Haber Detayı

Türkiye Down Sendromu Derneği, BM Viyana Ofisi'nde ödüle layık görüldü
Güncel haberler.com
20/02/2026 20:54 (2 saat önce)

Türkiye Down Sendromu Derneği, BM Viyana Ofisi'nde ödüle layık görüldü

Türkiye Down Sendromu Derneği (TDSD), Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi'nde yapılan "Zero Project" konferansında 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından hayata geçirdiği "Geleceğe +1 Akademi" projesiyle Krizlere Müdahale kategorisinde ödüle layık görüldü.

Türkiye Down Sendromu Derneği (TDSD), Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi'nde yapılan "Zero Project" konferansında 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından hayata geçirdiği "Geleceğe +1 Akademi" projesiyle Krizlere Müdahale kategorisinde ödüle layık görüldü.BM Viyana Ofisi'nde, engelli haklarına ilişkin yenilikçi, etkili, ölçeklenebilir çözümleri dünyada yaygınlaştırmayı amaçlayan "Zero Project" konferansı yapıldı.İki gün süren konferans kapsamında TDSD, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin mağdurlarına yönelik başlattığı "Geleceğe +1 Akademi" projesiyle Krizlere Müdahale kategorisinde ödüle layık görüldü.TDSD Danışma Kurulu Üyesi Özgür Konuk, aldıkları ödül ve yaptıkları faaliyetlere ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Konuk, ödülün temelinde "sahada ölçeklenebilir çözüm üreten projelerin yaygınlaştırılması" anlayışının bulunduğunu dile getirerek, 6 Şubat depremlerinin ardından "Geleceğe +1 Akademi" projesinin, 11 ilde saha çalışmalarıyla başladığını, depremlerden en fazla etkilenen 4 ilde kurulan konteyner eğitim merkezleriyle iki yıl boyunca hizmet verdiklerini söyledi.Bu merkezlerde bölgesel ihtiyaçlara göre uzman ekiplerle çalıştıklarını aktaran Konuk, Adıyaman'da özel eğitimcilerle, İslahiye'de psikolojik danışmanlarla, İskenderun'da ise fizyoterapist ve özel eğitimcilerle faaliyet yürüttüklerini ifade etti.Konuk, kendisinin de hem yönetici hem sosyal çalışmacı olarak sahada aktif görev aldığını kaydetti.Yaklaşık 30 bine yakın kişiye doğrudan ya da dolaylı ulaştıklarını dile getiren Konuk, özel eğitim, psikolojik danışmanlık ve sosyal hizmet alanlarında destek sunduklarını, bununla birlikte yalnızca Down sendromlu bireylerle sınırlı kalmayıp tüm engel gruplarına ve gelişim gösteren çocuklara da hizmet vermeye çalıştıklarını aktardı.Konuk, afet ve acil durumlarda engellilik alanında hizmetlerin yalnızca belirli tanı gruplarına göre değil, ihtiyaç temelli yürütülmesi gerektiğini vurguladı."Konteyner merkezlerde ailelerin nefes alabilecekleri sosyal alanlar oluşturduk"Afet müdahalesinin aşamalı bir süreç gerektirdiğine dikkati çeken Konuk, ilk saatlerde eğitim ya da psikolojik destekten söz etmenin mümkün olmadığını belirtti.Konuk, depremin hemen ardından barınma, ısınma, gıda ve öz bakım gibi temel ihtiyaçlara odaklandıkları bilgisini vererek, farklı gelişen bireylerin afetlerde daha ağır ve travmatik süreçler yaşayabildiğini söyledi.Yaklaşık üç aylık süreçten sonra ise eğitim, psikolojik ve psikososyal destek ihtiyacının öne çıktığını ve buna yönelik bir süreç yönetimi izlediklerini aktaran Konuk, "İki yıl boyunca konteyner merkezlerde hem destek hizmetleri sunduk hem de ailelerin nefes alabilecekleri sosyal alanlar oluşturduk." diye konuştu."İsmimizle hitap eden ilk grup oldunuz"Ailelerden aldıkları geri bildirimlerin kendileri için son derece kıymetli olduğunu dile getiren Konuk, depremin ilk günlerinde 11 ildeki kayıtlı ailelerle iletişime geçtiklerini ve mesajlaşma uygulamalarında sohbet grupları oluşturarak "Nasılsınız?

Her şey yolunda mı?" sorusunu yönelttiklerini anlattı.Konuk, kitlesel yardım organizasyonlarının yürütüldüğü kriz ortamında bireysel temasın aileler üzerinde olumlu etki yarattığını belirterek, "Bize ismimizle hitap eden ilk grup olduğunuz için çok mutlu olduk." şeklinde geri bildirimler aldıklarını ifade etti.Merkezlerin zamanla yalnızca eğitim alanı değil, aynı zamanda sohbet edilen, kahve içilen, karşılıklı dertleşilen sosyal alanlara dönüştüğünü vurgulayan Konuk, bunun da ailelerin iyilik hali açısından önemli olduğunu söyledi.Dünya standartlarında çalışmalar üretiliyor2009'da kurulan Türkiye Down Sendromu Derneğinin hem ulusal hem uluslararası düzeyde faaliyet yürüttüğünü kaydeden Konuk, derneğin Türkiye'de çatı kuruluş konumunda olduğunu, aynı zamanda Avrupa Down Sendromlular Birliği Genel Başkan Yardımcılığı görevini sürdürdüğünü aktardı.Konuk, "Down sendromu konusunda özellikle eğitim ve sağlık noktasında, iş ve istihdam, bağımsız yaşam, öz savunuculuk gibi konularda dünya standartlarında çalışmaları hem Türkiye'de üretiyoruz hem de ürettiğimiz modelleri şu anda da burada olduğu gibi dünyaya da nasıl yapılır noktasında bir model oluşturuyoruz." dedi.Özgür Konuk, Down sendromlu bireylerin doğumdan yaşamın sonuna kadar tüm süreçlerinde ailelere, kurumlara ve akademiye rehberlik edecek kaynaklar üretmeye çalıştıklarına işaret etti.Engellilik perspektifinin afet yönetimi süreçlerine entegre edilmesiKonuk, afet ve acil durumlarda engellilik alanında atılan adımın önemli olduğunu ancak yeterli olmadığını belirterek, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının hizmet üretirken daha kapsayıcı bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini vurguladı.Tüm grupların hizmetlerden faydalanabileceği strateji ve eylem planlarının geliştirilmesi çağrısında bulunan Konuk, "Engellilik perspektifinin afet yönetimi süreçlerine sistematik biçimde entegre edilmesinin" önemine dikkati çekti.Konuk, Zero Project kapsamında alınan ödülün, Türkiye'de geliştirilen modelin uluslararası düzeyde görünürlük kazanması açısından da önemli olduğunu sözlerine ekledi.

İlgili Sitenin Haberleri