Haber Detayı

Ramazan’da irade imtihanı: İmsakla gelen dönüşüm
özel haber ahaber.com.tr
22/02/2026 05:54 (3 saat önce)

Ramazan’da irade imtihanı: İmsakla gelen dönüşüm

Ramazan’ın manevi iklimi tüm dünyayı kuşatırken, orucun insan psikolojisi ve toplumsal yapı üzerindeki derin etkileri A Haber’de yayınlanan Sahur Vakti programında masaya yatırıldı. Prof. Dr. Ekrem Demirli ve Prof. Dr. Atilla Arkan, orucun yalnızca bir yeme-içme yasağı olmadığını; insanın kendi iradesiyle “hayır” diyebilme mücadelesi olduğunu vurguladı. Modern dünyanın bireysellik dayatmasına karşı İslam’ın hem ferdi hem de toplumsal bir uyanış sunduğuna dikkat çekilirken, ibadetlerin insanı yeniden inşa eden birer eğitim ve arınma okulu olduğu ifade edildi.

Ramazan'ın üçüncü gününde ibadetin anlamı, bireysellik ve toplumsallık ekseninde masaya yatırıldı.

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Ekrem Demirli ile İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof.

Dr.

Atilla Arkan, orucun insan psikolojisinden modern liberal anlayışa, cemaat bilincinden bireysel sorumluluğa kadar uzanan çok katmanlı boyutlarını değerlendirdi. 'Oruç emri', 'İnsan tek başına var olmaz' ve 'İmsak tamamen bireysel bir eylemdir' sözleri dikkat çekti.

ORUÇ BİR AYNA GİBİDİR: TÜM ZAAFLARINIZI YÜZÜNÜZE VURUR! 'ORUÇ HIZLI GEÇMİYOR, HER SANİYESİ HİSSEDİLİYOR' İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Ekrem Demirli, orucun zaman algısı üzerindeki etkisine dikkat çekerek, 'Ben hani ömür hızlı geçiyor derim ama hususi olarak ibadet hızlı geçiyor diyemem, her saniyesini hissederim' ifadelerini kullandı.

Demirli, İslam orucunun diğer geleneklerle kıyaslandığında süresinin kısa olduğunu belirterek, 'Hindistan'daki oruçlarla karşılaştırırsanız bizim orucumuz basit bir oruçtur, süresi çok azdır' dedi.

Psikolojik boyuta vurgu yapan Demirli, 'Her ne kadar 13-14 saat desek de aslında ikinci öğünden sonra 4-5 saatlik bir zaman dilimidir ama bir yasak insana ağır gelir. 'Yeme' dendiğinde yiyesim gelir, bu insan psikolojisidir' sözleriyle yasağın doğası gereği bir tahrik oluşturduğunu dile getirdi. 'ORUÇ KARAR VERME MEKANİZMASINI GELİŞTİRİR' Demirli, ibadetlerin insan iradesini harekete geçiren bir çağrı olduğuna işaret ederek, 'Oruç tut emri bir tahriktir.

Orada bir karar veriyorsunuz; yapayım mı yapmayayım mı diyalektiği oluşuyor' değerlendirmesinde bulundu.

Meşhur '40 gün tavşanı düşünme' hikâyesini hatırlatan Demirli, 'Yapma dendiğinde aklımıza düşer.

İbadetin en önemli taraflarından biri bu tahrik ile karar verme mekanizmasının gelişmesidir' dedi.

Oruçta asıl meselenin iftar değil 'imsak' olduğunun altını çizen Demirli, 'Oruç tek olarak imsaktır ve önceliği niyettir. 'Yemiyorum ve içmiyorum' demek insan tanımı bakımından çok önemli bir şeydir.

Dünya bir buğday yeridir ama oruç o buğdayı paranteze alarak 'İlave ne var?' sorusunu sordurur' sözleriyle orucun tefekkür boyutuna dikkat çekti. 'ORUÇTAN BİR ŞEY BEKLEMEK LAZIM' Demirli, orucun sıradan bir alışkanlığa dönüşmemesi gerektiğini vurgulayarak, 'Bu büyük bir ibadet, dinin temeli.

Oruçtan bir şey beklemek lazım; bir okul gibi, bir talim gibi.

Orucun izlerini kendimizde seyretmemiz lazım' ifadelerini kullandı.

Henüz Ramazan'ın başında olduklarını belirten Demirli, 'Üç gün içinde o noktaya tam gelemedim, alışkanlıklar devam ediyor ama ilerleyen aşamalarda inşallah' sözleriyle sürecin zamana yayılan bir eğitim olduğunu dile getirdi. 'İNSAN TEK BAŞINA VAR OLMAZ' İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof.

Dr.

Atilla Arkan ise modern dönemin ibadetleri bireyselleştiren algısını eleştirdi.

Arkan, 'Modern algı ibadetlerin bireysel olduğuna vurgu yapıyor ama bütün dini geleneklerde ibadetler toplumsaldır.

İftar, teravih, hatim; hepsi toplumsal ritüellerdir' dedi.

Liberal modern anlatının insanı atomik ve ilişkisiz bir birey gibi tanımladığını ifade eden Arkan, 'Hayatınızda böyle bir birey gördünüz mü?

Ya anneyiz ya babayız ya çocuğuz.

İnsan tek başına var olan bir varlık değil' sözleriyle toplumsallığın kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti.

Arkan, ibadetlerin katmanlı bir yapısı olduğunu belirterek, 'Sufilerin soğan metaforu vardır.

Çocukken oruçla imtihan olduğum konularla bugün rektör olarak imtihan olduğum konular farklıdır' dedi. 'ORUÇ AYNA GİBİDİR' Arkan, orucun insanın zaaflarını ortaya çıkardığını vurgulayarak, 'Şekere bağımlıysanız onunla imtihan olursunuz, sigaraya bağımlıysanız onunla.

Mizacınız öfkeliyse oruçla o zaaflar ortaya çıkar.

Oruç bir ayna gibidir' değerlendirmesinde bulundu.

Toplumsallığın önümüzdeki yıllarda daha da önemli hale geleceğini belirten Arkan, 'Gelecek 10-20 yıl içinde zor günler yaşayacağız ve toplumsallığa ihtiyacımız olacak' ifadelerini kullandı. 'İSLAM'DA BİREY YÜCELTİLİR' Demirli ise İslam'ın bireysel sorumluluğa verdiği önemi vurgulayarak, 'Yahudilik cemaat dini karakteristiği sergiler; kader ortaktır.

Ama İslam'da ibadet bireyin niyeti üzerine kurulur.

Benim niyet etmiş olmam esastır' dedi.

İslam'da ruhban sınıfı olmadığını hatırlatan Demirli, 'Hristiyanlıkta dinin yükünü klerji çeker ama Müslümanlıkta böyle bir sınıf yok.

Hazreti Ebubekir ile 13 yaşındaki bir çocuğun yükümlülüğü aynı çerçevede düşünülür.

Bu açıdan birey çok yüceltilir' sözleriyle İslam düşüncesindeki bireysel sorumluluğa dikkat çekti.

Bazı akımların bu bireysel yükü hafifletmeye çalıştığını belirten Demirli, 'Bizim namazımızı falanca kılmıştır gibi sözler insanın bu bireyselliği üstlenmek istememesinden doğar.

Halbuki Müslümanlık tam tersine bu bireyselliği tahkim eder' ifadelerini kullandı.

OSMANLI'NIN ASIRLIK MİRASI CANLANIYOR NEFİS TERBİYESİNDE RAMAZAN MÜHRÜ: ORUÇ BİR KALKANDIR A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

İlgili Sitenin Haberleri