Haber Detayı
Elektrikli araçta beklenen düzenleme yapıldı: Hızlı ve yavaş şarjda tek fiyat dönemi
Elektrikli araç sahiplerinin beklediği düzenlemeyle hızlı ve yavaş şarjda tek fiyat dönemi başladı. 1 Temmuz’dan itibaren devlet otoyollarındaki şarjlarda kredi kartı entegrasyonu zorunlu olacak. Şirketler belirli saat veya lokasyonlarda indirim yapabilecek
Elektrikli araç şarj hizmeti piyasasında rekabeti artırmak ve altyapının daha verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla Şarj Hizmeti Yönetmeliği'nde esnek fiyatlandırma imkânı sağlayacak olan düzenlemeler kabul edildi.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) elektrikli araç sahiplerini ilgilendiren önemli bir düzenlemeye imza attı.
Şarj ağı işletmecileri artık AC (yavaş şarj) ve DC (hızlı şarj) üniteleri için ayrı ayrı olmak üzere tek fiyat belirlemekle yükümlü tutuldu.
Böylece elektrikli araç kullanıcıları karmaşık tarife yapıları yerine daha net, karşılaştırılabilir ve öngörülebilir bir ücret yapısıyla karşılaşacak.
FİYATLAR SADELEŞECEK EPDK'nın daha önce 9 Aralık 2025'te duyurduğu taslak kapsamında elektrikli araç şarj piyasasına ilişkin yeni düzenlemelerle birlikte ücret yapısında sadeleşmeye ve rekabetin artırılmasına yönelik önemli adımlar atılıyor.
SABAH'tan Barış Şimşek'in haberine göre, işletmeciler AC (yavaş şarj) ile DC (hızlı şarj) üniteler için tek fiyat belirlemekle yükümlü olacak.
Böylece kullanıcılar için de yeni bir dönem başlamış olacak.
KREDİ KARTI İLE ÖDEME İMKÂNI Öte yandan 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren otoyol ve devlet yollarında kurulacak tüm DC şarj ünitelerinde kredi kartı entegrasyonu zorunlu hale getirilecek.
Bu adımın, ödeme süreçlerini kolaylaştırması ve kullanıcı erişimini artırması hedefleniyor.
Düzenleme, ayrıca şirketlere belirli saatlerde veya belirli lokasyonlarda indirim uygulama imkânı da tanıyor.
Özellikle talebin düşük olduğu zaman dilimlerinde daha avantajlı fiyatların oluşması beklenirken, bu esneklikle birlikte piyasada rekabetin güçlenmesi amaçlanıyor.
Mevcut aşamada tavan fiyat uygulamasının gündemde olmadığı, serbest piyasa dengesi içinde fiyat oluşumunun esas alındığı vurgulanıyor.
Ancak buna karşın piyasa dengesinin bozulması veya hizmet sürekliliğinin riske girmesi halinde tavan fiyat seçeneğinin de değerlendirilebileceği ifade ediliyor.