Haber Detayı

Bunu sakın yapmayın! Mide ve bağırsak sisteminiz zarar görebilir... İftardan sonra en az 1.5 – 2 saat kuralına dikkat
Aile hurriyet.com.tr
20/02/2026 08:29 (4 saat önce)

Bunu sakın yapmayın! Mide ve bağırsak sisteminiz zarar görebilir... İftardan sonra en az 1.5 – 2 saat kuralına dikkat

Ramazan’da uzun saatler süren açlığın ardından iftar yemeğinde midemize aniden ve hızlı bir şekilde yükleniyoruz. Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdaları soframızdan eksik etmiyoruz. İftardan kısa bir süre sonra da kendimizi kanepenin üzerinde uzanmış buluyoruz. Oruç tutmak aslında son derece sağlıklı olsa da, yaptığımız bu tür hatalar mide ve bağırsak sistemimize zarar verebiliyor.  Mide ağrısı, hazımsızlık, şişkinlik, reflü atakları ve safra sorunları, Ramazan’da en sık görülen sorunları oluşturuyor.

Gastroenteroloji Uzmanı Prof.

Dr.

Murat Saruç, oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Sahur, kan şekerinin gün boyu dengede kalmasını ve bu sayede insülin düzeyinde yükselme olmamasını sağlıyor.

Tüm gün oruç tutarken yetersiz beslenmemize bağlı hipoglisemiyi de önlüyor.

Sahur öğününün atlanması halinde birçok sağlık sorunu ortaya çıkabiliyor.

Sahur yapmamak uzun açlık süresini daha da uzatır ve bunun sonucunda; halsizlik, baş ağrısı ile ani tansiyon düşmelerine yol açabilir.

Ayrıca, mide asidi boş mideye daha uzun süre temas eder; bu durum gastrit ve reflüyü tetikler.

Uzun süren açlıktan sonra mide hareketleri yavaşlıyor ve sindirim enzimleri azalıyor.

Dolayısıyla, iftar öğününde bir anda fazla yemek midenin yükünü çok artırıyor, bunun sonucunda; şişkinlik, mide ağrısı, gastrit ve reflü  gibi sorunlar gelişiyor.

İftarda orucumuzu çorba, su ve hurma gibi hafif yiyecekler ile açmak, midemizi daha sonra yiyeceğimiz kalorili yiyeceklere hazırlar.

Ana yemeğe geçmeden 10–15 dakika beklemek de sindirimi ciddi şekilde rahatlatır.

İftar ile sahurda aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdalardan uzak durmanız da çok önemli.

Çünkü, Ramazan’da artan mide şikâyetlerinin ana nedenini bu beslenme alışkanlığı oluşturuyor.Bu tür yiyecekler mide boşalmasını geciktiriyor ve mide asidini artırıyor.

Sonuç olarak; hazımsızlık, yanma ve gece reflüsü  sıkça oluşabiliyor.

Ayrıca karaciğer ve safra kesesi de daha fazla zorlanıyor.

Tuzlu yiyecekler vücuttan su atılımını artırıyor ve susuzluğu şiddetlendiriyor.

Bu durum tansiyon düzensizliği, baş ağrısı ve ödemle sonuçlanıyor.

Sahurda salam, sucuk ve peynir gibi tuzlu yiyeceklerin fazla tüketilmeleri bu yüzden risklidir.

Ramazan’da sıvı dengesini korumak en az besin seçimi kadar önemlidir.

İftar ve sahur arasında yeterli su içmeniz çok önemli.

Çünkü, yetersiz sıvı alımı kabızlık, böbrek taşı ve tansiyon problemlerini artırıyor.

Ancak, bir anda fazla su içmek de mideyi geriyor, şişkinlik yapıyor ve elektrolit dengesini bozabiliyor.

Bu nedenle, su tüketimini iftar ile sahur arasına yaymanız gerekiyor.

Susuzluğunuzu gidermek için mutlaka 3-4 litre su içmelisiniz” şeklindeki tavsiyeler doğru değil.

Bu durum su zehirlenmesine yol açabiliyor.

Çay ve kahve ise su yerine geçmiyor, aksine sıvı kaybını artırabiliyor.

İftardan sonra hemen yatmak, mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırıyor.

Bu durum reflü, mide yanması ve boğazda acı su hissine neden oluyor.

Yemekten sonra en az 1,5–2 saat dik pozisyonda kalmak sindirimi destekler.

Özellikle mide problemi olanlar için bu kural oldukça önemlidir.

İlaç kullanım saatlerinin Ramazan’da mutlaka hekim önerisiyle yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

Hekime danışılmadan gelişigüzel yapılan saat değişikliği ilacın etkisini azaltıyor.

Ayrıca, varsa birlikte kullanılan diğer ilacın da etkisini azaltabilyor ya da artırabiliyor.

Örneğin, bu bir kan sulandırıcı ise kanamaya neden olabilir; tiroit ilacı ise tiroit yetersizliğine yol açabilir; ritim ilaçları ise bulantı-kusma, karın ağrısı, çarpıntı ve baş ağrısı gibi sorunlar oluşturabilir.

Özellikle mide koruyucuların mutlaka aç karnına alınmaları gerekiyor.

Aksi halde bu ilaçların vücuttaki etkileri yeterli seviyeye ulaşmayacak, reflüye bağlı yemek borusu ülserleri oluşabilecek, mide koruyucu özelliği kaybolacağı için mide kanamaları ortaya çıkabilecektir.

Tamamen hareketsiz kalmak kabızlık ve kilo artışını tetikliyor.

Dolayısıyla, egzersizleri her gün alışkanlık haline getirmek, sağlığımız için çok nemli.

Ancak, aç karnına yapılan ağır egzersizler bayılmaya ve kas yıkımına neden olabiliyor.

İftardan 1–2 saat sonra yapılan hafif yürüyüşler ise sindirimi hızlandırıyor ve kan şekerini dengeliyor.

İlgili Sitenin Haberleri