Haber Detayı

CHP İzmir Milletvekili Bakan: "Sokaktaki Torbacıya Operasyon Yapmak Kolaydır. Asıl Mesele Parayı Takip Etm...
Güncel haberler.com
22/02/2026 14:13 (1 saat önce)

CHP İzmir Milletvekili Bakan: "Sokaktaki Torbacıya Operasyon Yapmak Kolaydır. Asıl Mesele Parayı Takip Etm...

CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, "Sokaktaki torbacıya operasyon yapmak kolaydır. Asıl mesele parayı takip etmektir. Narkotik Başkanlığı uzun süredir asaleten yönetilmiyorsa, uzman kadrolar tasfiye edildiyse, bakanlıklar arası koordinasyon sağlanamıyorsa ve devletin en kritik operasyonlarında bakan devre dışı kalıyorsa, ortada basit bir yönetim hatasından fazlası vardır. Hiç umudum yok ancak Mustafa Çiftçi’yi de takip edeceğiz” ifadesini kullandı.

(ANKARA) - CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, "Sokaktaki torbacıya operasyon yapmak kolaydır.

Asıl mesele parayı takip etmektir.

Narkotik Başkanlığı uzun süredir asaleten yönetilmiyorsa, uzman kadrolar tasfiye edildiyse, bakanlıklar arası koordinasyon sağlanamıyorsa ve devletin en kritik operasyonlarında bakan devre dışı kalıyorsa, ortada basit bir yönetim hatasından fazlası vardır.

Hiç umudum yok ancak Mustafa Çiftçi'yi de takip edeceğiz" ifadesini kullandı.CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, yazılı açıklamasında, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı'nın bir buçuk yıldır asaleten yönetilmediğini, eski İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya döneminde, tüm ihtisas alanlarında olduğu gibi narkotikte de tecrübeli narkotik yöneticilerinin başka görevlere kaydırıldığını, uzman kadroların tasfiye edildiğini, kurumsal hafızanın zayıflatıldığını belirtti.Bu tercihlerin ciddi bir kapasite kaybına yol açtığını aktaran Murat Bakan, şunları kaydetti:"'Düşene vurulmaz' denir ama geçmişi bilmeden geleceği inşa etmek de mümkün değil.

O yüzden Ali Yerlikaya dönemi ile ilgili bu değerlendirmeleri yapmak zorundayım.

Ali Yerlikaya, uyuşturucuyla mücadeleyi kamuoyuna büyük ölçüde operasyon sayıları üzerinden sundu.

Ancak operasyon sayısındaki artış, başarı anlamına gelmez.

Operasyon sayısının artması; uyuşturucu ekonomisinin çöktüğü, baronların tasfiye edildiği, uluslararası ağların kırıldığı anlamına gelmez.

Eğer finans zinciri yerinde duruyorsa, eğer para akışı devam ediyorsa, eğer transit hatlar işlemeye devam ediyorsa, operasyon sayıları yalnızca istatistiktir." "Ali Yerlikaya'nın vizyon eksikliğini ve kadro tercihlerini çok sert eleştirdim" Asıl meseleye gelelim; Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı bir buçuk yıldır asaleten yönetilmiyor.

Bu görev halen Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ömer Urhal tarafından yürütülüyor.

Türkiye'nin uyuşturucu trafiğinde hem transit hem de hedef ülke konumuna geldiği bir dönemde, en kritik birimin bu şekilde yönetiliyor olması ciddi bir zafiyet göstergesidir.

Vekalet idare-i maslahattır, geçici çözümdür.

Stratejik güvenlik birimleri geçici statüyle uzun süre yönetilmemelidir.

Ali Yerlikaya döneminde; tüm ihtisas alanlarında olduğu gibi narkotikte de tecrübeli narkotik yöneticileri başka görevlere kaydırıldı, uzman kadrolar tasfiye edildi, kurumsal hafıza zayıflatıldı.

Bu tercihler ciddi bir kapasite kaybına yol açtı.

Ali Yerlikaya'nın vizyon eksikliğini ve kadro tercihlerini çok sert eleştirdim.

Ancak Süleyman Soylu gibi birilerine tuzak kuran ya da planlı sabotaj yapan bir profil olduğunu da düşünmüyorum." "Bu açık bir siyasi operasyondur" Murat Bakan, İspanya açıklarında yakalanan 10 ton kokainle ilgili süreçte ortaya çıkan tablonun ise daha vahim olduğunu belirterek, şöyle devam etti:"Adalet Bakanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen operasyon sürecinde, İçişleri Bakanı'nın operasyondan haberdar olmadığı; hatta operasyondan bir gün önce kamuoyuna 'Türkiye ile ilgisi yoktur' yönünde açıklama yaptığı görüldü.

Bu durum üç ihtimale işaret eder: 1.

İçişleri Bakanı kendi bürokrasisine tam anlamıyla hakim değildi. 2.

Adalet Bakanlığı ve kendi bakanlığı içindeki bazı unsurlar tarafından devre dışı bırakıldı. 3.

İkisi birden.

Eğer Adalet Bakanlığı, savcılık ve kolluk birimleri koordinasyonsuz hareket ettiyse bu bir devlet krizidir.

Eğer İçişleri Bakanı'na bilgi verilmeden süreç yürütülmüşse ki öyle olmuştur, bu açık bir siyasi operasyondur.

Bu mesele yalnızca bir bakanın hatası olarak görülemez.

Bu mesele, devletin güvenlik mimarisindeki koordinasyon sorununun en somut örneklerinden biridir.

Uyuşturucu, organize suç ve terörle mücadele başlıkları birbirinden kopuk değildir.

İçişleri, Adalet, savcılık, emniyet ve jandarma arasında tam ve şeffaf koordinasyon olmadan bu mücadele yürütülemez." "Önce işe kurmay zekaya sahip deneyimli kadroları asaleten atayarak başlayacaksın" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye seslenen Bakan, şunları kaydetti:"Buradan mevzuya çok uzak olan ve bu değerlendirmeyi okuduğunda 'bunlar neden bahsediyor' diyeceğini düşündüğüm Mustafa Çiftçi'ye de uyuşturucuyla mücadelenin nasıl yapılması gerektiğini anlatalım: Önce işe kurmay zekaya sahip deneyimli kadroları asaleten atayarak başlayacaksın.

Bu kişiler seküler mi değil mi, milliyetçi mi, muhafazakar mı, sosyal demokrat mı diye bakmayacaksın; işi ehline vereceksin.

Gerçek mücadele, finansal ağların çökertilmesiyle başlar, kara para zincirinin kırılmasıyla ilerler, uluslararası bağlantıların çözülmesiyle derinleşir, lojistik ve transit güzergahların kapatılmasıyla sonuç verir, organize suç baronlarının tasfiyesiyle kalıcı hale gelir, uyuşturucu tüketimini azaltacak sosyal ve önleyici politikalarla tamamlanır.

Sokaktaki torbacıya operasyon yapmak kolaydır.

Asıl mesele parayı takip etmektir.

Narkotik Başkanlığı uzun süredir asaleten yönetilmiyorsa, uzman kadrolar tasfiye edildiyse, bakanlıklar arası koordinasyon sağlanamıyorsa ve devletin en kritik operasyonlarında bakan devre dışı kalıyorsa, ortada basit bir yönetim hatasından fazlası vardır.

Hiç umudum yok ancak Mustafa Çiftçi'yi de takip edeceğiz."

İlgili Sitenin Haberleri