Haber Detayı

Trump diplomasisi: Gazze Barış Kurulu ne vadediyor?
Güncel haberler.com
23/02/2026 11:43 (3 saat önce)

Trump diplomasisi: Gazze Barış Kurulu ne vadediyor?

Akademisyen Dr. Abdullah Erboğa, 19 Şubat'ta ilk oturumunu yapan Barış Kurulu'nun Gazze'ye dair kararlarını ve bu kararların neye işaret ettiğini AA Analiz için kaleme aldı.

Akademisyen Dr.

Abdullah Erboğa, 19 Şubat'ta ilk oturumunu yapan Barış Kurulu'nun Gazze'ye dair kararlarını ve bu kararların neye işaret ettiğini AA Analiz için kaleme aldı.***Gazze Barış Kurulu'nun ilk toplantısı, Washington'da Barış Enstitüsü'nde gerçekleştirildi. 19 Şubat'taki toplantının temel hedefi ateşkesin ikinci aşamasını ve Gazze'nin yeniden imarını mümkün kılacak kararların alınmasıydı.

Gazze'nin imarı için gerekli olan finansman ve Uluslararası İstikrar Gücü ile yerel polis gücü toplantının temel maddeleri olarak karşımıza çıkmaktadır.Toplantıya hangi ülkeler katıldı?Başkan Trump'ın savaşları sona erdiren lider imajını pekiştirmesi bağlamında üzerine titrediği toplantının hem geniş katılımlı olmasına hem de güçlü bir görüntü verilmesine özen gösterildiği açık.

Yaklaşık 50'ye yakın ülke toplantıya çeşitli düzeylerde katılım sağlarken, Gazze Barış Kurulu üyesi yirmiden fazla ülke ile birlikte gözlemci aktörlerin de toplantıda yer aldığını belirtmek gerekir.

İsrail ise toplantıya Dışişleri Bakanı ile katılım sağladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu toplantıya katılmazken, İsrail'in Barış Kurulu'na üye olması tartışmaları derinleştirdi.

Özellikle Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir İsrail'in Barış Kurulu'na üye olmasına sert tepki gösterdiler.

Toplantıda Filistin'in bir temsilcisinin olmaması ise dikkati çekti.

Katılımla ilgili bir diğer nokta ise Avrupalı aktörlerin üye olmayı reddetmelerine rağmen bazı ülkelerin toplantıya gözlemci ülke olarak katılım sağlamaları oldu.Toplantının çıktıları neler?Gazze Barış Kurulu'nun ilk toplantısında yeniden imarın finansmanı ve İstikrar Gücü'nün nasıl olacağına dair bazı ipuçları ortaya çıkmaya başladı.

Trump ABD'nin, Gazze Barış Kurulu'na 10 milyar dolar katkıda bulunacağını ifade ederken Katar, Fas, Kazakistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Suudi Arabistan, Azerbaycan, Özbekistan ve Kuveyt'in toplamda 7 milyar dolardan fazla bağış taahhüdünde bulunduğu açıklandı.

Gazze'nin inşası için toplamda 75 milyar dolarlık bir bağışın toplanacağı ve bu bağışların Dünya Bankası bünyesinde oluşturulan Gazze Yeniden İnşa ve Kalkınma Fonu'nda toplanacağı basına yansıdı.

Gazze'de insani krizlerin sona erdirilmesi ve Gazze'nin yeniden ayağı kaldırılması için maddi kaynak oluşturulması büyük önem arz ediyor.

Diğer yandan İsrail Güvenlik Kabinesi Bakanı Zeev Elkin ise yaptığı açıklamada Barış Kurulu'na maddi katkı sağlamama kararı aldıklarını açıkladı.Bir diğer kritik husus ise Gazze'de güvenliğin sağlanması bağlamında düşünülen Uluslararası İstikrar Gücü'nün yapısına ilişkin toplantının yansımaları oldu.

Uluslararası İstikrar Gücü'nün komutası ABD tarafından icra edilecek ve yardımcılığını ise Endonezya üstlenecek.

Endonezya'nın toplam 8 bin asker ile katkı sağlayacağı bilinirken, İstikrar Gücü'nün toplamda 20 bin asker ve 12 bin polisten müteşekkil olması bekleniyor.

Endonezya haricinde Fas, Kazakistan, Arnavutluk ve Kosova'nın da İstikrar Gücü'ne asker gönderme taahhüdünde bulunduğu açıklanırken, Mısır ve Ürdün'ün ise polis eğitimi vereceği belirtildi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin İstikrar Gücü'ne katkı vermeye hazır olduğuna dair mesajını ise yineledi.

Ancak İsrail'in özellikle Türkiye'nin asker göndermemesine yönelik ABD nezdinde ciddi bir baskı yaptığı bilinmektedir.Gazze'nin geleceğiOcak ayında Gazze'deki insani krizin ve soykırımın durdurulmasını hedefleyen ateşkes sürecinin ikinci aşamasına geçilmesinin ardından teşekkül edilen Gazze Barış Kurulu'nun, elbette birçok belirsizliğe sahip olduğunu belirtmek gerekir.

Kağıt üzerinde Trump'ın çatışma çözümü için oluşturduğu çerçevenin işleyebilmesi ve Gazze'ye umut olması beklentisi yüksek.

Ancak bu kadar çok farklı bileşenin ve karmaşık faktörlerin uyum içerisinde eş zamanlı olarak harekete geçirilmesi o kadar kolay olmayacağa benziyor.Bununla birlikte Gazze Barış Kurulu toplantısında Trump'ın Hamas'a yönelik sözleri ve yaptığı teşekkür ön plana çıkmaktadır.

Hamas'ın üzerine düşün sorumlulukları yerine getirdiğinin ve esirlerin teslim edilmesi noktasında sözünde durduğunu vurgulayan Trump, aynı zamanda ateşkes sürecinde herhangi bir aksamanın olmadığı ve planın sağlıklı bir şekilde ilerlediğinin de altını çizmiş oldu.Trump aslında Gazze üzerinden küresel düzende ABD diplomasisinin yeniden düzen kurucu rolünü göstermeye çalışmaktadır.

Ancak bu yaklaşım meselenin özünün ıskalanmasına neden olmaktadır.

Nitekim daha sonra açıklandığı üzere Gazze Barış Kurulu'nun sadece Gazze özelinde değil dünyadaki tüm çatışmalar için bir platform işlevi göreceği vurgusu tam olarak buna işaret etmektedir.

Elbette Gazze'deki büyük yıkım ve insani kriz tek bir ülkenin altından kalkamayacağı büyüklükte bir ekonomik ve güvenlik desteği ile çözüme kavuşturulabilir.

Bu da İsrail'in nasıl bir vahşete ve yıkıma sebep olduğunun kanıtı niteliğindedir.

Ancak Gazze Barış Kurulu'nun bir prestij ve itibar mekanizmasından öteye geçmesi için öncelikle Gazze sahasında somut adımların görülmesi gerekmektedir.

Aksi takdirde zirveler ve toplantılar silsilesinden öteye gidemeyen bir gerçeklikle karşılaşmak mümkün.Neticede Gazze Barış Kurulu gerek kurumsal yapısı gerekse işleyişi bağlamında, Trump'ın kendi döneminin en önemli diplomatik eseri olarak kurgulanmaya ve bununla birlikte ABD'nin de kurallara dayalı dünya düzenini restore etmeye çalıştığı bir yol arayışıdır aslında.[Dr.

Abdullah Erboğa, Akademisyendir.]*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

İlgili Sitenin Haberleri