Haber Detayı
Trabzon Demokratik Kadın Platformu: "Kadınların Hayatı İstatistik Değildir. Her Biri Bir Rakam Değil, Yarı...
Trabzon Demokratik Kadın Platformu, son günlerde yaşanan kadın cinayetlerine dikkat çekerek, kadınların yaşam hakkının ihlal edildiğini ve bu cinayetlerin sıradan bir istatistik olmadığını vurguladı. Açıklamada, mevcut yasaların etkin bir biçimde uygulanması gerektiği vurgulandı.
Haber: Esra Nur PERVAN(TRABZON) - Trabzon Demokratik Kadın Platformundan Nergis Yıldız, " '1 günde 6 kadın öldürüldü' diye okuyup geçtiğimiz şey, bir haber değil; alışmamız beklenen bir cinskırımdır.
Kadınların hayatı istatistik değildir.
Her biri bir rakam değil, yarım bırakılmış bir hayattı" dedi.Trabzon Demokratik Kadın Platformu üyeleri, son günlerdeki kadın cinayetlerine ilişkin Meydan Parkı Atatürk Alanı'nda basın açıklaması yaptı.
Trabzon Demokratik Kadın Platformu adına açıklama yapan Nergis Yıldız şunları kaydetti:"Bir günde 6 kadın öldürüldü.
Bu cümle ne sıradan bir haber başlığıdır ne de geçiştirilebilecek bir istatistiktir.
Bu, yalnızca 24 saat içinde 6 kadının yaşam hakkının elinden alındığı, 6 ayrı hayatın zorla sonlandırıldığı anlamına gelir.
İstanbul'da Filiz Şağbangül boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından 3 çocuğunun gözü önünde defalarca bıçaklanarak, Gebze'de Aylin Polat Dağ, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan erkek tarafından istasyonda herkesin gözü önünde ateşli silahla, Van'da Gönül Alkan hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı erkek tarafından, Osmaniye'de İlknur Koç boşandığı erkek tarafından, Aksaray'da Kübra Kılıç boşandığı erkek tarafından öldürüldü.
Fail, Kübra'nın kuzeni Zeynep Ayaz'ı da ateşli silahla öldürdü.
Kadınların ölümü bu ülkede sıradan bir istatistiğe dönüştürüldü. '1 günde 6 kadın öldürüldü' diye okuyup geçtiğimiz şey, bir haber değil; alışmamız beklenen bir cinskırımdır.
Kadınların hayatı istatistik değildir.
Her biri bir rakam değil, yarım bırakılmış bir hayattı.
İstatistiklere konu olan o kadınların adı var, hikayesi var, hayalleri, sevdikleri ve gasbedilen bir yaşam hakkı var.
Bu sadece bir günün dehşeti değil, süregelen bir düzenin sonucu. ve biz çoğu zaman yalnızca basına yansıyanları biliyoruz. 'Şüpheli ölüm' denilerek kapatılan dosyalar, intihar denilerek geçilen hayatlar, gerçeği ortaya çıkarılmayan kadınlar var." "Kadınların öldürülmesi ne bireysel bir mesele ne de aile içi sorun olarak görülebilir" "6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun etkin biçimde uygulansaydı, faillerin silahı alınsaydı ve koruma tedbirleri yerine getirilseydi, Filiz, Aylin, Gönül ve İlknur, Kübra, Zeynep hayatta olabilirdi.
Öldürülen kadınların 3'nün de fail hakkında uzaklaştırma kararı vardı.
Yani bu kadınlar yaşamak istedikleri için devlete başvurdular. 'Ölmek istemiyoruz' dediler.
Bu kadınlar devlete güvenmiş, yasaya tutunmuş ama o uzaklaştırma kararları failleri durdurmaya yetmemiş.
Neden?
Çünkü siz o kararları takip etmiyorsunuz.
Mekanizmalar işletilmediği için, kararlar uygulanmadığı için bir günde 6 kadın göz göre göre öldürüldü.
Kadınların öldürülmesi ne bireysel bir mesele ne de aile içi sorun olarak görülebilir.
Kadına yönelik şiddet, kamusal bir sorundur ve yaşam hakkının ihlalidir."Bir günde 6 kadının öldürülmesi, şiddetin ulaştığı boyutu ve önleyici mekanizmaların yetersizliğini açık biçimde ortaya koymaktadır. 6284 sayılı Kanun, şiddet gerçekleşmeden önce önlemeyi amaçlayan hayati bir düzenlemedir.
Bu kanunun etkin uygulanması durumunda riskli faillerin silahlarına el konulması, Uzaklaştırma kararlarının düzenli ve sıkı biçimde denetlenmesi, karar ihlallerinde gecikmeksizin müdahale edilmesi, yüksek riskli durumlarda fiziksel ve teknolojik koruma önlemlerinin artırılması, kadınların güvenliğinin proaktif biçimde sağlanması gerekmektedir.
Koruma kararlarının yalnızca kağıt üzerinde kalması şiddeti durdurmaya yetmemektedir.
Etkin izleme, hızlı müdahale ve kurumlar arası koordinasyon olmadan hiçbir hukuki düzenleme tek başına hayat kurtaramaz.
Bir günde 6 kadının öldürülmesi, münferit olaylar silsilesi değil, yapısal bir sorunun göstergesidir.
Kadınların yaşam hakkı en temel haktır ve hiçbir koşulda ihmal edilemez.
Şiddeti önlemek mümkündür.
Bunun için gerekli olan; mevcut yasaların eksiksiz uygulanması, riskli durumların ciddiyetle ele alınması ve koruma mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesidir.
Toplum olarak bu ölümleri kanıksamayı, sıradanlaştırmayı ve unutmayı reddediyoruz.
Her kadın cinayeti, önlenememiş bir şiddetin sonucudur ve her biri ayrı ayrı sorumluluk gerektirir.
Kadınlar yalnız değildir.
Korkmuyoruz.
Susmuyoruz.
Vazgeçmiyoruz.
Yaşam hakkımızdan, özgürlüğümüzden, eşitlikten vazgeçmeyeceğiz.
Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok.
Kadın cinayetleri politiktir.
Önlenebilir. ve biz yaşamak istiyoruz."