Haber Detayı
Sabri Ülker Vakfı’ndan Ramazan için bilimsel beslenme rehberi
Sabri Ülker Vakfı, Ramazan ayında sağlıklı beslenme için “sahurda denge, iftarda ölçü” çağrısında bulundu. Uzmanlara göre sahurun atlanmaması, dengeli öğün planlaması ve yeterli su tüketimi enerji seviyesini, metabolik dengeyi ve bağışıklık sistemini korumada kritik rol oynuyor.
Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, öğün saatlerini, vücudun enerji ve metabolizma dengesini etkiliyor.
Uzun süren açlık ve susuzluk döneminin ardından yapılan tercihler; kan şekeri dalgalanmalarından sindirim sorunlarına, halsizlikten kontrolsüz kilo artışına kadar pek çok sonuca yol açabiliyor.
Bu nedenle Ramazan’da nasıl beslendiğimiz her zamankinden daha fazla önem taşıyor.Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof.
Dr.
Zehra Büyüktuncer DemirelSabri Ülker Vakfı, bu döneme yönelik önerilerini “sahurda denge, iftarda ölçü” yaklaşımıyla özetliyor.
Vakfın Bilim Kurulu Üyesi Prof.
Dr.
Zehra Büyüktuncer Demirel’e göre, sahur ve iftarda yeterli, dengeli ve çeşitli öğünler oluşturmak hem enerji seviyesini korumak hem de metabolik dengeyi sürdürmek açısından kritik.Ramazan’da en sık yapılan hatalardan biri sahuru atlamak.
Oysa sahur, gün içindeki açlık ve susuzluk süresini daha kontrollü geçirmek için önemli bir fırsat.
Sahurda kaliteli protein kaynakları (yumurta, yoğurt, peynir), sağlıklı yağlar ve tam tahıllar gibi düşük glisemik indeksli besinler tercih edildiğinde tokluk süresi uzuyor, ani kan şekeri düşüşleri önlenebiliyor.İftar ise uzun süren açlığın ardından mideyi yormadan planlanmalı.
Uzmanlar, iftara su, hurma ve çorba gibi hafif seçeneklerle başlanmasını; ardından sebze yemekleri, sağlıklı protein kaynakları ve ölçülü karbonhidrat içeren dengeli bir ana öğüne geçilmesini öneriyor.
Bir anda aşırı ve hızlı tüketim, sindirim sistemi üzerinde gereksiz yük oluşturabiliyor.Sıvı tüketimi de ihmal edilmemeli.
İftar ile sahur arasında yaklaşık 2–2,5 litre su içilmesi öneriliyor.
Tatlı tercihinde ise şerbetli ve ağır hamur tatlıları yerine sütlü ya da meyveli tatlıların küçük porsiyonlarla tüketilmesi daha dengeli bir yaklaşım sunuyor.
Pişirme yöntemlerinde kızartma yerine haşlama, buğulama ve fırınlama gibi teknikler öne çıkıyor.Uzun süreli açlığın tek başına bağışıklığı zayıflatmadığını belirten Prof.
Dr.
Demirel, asıl riskin yetersiz ve dengesiz beslenme olduğunu vurguluyor.
Renkli sebze ve meyvelerle antioksidan alımını artırmak; yumurta, balık, kurubaklagiller ve yoğurt gibi protein kaynaklarına yer vermek; düzenli uyku ve hafif fiziksel aktiviteyi sürdürmek bu dönemde destekleyici bir rol oynuyor.Ramazan, beslenme düzeninin yeniden düşünülmesi için bir fırsat olabilir.
Küçük ama bilinçli tercihlerle hem ibadet sürecini hem de beden sağlığını dengede tutmak mümkün.
Önemli olan, sahurda dengeyi, iftarda ölçüyü korumak.Odatv.com