğrenci yurdu ile 706 kişilik Kuzey Kampüs Kız Öğrenci Yurdu'nun resmi açılış için Boğaziçi Üniversitesine misafir olduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:"Kapalı otoparkları, sosyal alanları ve gelişmiş imkanlarıyla 1 milyar 150 milyon lira değerindeki yatırımları üniversitemizin ve öğrencilerimizin hizmetine sunduk.
Bu eserlerde emeği geçen Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfımıza ve İstanbul Valiliğimize bir kez daha teşekkür ediyor, yeni yurtlarımızın üniversitemiz ve öğrencilerimiz için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
Şahsımızı karanfillerle karşılayan ve coşkuyla bağrına basan Boğaziçili genç kardeşlerime teşekkürlerimi iletiyorum.
Aynı merasimde yeni yatırımlarımızın da müjdesini verdik.
Depreme dayanıksız olduğu için yıkılan eski kütüphanenin yerine 3 bin kullanıcı ve 1,5 milyon kitap kapasiteli modern bir eser inşa edeceğiz.
Aynı şekilde, 3 milyar liralık diğer bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesine yeni ve tam teşekküllü bir laboratuvar kompleksi kazandıracağız.
Uluslararası kongre ve sempozyumlara ev sahipliği yapacak 1000 kişilik yeni bir konferans salonunu da üniversitemizin kullanımına sunacağız.
Yapımı devam eden 220 kişi kapasiteli yeni kız öğrenci yurduyla birlikte toplam değeri 8 milyar lirayı aşan yatırımlarla üniversitemizin eğitim ve barınma standartlarını daha da yükselteceğiz.""Allah'ın izniyle bundan geriye dönüş olmayacak""Milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir.
Üniversiteler 86 milyonun evlatlarınındır, halkındır, aziz milletimizindir.
Üniversiteler zenginlerin, elitlerin olduğu kadar, gariban çobanın, çiftçinin, kapıcının, esnafın, işçinin, inşaat ustasınındır, onların çocuklarınındır." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:""Giriş kapısına ikna odalarının kurulduğu, kılık kıyafetlerinden dolayı genç kızların içeri alınmadığı, katsayı zulmüyle meslek liselerinin önünün kesildiği, klan dayanışmasıyla ünvanların ona buna peşkeş çekildiği, tek sesliliğin, tek tipçi dayatmaların hakim olduğu karanlık dönemler artık üniversitelerde tamamen geride kalmış, üniversitelerimiz özgürleşmiştir.
Çetin mücadeleler sonucunda üniversiteler birilerinin özel mülkü olmaktan çıkmış, asli sahibine iade edilmiş, halka aidiyeti teyit ve tescil edilmiştir.
Allah'ın izniyle bundan geriye dönüş olmayacaktır.
Üniversitelerimizi babalarının malı gibi gören, arka bahçeleri gibi gören, müstebit ve mütekebbir zihniyetin dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz.
Üniversitelerimizin eylemlerle, kavgalarla, baskılarla değil, ilime ve bilime yaptığı nitelikli katkılarla anılması için çalışmaya devam edeceğiz."(Sürecek)