Haber Detayı

Türkiye’nin küresel barış markajı
Yazarlar hurriyet.com.tr
23/02/2026 06:26 (4 saat önce)

Türkiye’nin küresel barış markajı

ALMANYA’da toplanan Münih Güvenlik Konferansı’nda yaşanan ikili görüşmeler...

Ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’ın 2025-26 raporundaki küresel tespitleri...

İki farklı düzlem gibi gözükse de...Aralarındaki ortak nokta şudur:MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın tespitleri ile,Türkiye’nin konferanstaki stratejisine bakınca,Dünyanın nasıl bir diplomatik markaj dönemine girdiğini,Ve Türkiye’nin artık markaja uğrayan değil,Barış ve adalet için markaj yapan bir ülke haline geldiğini örnekleriyle görüyoruz.Nasıl mı?Anlatayım:Önce, konferansa katılan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ın X hesabından yaptığı paylaşımların perde arkasına bakalım.Sonra, MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın 2025-26 raporundaki tespitlerine.ABD’Lİ GENERAL’E KÜRESEL UYARILARHep merak ederiz.

Bu tür konferanslarda ikili görüşmeler nasıl gerçekleşiyor?Düşünceler açık açık söyleniyor mu?Yoksa havadan sudan diplomasi mi yapılıyor?Akar’ın sözlerinden anlıyoruz ki açık açık söyleniyor.İşte bir örnek:Akar, ABD Afrika Kuvvetleri (USAFRICOM) Komutanı General Dagvin R.

M.

Anderson ile konuşuyor.Gündem Afrika’daki güvenlik ve güç dengelerine gelince Akar şöyle diyor:“Bakın bugün askeri gücünüz çok yüksek olabilir.

Tankınız, topunuz, füzeleriniz gelişmiş olabilir.

Ama herşey bundan ibaret değildir.Düşünün ki Somali 361 yıl önce, Sudan 396 yıl önce Osmanlı’nın birer kazasıydı.

Osmanlı donanması, 1538’de Hint Okyanusu’ndaydı.

Yani bizim bu coğrafyada çok eskilere giden köklerimiz var.

O nedenle yerel halka ve inisiyatiflere özen göstermek gerekiyor.

Haklı olmak önemlidir.

Buralarda birlikte hareket edelim.

Adaletli olalım.

Afrika’daki zenginliklere sömürge gibi bakılmasın.

Yoksa kaos oluyor.”İBRAHİM KALIN’IN AFRİKA TESPİTLERİVe MİT Başkanı’nın rapordaki sözleri:“Ticaret savaşları küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, rekabetin yansımaları Afrika kıtasında doğrudan hissedilmiştir.

Darbe girişimleri ve iç çatışmalar nedeniyle siyasi istikrarsızlıkla mücadele eden Afrika Kıtası, küresel güçlerin hem hammadde hem de nüfuz alanı için yarıştığı en önemli jeopolitik satranç tahtalarından biri olma özelliğini 2025’te de sürdürmüştür.”İşte, Münih Konferansı’nda Akar’ın ABD’nin Afrika Komutanı’na söyledikleriyle,MİT Başkanı Kalın’ın 2025 Afrika’sındaki küresel tespitleri böylesine örtüşüyor.Bu aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye için geliştirdiği küresel bakıştır.AKAR’IN GAZZE UYARISIHulusi Akar’ın konferansta yaptığı ikili görüşmelerden birisi de Norveç Maliye Bakanı ve NATO’nun önceki Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’leydi.Çok ilginçtir ki konferanstaki en önemli oturumlardan birisinde konuşmacılardan hiçbiri Gazze’deki insanlık dramına değinmiyor.

Oysa ikli görüşmesinde Akar, Stoltenberg’e aynen şöyle diyor:“Ne yazıktır ki İran’daki olaylar için İran’a savaş açılıyor, ama Gazze’de 50 bin insan ölmüş burada çıt çıkmıyor.”Nitekim toplantıda Stoltenberg şöyle diyor:“Biz, Netanyahu’nun Batı Şeria’yı işgalini hiçbir şekilde kabul etmiyoruz.”MİT BAŞKANI KALIN’IN GAZZE TESPİTLERİVe küresel vurgusuyla Kalın’ın sözleri:“Gazze’de yılın ortasında arabulucu ülkelerin desteğiyle 60 günlük geçici ateşkes sağlansa da kalıcı barışın tesis edilememesi nedeniyle bölgedeki insani yıkım derinleşmiş; İsrail’in Lübnan, Suriye, Yemen, İran’ı da hedef alacak şekilde saldırılarını genişletmesi Ortadoğu denklemini kırılgan tutmaya devam etmiştir.”Münih’teki güvenlik konferansında Batı’dan gelen ve Gazze başta olmak üzere Afrika ve Ortadoğu’ya hâlâ “sömürgen bir bakış”ın geçerli olduğunu anlıyoruz.Türkiye ise “diplomatik markaja” devam ediyor.Devam edelim:MÜNİH’TE F-16 GÜNDEMİ Başlıkta yazdığım gibi,Bölgesel gerilimler ve küresel markajlar yaşıyoruz.Bu noktada Hulusi Akar’ın Lockheed Martin Bşk.

Yrd. ve Avrupa İcra Kurulu Bşk.

Dennis Göge’le yaptığı ikili görüşmenin detaylarına bakalım.Elbette konu Türkiye’nin beklediği F-16 kararlarına geliyor.

Ve Akar’ın sözleri:“Bakın burada şahsi fikirlerimi söylüyorum.

Ama gerçekten kızıyorum.

Siz, F-16’yı piyasaya koymuşsunuz.

Biz de paramızı almış gelmişiz.

Şimdi veririm ya da vermem türünden oynak yaklaşımlar oluyor.

İşte hava savunma sistemi verilmedi ne oldu?

S-400 alındı.

Sonra bağırmaya başladılar.

Bu oluyor mu?

Sizden ricam bir an önce F-16’ların tedariki ve modernizasyonu meselesini çözelim.

Dünya sizden ibaret değil.”SURİYE VE ORTADOĞU Münih Konferansı’nın önemli konularıdan biri de elbette Suriye’ydi.

Konferans sırasında Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Nureddin İsa’yı resmi olarak Haseke Valisi ilan eden kararnameyi imzalaması en dikkat çekici olaydı.2026 yılının küresel tahminleri için gelin yine MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın rapordaki şu tespitlerini hatırlayalım:“Savaş ve çatışmaların gölgesinde geçen 2025 yılı küresel norm ve değerlerin zedelendiği, mevcut uluslararası düzenin krizleri çözmede yetersiz kaldığı, stratejik dengelerin yeniden tanımlandığı, jeoekonomik dengelerin hızla değiştiği ve teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği risklerin katlanarak arttığı bir yıl olmuştur.

Dünya gündemini sarsan olaylara sahne olan 2026 yılının ilk günleri de önümüzdeki dönemin jeopolitik açıdan son derece belirsizliklerle dolu olacağına işaret etmektedir.”Münih Güvenlik Konseyi, örnek olarak seçtiğim Hulusi Akar’ın ikili toplantılardaki şahsi görüşleri, NATO’nun geleceği ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın 2025-26 değerlendirmeleri birleştirilince ortaya böyle bir “küresel tablo” çıkıyor.Görünen odur ki...2026 yılı belirsizlik ve gerilimlerin artacağı bir yıl olacaktır.“Savaş ihtimali”nin körüklediği haberler manşetlerdeki yerini koruyacaktır.

Dahası ülke ekonomilerini iç kararları ve uygulamaları değil, gerilim dolu dış etkenler belirleyici olacaktır. (Altın dahil değerli madenlere dikkat)Küresel güçler arasındaki tedarik zinciri savaşları artacaktır.Sonuç olarak;Münih Konferansı’ndan Baltık ve Kuzey Denizi NATO tatbikatlarına,Oradan Afrika ve Asya’ya kadar,Türkiye, “küresel takvim”in belirleyici bir gücü haline gelmiştir.

İlgili Sitenin Haberleri