Haber Detayı

Çin’in büyüme modeli tıkanıyor mu?
Küresel ekonomi ekonomim.com
23/02/2026 17:40 (3 saat önce)

Çin’in büyüme modeli tıkanıyor mu?

Gayrimenkul sektöründeki kırılganlık, iç tüketimdeki zayıflama ve artan genç işsizliği Çin’in büyüme modelini zorluyor. Dünyanın ikinci büyük ekonomisindeki ivme kaybı, Avrupa’dan gelişmekte olan ülkelere kadar geniş bir coğrafyada yeni dengeler yaratabilir.

Çin ekonomisi uzun yıllar boyunca yüksek yatırım oranı, ihracat kapasitesi ve devasa altyapı projeleriyle küresel büyümenin ana motorlarından biri oldu.

Ancak son dönemde açıklanan veriler, bu modelin artık aynı hızla çalışmadığını gösteriyor.

Özellikle gayrimenkul sektöründe yaşanan finansal sıkıntılar, ekonominin en önemli kaldıraçlarından birini zayıflatmış durumda.

Gayrimenkul krizi büyüme dinamiklerini zorluyor Konut satışlarındaki düşüş ve büyük inşaat şirketlerinin borç sorunları, yalnızca sektörel bir problem değil.

Çin’de emlak sektörü; çelikten çimentoya, bankacılıktan yerel yönetim finansmanına kadar geniş bir ekosistemi besliyor.

Bu alandaki daralma, hem istihdam hem de hanehalkı serveti üzerinde baskı oluşturuyor.

Konut fiyatlarındaki gerileme, tüketici güvenini aşağı çekerken, yerel yönetimlerin arazi satışlarından elde ettiği gelirlerde de azalma görülüyor.

Bu durum kamu yatırımlarını sınırlayarak büyümeyi ikinci kez frenliyor.

Pekin yönetimi çeşitli teşvik adımlarıyla piyasayı dengelemeye çalışsa da, borçluluk seviyesi manevra alanını daraltıyor.

İç talep ve genç işsizliği alarm veriyor Çin’in ihracat odaklı modelden daha fazla iç tüketime dayalı bir yapıya geçiş hedefi uzun süredir gündemde.

Ancak hanehalkının harcama eğilimi beklenen hızda artmıyor.

Pandemi sonrası dönemde toparlanma sinyalleri görülse de, belirsizlik ortamı tasarruf eğilimini canlı tutuyor.

Özellikle genç işsizlik oranındaki yükseliş dikkat çekiyor.

Üniversite mezunlarının iş bulmakta zorlanması, gelir beklentilerini ve tüketim kararlarını doğrudan etkiliyor.

Teknoloji ve özel eğitim sektörlerine yönelik düzenlemeler sonrası bazı alanlarda istihdam daralması yaşanması, iş gücü piyasasında yapısal bir uyum sürecine işaret ediyor.

Bu tablo, Çin’in üretim kapasitesini artırmaya dayalı eski büyüme formülünün sınırlarına yaklaşıldığını düşündürüyor.

Daha verimli, inovasyon temelli ve hizmet sektörünün ağırlık kazandığı bir modele geçiş kolay olmayacak.

Küresel yansımalar: Emtia ve Avrupa ekonomisi Çin’deki ivme kaybı yalnızca iç dinamikleri ilgilendirmiyor.

Ülkenin emtia talebindeki yavaşlama; bakır, demir cevheri ve enerji fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.

Bu durum, emtia ihracatçısı gelişmekte olan ülkelerin gelirlerini doğrudan etkileyebilir.

Avrupa açısından ise tablo iki yönlü.

Bir yandan Çin pazarındaki talep zayıflığı Avrupa ihracatını sınırlayabilir.

Özellikle otomotiv, lüks tüketim ve makine sektörleri Çin’e bağımlı bir satış hacmine sahip.

Diğer yandan daha düşük emtia fiyatları, Avrupa sanayisi için maliyet avantajı yaratabilir.

Özetle, "Çin ekonomisindeki yavaşlama geçici bir dalgalanma mı, yoksa daha derin bir yapısal dönüşümün işareti mi?" sorusu önem kazanıyor.

Eğer Pekin yönetimi iç tüketimi güçlendirecek ve finansal riskleri dengeleyecek adımları kalıcı biçimde hayata geçirebilirse, büyüme daha düşük ama daha sürdürülebilir bir patikaya oturabilir.

Aksi halde küresel ekonomi, uzun süreli bir talep zayıflığı dönemine hazırlanmak zorunda kalabilir.

Avrupa, Rus gazına bağımlılığını büyük ölçüde azalttıDünya Ticarette belirsizlik dönemi: Küresel ekonomi yeni bir eşikte mi?Küresel Ekonomi Avrupa Merkez Bankası dijital Euro için hazırlıklarını hızlandırıyorKüresel Ekonomi Hindistan’dan İsrail’e destek: Bölgesel dengeler değişiyor mu?Dünya  

İlgili Sitenin Haberleri