Haber Detayı
CHP'den Kocaeli mitingi: Özgür Özel'den Tarkan'a çağrı... 'Tayyip Bey tarihe geçecek bir mucit'
CHP'nin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 91'incisi Kocaeli'de yapıldı. Bir pankartı okuyan Özel, Tarkan esprisi sonrası "Kartepe’ye bir destek de Tarkan atar inşallah" çağrısı yaptı. Özel, "Aldığı ÖTV’nin KDV’sini alıyor. Tayyip Bey tarihe geçecek bir mucit" ifadelerini kullandı.
CHP'nin tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingleri sürüyor.
Bu kapsamda düzenlenen mitinglerin 91'incisi bugün Kocaeli'de yapıldı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel miting alanında konuştu.
Özel'in açıklamaları bu şekilde:"BURADAN KOCAELİ’NE SÖZ VERİYORUZ""Kocaeli ile aramıza uzun yıllar girdi. 1999’dan bu yana Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadık.
Ama burada kusuru Kocaeli’nde aramadık, kusuru kendimizde aradık ve hiç Kocaeli’ye küsmedik.
Onun tercihine burun kıvırmadık, Kocaeli’ne sırtımızı dönmedik.
İzmit Belediyesi’ni iki seçimdir kazanırken bu seçimde onun yanına Derince’yi ve Karamürsel’i ekledik.
Derince’ye, Karamürsel’e, İzmit’e ve bütün Kocaeli’ne selam olsun...Kabul etmek gerekir ki geçen sefer geçen seçim Kocaeli Büyükşehir için gerekli cesareti, gerekli üzerimize düşen sorumluluğu vaktiyle gösteremedik.
Öyle olsaydı o önemli rüzgarda, Türkiye’nin %65’ini kazandığımız, Ege’de kazanmadık il bırakmadık o büyük zaferin akşamında hiç şüphe yok ki Kocaeli Büyükşehir de bizde olacaktı.
Ama buradan Kocaeli’ne söz veriyoruz; önümüzdeki seçimlerde halkçı belediyeciliği Kocaeli’nin tamamına getireceğiz.""BU KADAR YÜKSEK VERGİ VEREN BİR ŞEHİRDE YOK YOK OLMASI LAZIM"Değerli Kocaelililer, tabii Kocaeli’ne hizmet edenler var, Kocaeli’ne hizmet etmek için gelip böyle meydanlarda Kocaeli’ne yüzünü dönüyorsun.
Diyorsun ki "Oyunu bana verirsen ben sana hizmet edeceğim." Bir Kocaeli’nden yetki alıp, Kocaeli’ne hizmet edip, yaptığı hizmetler meydanlarda alkışlananlar var; bir de seçimde yüzünü dönüp, seçimden sonra sırtını dönenler var.Kocaeli vergi vermede, vergi sıralamasında bazen üçüncü bazen ikinci.
Özellikle kişi başına vergide her zaman Türkiye birincisi.
Ayrıca vergi sadakatinde, yani kesinleşen vergiyi ödemede %98’lik oranla açık ara her zaman birinci.Vergiyi gözünü kırpmadan veren Kocaeli, örneğin geçen yıl 1 trilyon lira vergi vermiş, 1 trilyon!
Ama hizmet almaya gelince, yatırım bütçesinde Kocaeli’ne 36 milyar lira ayrılmış.
Yani 30 vermiş, 1 bile alamamış.
Yani Kocaeli vergiyi verirken kepçeyle vermiş ama Kocaeli’ne AK Parti hizmet yaparken çay kaşığının ucuyla vermiş.Öyle ki, bu kadar yüksek vergi veren bir şehirde yok yok olması lazım, her şeyin tam olması lazım ama söylediler inanmadım, "kontrol edin" dedim, baktım; sağlık hizmetlerinde 81 ilde sağlık yatırımında 61. sırada.
Öyle ki, "nasıl olur?" diyorsunuz; mesela Darıca, 250 bin gece nüfusu olan, gündüz nüfusu bunun birkaç katına çıkan Darıca’da hastane var, tabelası yok.
Bir başka hastanede şimdi metrolar yüzünden boşaltılması gündemde.
Zaten 61. sırada olan yatırım daha da kötüye gidiyor her geçen gün."KARTEPE’YE BİR DESTEK DE TARKAN’DAN BEKLİYOR KOCAELİ"Ben de Tarkan’ı çok seviyorum, bizim ekip de çok seviyor da şurayı bir daha çek. "Oynama şıkıdım şıkıdım" çal bir yandan, ver müziği.
Kartepe’yi Kansertepe, İzmit’i Kanserovası yaptırmayacağız.
Hurda Demir Çelik Fabrikasına Hayır, Kartepe Çevre ve Yaşam Platformu.Tarkan da inşallah bunu duyar, bu akşam Kartepe’ye bir destek de Tarkan atar inşallah.
Tarkan’a bir kocaman alkış.
Yıllar sonra döndü geldi, harika konserler yapıyor.
Atatürk’e çok saygısı var, bu ülkeyi seviyor, doğasını seviyor.
Kartepe’ye bir destek de Tarkan’dan bekliyor Kocaeli...Bu şehir yakın tarihte bütün Türkiye’yi kahreden, çok üzen olaylar yaşadı.
Bunlardan bir tanesi Dilovası’nda denetimsiz, kaçak bir iş yerinde 6 emekçimiz can verdi.
Tuğba Taşdemir, Nisa Taşdemir ve Cansu Esatoğlu; 18 yaşından küçük çocuk işçilerdi.
Asgari ücret dahi almıyorlardı.
SGK girişleri işçilerin yangından sonra, yangın günü yapılmaya çalışıldı.Ve öyle bir noktadayız ki Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında 36 bin 626 emekçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.
Diğer yandan 836 çocuk işçi sadece son 13 yılda hayatını kaybetti..."REKORTMEN, BEŞ TANE MADALYASI VAR, VALLAHİ VAR"Bakın aslında acaba Sayın Erdoğan’a haksızlık ediyor olabilir misiniz?
Ama rekortmen, beş tane madalyası var, vallahi var, beş madalya var.
Yönettiği Türkiye yoksullukta Avrupa birincisi, yüksek enflasyonda Avrupa birincisi, yüksek faizde Avrupa birincisi, işsizlikte Avrupa birincisi, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisi.
Beş madalya, beşi bir yerde takmış boynuna; beş kara madalya boynunda ama buradan kendisine sesleniyorum; meydanlar, meydanlar Türkiye’nin dört bir yanında sandık istiyorsa, seçim istiyorsa, istifa diye inliyorsa artık düşeceksin bu milletin yakasından!"BİR ÜLKE EMEKLİSİNE NASIL DAVRANIYORSA O KADAR MEDENİDİR"Memlekete bakın memlekete!
Açlık sınırı 31 bin lira, yoksulluk sınırı 102 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira, asgari ücret 28 bin lira, ortalama çiftçi geliri 19 bin 700 lira.
Beş emekli, bir göreyim meydandaki emeklileri.Öyle ki, önce şunu söyleyeyim; o ama devlette ama serbest bu ülke için, bu millet için, bu devlet için, çoluğunu çocuğunu geçindirmek için elleri nasırlananlara, dirsekleri çürüyenlere, gözlük camları büyüyenlere Kocaeli’nden kocaman bir selam olsun hepinize.Bir ülke emeklisine nasıl davranıyorsa o kadar medenidir.
Yıllarca çalış, çabala, didin, vergi ver, her şeyi yap; günü gelince "Hadi sen artık eve, yeter çalıştın, biz sana bakacağız" de, sonra da en düşük emekli maaşını 20 bin lira yap.
Beş emekli bir araya gelse yoksulluk sınırını geçemiyor.
Dört tane asgari ücretli ancak bir yoksul edebiliyor.Bugün 28 bin lira asgari ücretle geçinmek mümkün değildir ancak asgari ücret alan için çok düşük, veren için yüksek bir hale gelmiştir.
Bunun için asgari ücretli çalıştıran, 10 kişiye kadar çalıştıranlara 10 bin 600 lira diye önerdiğimiz; belli gruplara, örneğin tekstile farklı desteklemeler önerdiğimiz hem asgari ücreti 39 bin lira yapacak hem de maliyetleri işverenin sırtından alacak tekliflerimiz Meclis’te beklemektedir."EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI BİR ASGARİ ÜCRET OLACAK"Buradan açıkça söylüyorum: Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında asgari ücret bugünkü parayla 39 bin lira olacaktır.
Ancak 10 bin lira sosyal güvenlik desteklemesiyle bu yük işverenin, bilhassa KOBİ’lerin, küçük işletmelerin, esnafların sırtından alınacaktır.
En düşük emekli maaşı bir asgari ücret olacak, daha sonra bu iktidardan önce olduğu gibi bir buçuk asgari ücret seviyesine çıkarılacaktır.Tarımda hak edilen destekleme beşken bir verilmektedir.
Kanunda yazan desteklemenin beşte biriyle çiftçiler perişan edilmektedir.
Çiftçide para olmayınca, emekçide para olmayınca, emeklide para olmayınca esnaf da toplumun tüm kesimleri de çok zor durumda kalmaktadır.En düşük emekli maaşı 20 bin lira, ortalama emekli maaşı da 23 bin liradır.
Oysa daha bundan yedi yıl önce en düşük emekli maaşı %60’ı kadardı ortalama emekli maaşının.
Bu hesapla bugün ortalama emekli maaşı 32 bin lira olması gerekirken 23 bin liradır.
Bu iktidar bütün emeklileri en aşağıda birleştirmiştir.
Emeklileri kutu kola kutusu gibi ezip bu hale getirmiştir.
Bundan sonra en düşük emekli maaşı istisna olacaktır.
Asgari ücret sadece bir yıl alınan, kıdemle birlikte hızla uzaklaşılan bir maaş olacaktır.
Bugün Türkiye’nin %55’i asgari ücret ya da hemen üstünde maaş almaktayken Almanya’da bu rakam %6, Avrupa ortalamasında %9’dur.
Asgari ücret temel ücret olamaz, ortalama ücret olamaz; asgari ücret çok düşük bir istisna ücrettir."SENDİKALAŞMANIN ÖNÜNDEKİ BÜTÜN ENGELLER KALDIRILACAK"Ve buradan, Kocaeli’nden ilan ederiz ki; Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında örgütlenmenin, sendikalaşmanın önündeki bütün engeller kaldırılacak, bütün işçiler grevli, toplu sözleşmeli sendikal haklara kavuşacaktır.İşçilerin tamamının bu güvencede olduğu noktada iş barışı da, işverenle işçi arasındaki uyum da devlet eliyle en iyi şekilde koordine edilecektir.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak alın terini en yüce değer olarak görüyoruz.
Ve Cumhuriyet Halk Partisi olarak işverenlerimizi, müteşebbislerimizi, sanayiciyi, yatırımcıyı bir düşman olarak değil; önündeki engellerin kaldırılacağı, doğaya, çevreye ve emeğe saygılı şekilde çalışıp devletten en büyük desteklemeleri görüp çok daha fazla kazanıp çok daha adil bölüşeceğimiz bir düzeni hep birlikte kuracağız.Şunu herkes bilsin; öğrenci kurtulmadan polis kurtulmaz, emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz, çiftçi kurtulmazdan esnaf kurtulmaz.
Çünkü kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!.."TAYYİP BEY GERÇEKTEN BÜYÜK BİR MUCİT"Düşük emekli maaşı, düşük asgari ücret, işsizlik, artan fiyatlar, yoksulluk...
Kimin şikâyeti varsa, çağrıldığında partisine bakmadan meydanlara koşarsa, itiraz ederse, direnirse hep beraber kazanacağız.
Hep birlikte, hep birlikte!Bakın bu vergi meselesine Âşık Mahzuni ne diyor vergi meselesine? 'Sülalem sermemiş yırtılmış sergi.' Diyor ki, yani benim büyüklerim sergi yırtıldı mı sermezdi, değiştirirdi diyor.
Yani 'Yok, yoksul değildik' diyor.Şimdi Ramazan başında demiştim; birazcık siyasetin dili sakinleşse iyi olur.
Hakkımızı arayacağız ama çok ağır sözler falan söyleniyor, Ramazan’a yakışmaz.
Dikkatli bir dille hem hak aramaya hem mücadele etmeye devam ediyoruz.
Tayyip Bey’i, Sayın Erdoğan’ı biraz eleştirdik ama bir konuda kendisini tebrik edeceğim müsaadenizle.
Karşı çıkmayın.Bakın, Tayyip Bey gerçekten büyük bir mucit, mucit.
Parayı kim bulmuş?
Lidyalılar, benim hemşerilerim; Manisa’da, Sardes’te, Sart harabelerinde.
Gerçi bu konuda şöyle bir hikâye var: Bundan önceki bir Belediye Başkanımız Manisa’nın övünülen şeylerini yazıyordu, az da yoktu; Mesir macunundan Fatih Sultan Mehmet’e.
Böyle bir tane tak yaptırmışlar, 'Dünyanın ilk parasının Manisa’da bulunduğunu biliyor muydunuz?' diye.
Bizim bir öğretmen abimiz var, komünist partili; altına geçmiş, basın açıklaması yapmış: 'Bu övünülecek değil, utanılacak bir şeydir' diye."ALDIĞI ÖTV’NİN KDV’SİNİ ALIYOR""Lidyalılar Manisa’da parayı bulmuş; vergiyi kim bulmuş?
Vergiyi Sümerler Mezopotamya’da.
İlk vergiyi onlar toplamış.
Peki Tayyip Bey neyi buldu biliyor musunuz?
Vergiden vergi almayı icat etti, vergiden vergi!Mesela cep telefonu alıyorsun, içinde çeşit çeşit para var: TRT kesintisi var, o Kültür Bakanlığı parası, o parası, bu parası...
Toplama bir ÖTV koyuyor, bu toplamdan bir de KDV alıyor.
Aldığı ÖTV’nin KDV’sini alıyor.
O yüzden gerçekten Tayyip Bey tarihe geçecek bir mucittir.
Dünyada vergiden vergi alan ilk siyasetçi Tayyip Bey’dir.
Biz de bu icadı yapanı derhal emekli etmeye karar vermiş bir milletiz..."CHP İKTİDARINDA TÜRKİYE YASAKSIZ AVRUPA VİZESİZ OLACAK"Buradan bir kez daha tekrarlayayım: CHP iktidarında vergi adaletsizliği bitecek.
Bunlar gibi vergiyi tabana, varlığı tavana değil; vergiyi tavana, refahı ve mutluluğu tabana yayacağız.
CHP iktidarında hiçbir çalışan 12 maaşından 3'ünü vergiye vermeyecek.
Eskiden işe giriyordu genç, 'Maaş ne kadar?
Maaş yüksek değil ama 3 tane ikramiyesi var, 4 tane ikramiyesi var; 12 ay çalışıyoruz, 15 maaş alacağız' diyordu.
Şimdi 12 ay çalışıyorsun, 3 maaşı vergiye veriyorsun artan vergi dilimleri yüzünden.
Bu haksızlığı mutlaka gidereceğiz.Emekli maaşını önce bir asgari ücret, bir dönem sonra -yani ilk geldiğimizde- en düşük emekli maaşını bir asgari ücret, bir dönem sonra 1,5 asgari ücrete çıkaracağız.
Bayram ikramiyelerini bir asgari ücrete çıkaracağız.
Hatırlayın, 2018 yılında emekli ikramiyeleri ilk verildiğindeki -ki bunu ilk CHP söylemiş, mecbur kalıp vermişlerdi- ilk verildiğinde 1.000 lira olan bayram ikramiyesi 24 kilo dana kuşbaşı alıyordu.
Şu anda verdikleri bayram ikramiyesi 4 kilo dana kuşbaşı alabiliyor.
Bunun için bu haksızlığı gidermek, bunu bir asgari ücrete bağlamak boynumuzun borcudur.Ayrıca prim desteklerini yükseltip hem KOBİ'yi hem KOBİ'de çalışanların gelirlerini iyileştireceğiz.
Çiftçilerin borçlarını 5 yıla yapılandıracağız, faizlerini bir kereye mahsus sileceğiz.
Ve maaş veremediğimiz kimseyi açlığa, yoksulluğa ve sokağa terk etmeyeceğiz.
Bir ülkede bir kişiye iş bulunamıyorsa temel vatandaşlık geliri, yani bu ülkenin onurlu bir vatandaşı olarak temel vatandaşlık gelirini alacak; bunu mutlaka hayata geçireceğiz.AK Parti maalesef bu ülkeye iyi gelmedi.
Milleti yoksulluktan, şehirlerimizi afetten, kadınları ve çocukları şiddetten koruyamadı.
İktidarımızda devletimiz güçlü, ülkemiz güvende olacak.
Adaletsizlikler bitecek, millet huzura kavuşacak.
Yurttaşlar eşit ve özgür olacak.
Siyasette rekabet adil olacak, demokratik olacak.
Kimse yenemediği rakibini hapse atmayacak.
Gençler için üniversite, okul, yaşam özgür olacak.
Konserler yasaklanmayacak; sevdiği sanatçıların konseri yasaklanmayacak.
Ayrıca bu vize sorunları bitecek.
Buradan tüm gençlere müjdeler olsun ki: Türkiye, CHP iktidarında Avrupa Birliği'ne gelecek.
Türkiye yasaksız, Avrupa vizesiz olacak!.."9 MART’I BEKLİYORUZ"Hatırlıyor musunuz Ekrem İmamoğlu’nun lüks arabaları?
Çıkardık ki ortaya, MHP’li bir milletvekilinin çıktı.
Hatırlayın; 'Ekrem İmamoğlu’nun parkesinin altında, İBB’de 2 milyon Euro çıktı' dediler, 'görüntüsü var' dediler, iddianameye koyamadılar; 'Ben de başkasından duymuştum, yalanmış' dediler. 1.200 cep telefonunun faturası var dediler, bir tanesi bile çıkmadı. 'Gaziosmanpaşa Belediyesi’nde dolar bulduk' dediler, kasadan mühür çıktı; dolar görüntüleri TRT’nin yalanı çıktı.
Gittik Ordu’da, 'Dağ evinde para bulduk' dediler; 48 tek ruhsatlı silahın mermisi çıktı.
İddianame çıktı, millet sustu.Hani canlı yayın yapacaktık?
Canlı yayını konuşan yok, iddianameyi konuşan yok.
Ama terörist dediler, ajan dediler, birtakım ahlaksızlıkları söylediler; hepsi yalan çıktı.
Şimdi 9 Mart’ı bekliyoruz.
Dedikleri yolsuzluklardan tek birine kanıt çıkmadı.
Onun için buradan bir kez daha sesleniyoruz: 9 Mart’tan tezi yok o yargılama başlayacak. 'Yok, yetiştiremedik, Haziran’a kadar inşaatı sürecek, biz bir başka yere yer yapacağız, orada yargılayacağız' diyorsanız arkadaşlarımızı bırakacaksınız, tutuksuz yargılayacaksınız!"İMAMOĞLU: "ÜLKEMİZİN DÖRT BİR YANINDA HERKES BEREKETSİZLİKTEN ŞİKAYETÇİ"İmamoğlu, CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan kamuoyu Arcan tarafından okunan mektubunda şunları söyledi:“Güzel Kocaeli’nin, koca yürekli, güzel insanları… Kıymetli hanımefendiler, saygıdeğer beyefendiler, yiğit gençler, güler yüzlü çocuklar… Her birinizi saygıyla, sevgiyle, hasretle selamlıyorum, gönülden kucaklıyorum.
Bugün bir arada olmamıza vesilen olan, örgütümüzün güçlü iradesini temsil eden kıymetli il başkanım Erdem Arcan’a teşekkür ediyorum.
Ramazan ayımız mübarek olsun.
Ramazan’ın ruhumuzu sevgi, sabır ve hoşgörüyle doldurmasını temenni ediyorum.
Evlerinize, işlerinize bereket getirmesini diliyorum.
Maalesef ülkemizin dört bir yanında herkes bereketsizlikten şikayetçi.
Az kazanan da çok kazanan da o eski bereketli günleri arıyor.
Enerjisi tükenmiş, millete saygısı, sevgisi kalmamış bu iktidar, ülkenin bereketini kaçırıyor.
Adaletten, faziletten o kadar uzaklaştılar ki hiçbir işleri vatandaşın hayrına olmuyor.”"BEREKET KAPISININ İKİ ANAHTARI VARDIR: GAYRET VE ADALET"“Bereket kapısının iki anahtarı vardır: Gayret ve adalet.
Gayret göstermez, adaletli davranmazsanız, hiçbir işinizde bereket olmaz.
Gücünüz, zenginliğiniz size de başkasına da fayda getirmez.
İktidar, işte tam bu durumda.
Ülkenin sorunlarını çözmek için gayret gösterecek enerjisi de hevesi de kadrosu da kalmadı.
Milletten o kadar uzaklaştılar, kibir ve hırsa o kadar yenik düştüler ki; vicdanlarını, adalet duygularını tamamen kaybettiler.
Onlar, artık ülkenin sorunlarını çözmek için ‘iş başında’ değiller.
Onlar, sadece ‘iş peşindeler’.
Koltuklarını korumak için, kirli ve karanlık işler peşindeler.
Demokratik koşullar altında asla seçim kazanamayacaklarını bildikleri için, milletin iradesini baskı altına alarak, zorbalıkla istediklerini elde etmeye uğraşıyorlar.
Demokrasi tarihimizde, rakibiyle adil bir seçim yarışına girmekten bu kadar çok korkan başka bir siyasetçi yoktur.
Rakibini saf dışı etmek için, devletin tüm imkanlarını bu kadar çok istismar eden başka bir yöneticiyi görmedi bu ülke.”"VAKTİYLE SEN DE YARGILANDIN.
BİR GÜN BİLE TUTUKLANMADAN..."“Sosyal medya hesaplarımı, sesimi, görüntümü yasaklayan bu akıl, şimdi de beni zindanda tamamen tecrit etmeye uğraşıyor.
Yeni Adalet Bakanı, göreve başladığından beri, milletvekillerinin beni ziyaret etmesine izin vermiyorlar.
Sırf beni tecrit etmek maksadıyla, avukatların tutuklu müvekkillerini ziyaret etmesini zorlaştıracak düzenlemeler getirmeye çalışıyorlar. ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ dedikleri bu rejimde; bakanlar, devletin ve milletin değil, sadece bir şahsın bakanı konumundalar.
İşte bu ‘bir şahsın adalet bakanı’, beni ve arkadaşlarımı yargılama müsameresinde her türlü figüranlığı bizzat üstlenmiş durumda.
Bu yargılama müsameresini yazıp yöneten şahsa sesleniyorum: Vaktiyle sen de yargılandın.
Bir gün bile tutuklanmadan, bir sanık olarak, bütün haklarına riayet edilerek yargılandın.
Ne ailenle tehdit edildin ne milletvekilleriyle, avukatlarınla görüşmen engellendi.
O gün senin için hukukun gereği yerine getirildi.
Bugün, benim ve arkadaşlarım için hangi siyasi projenin, hangi koltuk hesabının gereği yerine getiriliyor?”“YOK SAYMAYA ÇALIŞTIKLARI O SANDIK KURULACAK VE…”“Sevgili kardeşlerim; hukuktan, demokrasiden uzaklaşan iktidarlar, milletten de uzaklaşırlar.
Çünkü hukuk ve demokrasi, milletin adalet ve hürriyetin teminatıdır.
Hukuk ve demokrasi, insanca yaşam ve güvenli gelecek garantisidir.
Millettin talebini duymazdan gelip, yok saymaya çalıştıkları o sandık kurulacak ve milletçe hukuka, demokrasiye, cumhuriyete sahip çıkacağız.
Türkiye, bir daha asla hakkını arayanların yargı yoluyla bastırılıp zulme uğratıldığı, baskıcı rejimlerden biri olmayacak.
Türkiye, bir daha asla gelir dağılımında utanç verici bir adaletsizliğin yaşandığı, merhametsiz rejimlerden biri olmayacak.
Hukukun ve demokrasinin teminatı altında, insanca ve hakça bir düzen kuracağız.
Milletçe huzura, refaha, mutluluğa hasretimiz bitecek.
Bu topraklarda artık sadece adalet ve hürriyet, bolluk ve bereket, birlik ve kardeşlik hüküm sürecek.
Her şey çok güzel olacak.
Ekrem İmamoğlu.
Silivri Zindanı.”Odatv.com