Haber Detayı
Asıl canavar kim?: Sadece 27 yılda yok ettiğimiz "deniz canavarı"
Sibirya kıyılarında ilk görüldüklerinde korku salan devasa canlılar, aslında sadece yosun yiyen savunmasız bir türe aitti. Ama insanlardan korkmamaları en büyük hataları oldu; soylarını tüketmemiz sadece 27 yıl sürdü!
Okyanusların derinliklerinde bir zamanlar balıkçı tekneleriyle yarışacak boyutta, devasa ama bir o kadar da barışçıl canlılar yaşıyordu. "Steller deniz ineği" olarak bilinen bu dev memeliler, yosun ormanlarının arasında huzurla süzülen görkemli varlıklardı.Ancak insanlığın bu türü keşfetmesi, ne yazık ki onların sonunu getirdi. 1741 yılında biyolog Georg Wilhelm Steller tarafından ilk kez kayda geçirilen bu canlılar, modern dünyayla tanıştıktan sadece 27 yıl sonra tamamen yok oldu.
Bu olay, insan eliyle nesli tüketilen ilk deniz memelisi vakası olarak da kayıtlara geçti.Yaklaşık 10 metre uzunluğa ve 10 ton ağırlığa ulaşabilen bu canlıların kalıntıları, Sibirya kıyılarında ilk bulunduğunda deniz canavarı sanıldı.
Gerçekte ise onlar sadece yosunla beslenen ve insanlardan kaçmayan uysal devlerdi.
Vücutlarını saran 23 santimetrelik kalın yağ tabakası, dondurucu Bering Denizi'nde hayatta kalmalarını sağlıyordu.
Fakat bu özellik, dondurucu sularda yol alan denizciler için onları iştah kabartan devasa birer besin deposu haline getirdi.Bir ekosistemin zincirleme çöküşüDeniz ineklerinin yok oluşu sadece doğrudan avcılıkla sınırlı kalmadı; arka planda çok daha karmaşık bir doğa felaketi yaşandı.
O dönemde insanlar kürkleri için deniz samurlarını kontrolsüzce avlayınca, bölgedeki dengeler altüst oldu.
Samurlar azalınca, onların avladığı deniz kestanelerinin sayısı bir anda patladı.
Bu kontrolsüz artış, deniz kestanelerinin dev yosun ormanlarını hızla tüketmesine yol açtı.
Deniz ineklerinin temel besin kaynağı olan bu ormanlar yok olunca, uysal devler hem açlıkla hem de insan avıyla aynı anda mücadele etmek zorunda kaldı.Yapılan bilimsel çalışmalar, bu canlıların doğanın kendini yenileyebileceği limitin tam yedi katı hızla avlandığını ortaya koyuyor.
Henüz sanayi devrimi bile yaşanmamışken, küçük avcı gruplarının böylesine büyük bir türü yeryüzünden silebilmesi insanın doğa üzerindeki etkisini acı bir şekilde gösteriyor.Deniz inekleri yavaş hareket ediyor, suyun altına tamamen dalamıyor ve en kötüsü, insanlardan korkmuyorlardı.
Bu savunmasızlıkları onları kolay hedef haline getirdi.
Bugün o devlerden geriye sadece manatiler gibi benzer zorluklarla yaşayan akrabaları kaldı. 2025 yılında Florida'da rekor sayıda manatinin bir araya gelmesi ise geçmişteki bu büyük kaybın ardından doğayı koruma çabalarımız için küçük bir teselli sayılabilir.