Haber Detayı

Altında 20 bin dolar beklentisi: Kıyamet senaryosu mu, tarihi yükseliş mi?
Ekonomi cumhuriyet.com.tr
23/02/2026 11:54 (3 saat önce)

Altında 20 bin dolar beklentisi: Kıyamet senaryosu mu, tarihi yükseliş mi?

Altın piyasasında 20 bin dolar seviyesine yönelik güçlü yükseliş beklentileri dikkat çekiyor. Küresel makroekonomik gelişmeler ve artan spekülatif pozisyonlar, altın fiyatlarının yönüne ilişkin tartışmaları artırdı. Uzmanlar, altın piyasasında hem uzun vadeli iyimserliğin hem de kısa vadeli oynaklığın sürdüğünü belirtiyor.

Küresel piyasalarda altına yönelik beklentiler ayrışırken, makroekonomik gelişmeler, spekülatif işlemler, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının değişen stratejileri fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.

OYNAKLIĞA RAĞMEN ALTINDA GÜÇLÜ YÜKSELİŞ POZİSYONLARI Piyasa yorumlarına göre, aralık vadeli 15 bin/20 bin dolar kullanım fiyatlı altın alım opsiyon spreadlerine bağlı yaklaşık 11 bin kontrat biriktirildi.

Walter Bloomberg konuya ilişkin değerlendirmesinde, “ Rekor satış dalgasına rağmen 20 bin dolarlık altın alım opsiyonlarına talep artıyor.

Tarihi bir düzeltmeye rağmen altına yönelik derin zararda olan yükseliş beklentili pozisyonlar artıyor.

Fiyatlar 5 bin dolar civarında yatay seyretmesine rağmen pozisyon büyüklüğü yaklaşık 11 bin kontrata ulaştı ” ifadelerini kullandı.

Altın fiyatlarının 5 bin dolar seviyesinde dengelenmesine karşın bu ölçekte pozisyon alınması dikkat çekti.

Söz konusu işlemler, görece düşük maliyetle yüksek getiri potansiyeli sunan stratejiler olarak değerlendiriliyor.

Ancak bu kontratların kârlı şekilde vade sonunda sonuçlanabilmesi için altının aralık ayına kadar mevcut seviyesinin yaklaşık üç katına çıkması gerekiyor.

Bu senaryonun gerçekleşmesi ise güçlü bir makroekonomik ya da jeopolitik şoka bağlı görülüyor.

Buna rağmen söz konusu işlemler piyasada etkisini göstermeye başladı.

Özellikle kullanım fiyatı mevcut seviyelerin oldukça üzerinde olan alım opsiyonlarında ima edilen volatilitenin yükseldiği ve aşırı yukarı yönlü risklere karşı talebin arttığı belirtiliyor.

UZUN VADELİ BOĞA PİYASASI TARTIŞMASI Bazı analistler ise son dalgalanmalara rağmen altının uzun vadeli yükseliş trendinin sürdüğünü savunuyor.

Makro analist Michael van de Poppe değerlendirmesinde, “ Makroekonomik faktörlere daha geniş açıdan bakıldığında altın piyasasının henüz zirve yapmadığı açık.

Kısa vadede tepe oluşabilir ve bir-iki yıllık konsolidasyon süreci yaşanabilir ancak bu daha büyük bir boğa piyasasında olmadığımız anlamına gelmez.

Aksine böyle düşünüyorum.

Bu nedenle önümüzdeki yüzde 30-50 ’lik düşüşte altın alıyorum ” ifadelerini kullandı.

Bu yaklaşım, altındaki yükselişin yalnızca döngüsel değil, küresel finansal sistemdeki yapısal değişimlerle bağlantılı olduğu görüşünü yansıtıyor.

KISA VADEDE OYNAKLIK SÜRÜYOR Uzun vadeli iyimser beklentilere karşın kısa vadede oynaklık yüksek seyrediyor.

Emtia stratejisti Ole Hansen , ABD’de enflasyon verilerinin beklentilerden daha yumuşak gelmesi sonrası tahvil getirilerinin gerilediğini ve faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesiyle altının 5 bin dolar ın üzerine toparlandığını belirtti.

Bu durum, makroekonomik destekleyici unsurların varlığına rağmen likidite koşulları ve özellikle Çin’deki işlem hacimlerinin kısa vadeli fiyat hareketlerinde belirleyici olabileceğine işaret ediyor.

METAL PİYASALARINDA KÜRESEL SPEKÜLASYON DALGASI Altındaki iyimserliğe paralel olarak metal piyasalarında spekülatif işlemler de hız kazandı.

Çin’de alüminyum, bakır, nikel ve kalay vadeli işlem kontratlarında hacimlerin tarihsel ortalamaların belirgin şekilde üzerine çıktığı bildiriliyor.

Bu artışta bireysel yatırımcıların etkili olduğu ifade ediliyor.

Borsaların aşırı spekülasyonu sınırlamak amacıyla teminat oranları ve işlem kurallarında sıkılaştırmaya gitmesi, piyasadaki hareketliliğin boyutunu ortaya koyuyor.

Bu tür ortamların hızlı yükselişlerin yanı sıra sert düzeltmelere de zemin hazırlayabileceği belirtiliyor.

MERKEZ BANKALARININ ALTIN TERCİHİ Altın anlatısını güçlendiren bir diğer unsur ise merkez bankalarının rezerv tercihlerindeki değişim.

Ekonomist Steve Hanke , Çin’in ABD Hazine tahvillerinden uzaklaşarak altın rezervlerini artırdığına dikkat çekti.

Bu eğilim, dolar cinsi varlıklara bağımlılığı azaltma yönünde daha geniş bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor.

Jeopolitik gerilimlerin ya da para birimlerine ilişkin istikrarsızlığın artması halinde altının küresel rezervlerde daha büyük rol üstlenebileceği yönündeki beklentiler de bu çerçevede güç kazanıyor.

Ancak tüm analistler aynı görüşte değil.

Emtia stratejisti Mike McGlone , metal piyasalarında aşırı ısınma sinyalleri görüldüğünü belirterek geçmiş zirve dönemlerinde aşırı pozisyonlanmanın sert düzeltmelerle sonuçlandığını hatırlattı.

Yüksek değerlemeler, artan oynaklık ve hızlanan spekülatif girişlerin makroekonomik koşullarda olası bir değişimle birlikte piyasaları yeniden sert bir düşüş riskine açık bırakabileceği ifade ediliyor.

İlgili Sitenin Haberleri