Haber Detayı
İstanbul için susuzluk tehlikesi geçti mi? Avrupa Yakası mı daha riskli Anadolu Yakası mı? | Son dakika haberleri
Son yağışlara rağmen İstanbul’da baraj doluluk oranları mevsim normallerinin altında. Peki yaz için bir risk var mı, Avrupa Yakası mı Anadolu Yakası mı daha riskli? Uzmanlara göre özellikle Avrupa Yakası’nda su arz güvenliği riski daha yüksek seyrediyor. Esra Toptaş yazdı…
Dün, Son yağışların ardından yurt genelinde kuraklık riski bitti mi sorusunun yanıtını aramıştık.
Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, yağışlara rağmen, Tehlike tamamen geçti denilemez demişti.
Peki İstanbul’un durumu ne? Önümüzdeki yaz İstanbul’da yine susuzluk riskini konuşur muyuz?
Dursun Yıldız, İstanbul’un durumunu şöyle anlattı: * “Son yağışlara rağmen İstanbul’da baraj doluluk oranları geçen yıl aynı tarihteki seviyenin çok altında kaldı.
İstanbul’da 22 Şubat itibarıyla toplam baraj doluluk oranı %43 olup bu oran geçen yıl aynı tarihte %71, 2023 yılındaki çok kurak döneminde ise %30 idi. * Bugün itibarıyla Avrupa Yakası nın büyük barajlarının doluluk oranları ise yaklaşık %30 civarındadır.
Bu da Avrupa Yakası ndaki baraj havzalarına yeterli yağış düşmediğini göstermektedir.
İSKİ verilerine göre hala Avrupa Yakası ndaki barajlarda 160 milyon m³ su mevcuttur. * İstanbul’a düşen yağışların yaklaşık %70’i sonbahar ve kış aylarında düşmektedir.
İlkbahar aylarında İstanbul’a düşen yağış azdır.
İstanbul’da son 50 yıllık dönemde değişkenliğin arttığı, meteorolojik kuraklık sıklığının arttığı ve mevsimsel kaymaların yaşandığı görülmektedir. * Bu ilkbaharda Avrupa Yakası ndaki baraj havzalarına yeterli yağışın düşmemesi halinde bu bölge yaz aylarında tamamen Anadolu’daki Melen sisteminden gelecek olan suya bağımlı hale gelebilir.
Bu durumda İstanbul’un su arz güvenliği riskinin büyüklüğü önümüzdeki aylardaki yağışlara bağlı olacaktır. * İstanbul’un barajlarındaki ortalama doluluk oranları İstanbul’da su arz güvenliği riski konusunda tam bir fikir vermez. Çünkü İstanbul’da Avrupa ve Anadolu yakalarında nüfus ve su kaynakları eşitsiz bir şekilde dağılmıştır.
İstanbul’un nüfusunun %65’i Avrupa tarafında yaşamaktadır ancak su potansiyelinin sadece %35’i bu bölgede yer almaktadır.
Avrupa Yakası ndaki günlük su talebi Anadolu Yakası nın yaklaşık iki katıdır.
Bu nedenle Avrupa tarafının yıllık su ihtiyacının yaklaşık yarısı Anadolu Yakası ndaki Melen ve Yeşilçay sistemlerinden, 150 km mesafeden ve 300 m pompajla sağlanmaktadır.
Kurak dönemde, Avrupa tarafının küçük hacimli barajları hızla boşaldığı için, bu oran %60’a kadar çıkmaktadır. * Bu nedenle İstanbul’da su arz güvenliği riskinin iki yakada farklı olduğu ve ortalama baraj doluluk oranlarının bu risk konusunda yeterli ve sağlıklı bir bilgi vermediği söylenebilir.
İstanbul’un Avrupa Yakası, kuraklığın etkili olduğu, nüfusu daha fazla ve barajlarda depolanan su hacminin talebe göre yetersiz kaldığı bir bölgedir.
Bu nedenle kurak dönemlerde Avrupa Yakası nın küçük barajları hızla boşalmakta ve yağışlı bir dönemde ise doluluk oranları hızla artmaktadır. * İstanbul su temin sisteminde barajlar arasında su aktarımı sağlayan entegre yapı, kentin kurak dönemlerde su riski kırılganlığını azaltmaktadır.
Ancak Avrupa Yakası ndaki barajlardaki suyun hızla azaldığı dönemlerde Anadolu’dan temin edilecek olan su miktarının sürekliliği çok önemli olmaktadır.
Bu sürekliliğin sağlanması için de Melen Barajı’nın işletmeye alınması gereklidir.
Melen Barajı İstanbul’un su depolama kapasitesini 1,8 kez artıracaktır. * Melen Barajı nın tamamlanması ve Avrupa Yakası na verilen suyun arıtıldığı Cumhuriyet Arıtma Tesisinin kapasitesinin artırılması İstanbul su güvenliği için büyük önem taşımaktadır.
Ayrıca İstanbul’da suyun daha verimli kullanılması ve talep yönetimi sadece kurak dönemler için değil, tüm dönemler için bir yönetim politikası haline gelmelidir.”