Haber Detayı
Anka Ekonomi Editörü Erdal Sağlam'ın Kaleminden Haftanın Ekonomi Analizi: Erdoğan Bakan Şimşek'ten Vazgeçe...
Enflasyonda beklenen düşüş yaşanmayınca, iktidara yakın bazı gruplar, faturanın tümünü Hazine ve Maliye Bakanı Bakan Mehmet Şimşek’e kesmeye başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ise “görevi bırakması halinde piyasaların çok büyük tepki vereceğini bildiği” için, Bakan Şimşek’le yol yürümeye devam edeceği tahmin ediliyor.
(ANKARA) - Enflasyonda beklenen düşüş yaşanmayınca, iktidara yakın bazı gruplar, faturanın tümünü Hazine ve Maliye Bakanı Bakan Mehmet Şimşek'e kesmeye başladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ise "görevi bırakması halinde piyasaların çok büyük tepki vereceğini bildiği" için, Bakan Şimşek'le yol yürümeye devam edeceği tahmin ediliyor.Bakan Şimşek, 2023 seçimlerinin ardından, kriz aşamasına gelen ekonominin düzeltilmesi için, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ısrarıyla göreve getirilmişti.
Ancak 3 yıla yaklaşan ekonomik programda beklenen başarı sağlanamadı.
Bu nedenle başarısızlığın faturasının Bakan Şimşek'e kesilmesi doğal sayılabilir.Ancak herkes biliyor ki; Bakan Şimşek göreve geldiğinden bu yana planladığı tedbirleri, planladığı zamanda yürürlüğe koyamadı.
Bunun nedeni Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "büyüme oranları düşürülmeden programın uygulanmasını" istemesi, bu nedenle gerekli reform ve yapısal tedbirlere izin vermemesiydi.Araya giren yerel seçimler nedeniyle, gereken yüksek faiz artışları yapılamadı, kamu harcamalarında tasarrufa gidilemedi, Şimşek'in gayrimenkul başta sermayeden daha yüksek vergi alma girişimi hayata geçirilemedi. 2024 yerel seçimleri sonrası, ağır aksak da olsa adım atılmaya başladı ama tam sonuç alınmaya başlamışken, bu kez 19 Mart olayı gündeme geldi.
Piyasaları panikleten, CHP'ye siyasi yargı baskısı, piyasaların bozulmasına, biriktirilen döviz rezervlerinin erimesine yol açtı.Gelinen noktada; enflasyon hala yüzde 30'un üzerinde.
Buna ek olarak, yılın ilk iki ayında enflasyon oranları yeniden yükselişe geçti.
Uygulanan ekonomik programa rağmen düşürülemeyen enflasyon ve faiz oranları, geniş toplumsal kesimlerdeki rahatsızlığı büyüttü.
Çalışanlar ve emeklilerin gelir kayıpları zaten had safhaya ulaşmıştı, artık KOBİ'ler başta olmak üzere, sermaye kesiminden gelen şikayetlerin de iyice büyüdüğü gözleniyor.
Sonunda tablo değişmeyecek ama...
AKP içindeki Bakan Şimşek'e yükselen tepkinin temelinde, programdaki başarısızlığın yattığı kesin.
Aslında herkes asıl sorumlunun tek karar alıcı Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu bilmesine rağmen, fatura ona çıkarılamadığı için Bakan Şimşek'e kesiliyor.Bunun yanında AKP içindeki iktidar kavgalarının da bu girişimde önemli rol oynadığı da görülüyor.
Son olarak iktidara yakın Yeni Şafak Gazetesi, "ekonomide yapılması gerekenler" gibi iddialı ekonomik program önerileri yaptı.
Ancak bunun öncesinde, Şimşek'e karşı son günlerdeki hareketi, geçen hafta başında Sabah Grubu yazarlarının başlattığı da biliniyor.
Bakan Şimşek'in isminin kabine değişikliklerinde yer almadığı söyleniyor Şimşek'in bakanlığıyla ilgili son tartışmaların, geçen haftaki iki bakan değişiminden sonra başladığı açık.
AKP kulislerinde daha büyük kabine operasyonu geldiği konuşuluyor ama Bakan Şimşek'in isminin değişikliklerde yer almadığı söyleniyor.AKP'nin destekçisi KOBİ'lerin yüksek faizler nedeniyle, ekonomik programdan şikayetçi olması doğal.
Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "ekonomik politika ve bakan değişikliğinin daha olumsuz sonuçlar doğurmasından tedirgin olduğu" da konuşuluyor. "Nas politikaları" diye adlandırılan, yüksek enflasyona rağmen düşük faiz politikası geçen seçimler öncesi uygulanmış ve kurlarda patlama, rezervlerde erime, KKM gibi büyük faturalar yaratan olumsuzluklar yaşanmıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu faturayı sonradan gördüğü, bir daha böyle bir politika uygulamak istemediği, konuşulanlar arasında.O nedenle yüzde 25 civarında enflasyon, yüzde 30-32 gibi faiz oranlarıyla seçimlere girilip, seçim öncesi bütçe harcamaları artırılarak, bu sürecin tamamlanmasına çalışılacağı tahmin ediliyor.
Bunun yanında yabancı sermaye ve bankacılık dahil iş kesiminde, Şimşek'in varlığının "ekonominin rayından çıkmaması için bir güvence" olarak görüldüğünü söylemek gerekiyor.
Seçim ekonomisiyle gelmesi beklenen "ekonomide gevşeme dönemini" de yine Bakan Şimşek'in yönetmesi bekleniyor Bu nedenle seçim ekonomisiyle gelmesi beklenen "ekonomide gevşeme dönemini" de yine Bakan Şimşek'in yönetmesi bekleniyor.
Aksi takdirde seçime kadar piyasalarda panik yaşanması, dövize hücumun ve rezervlerin erimesi tehlikesinin baş gösterebileceği endişeleri paylaşılıyor.Seçim öncesi, başta emekliler olmak üzere, geniş toplumsal kesimlere yüklü maaş zamları yapılıp piyasaların canlandırılması beklenebilir.
Sosyal yardımların artırılması, kamu zamlarının ötelenmesi gibi tedbirlerle, ekonomik sıkıntılar azaltılıp, iktidarın oy oranlarının artırılması amaçlanacak.Sonrası ne olacak derseniz, daha önce da yaşadığımız gibi, seçimin ardından yine enflasyon yükselecek, maaş zamları yeniden enflasyonun altında kalacak.
Bunu daha önce de yaşayan toplumsal kesimler iktidara oy verir mi, bilinmez.
Bildiğimiz, mevcut ekonomik anlayış devam ederse, bir yıllık seçim arasından sonra, geniş toplumsal kesimlerin mağduriyetleri devam edecek.