Haber Detayı

Özel’den Boğaziçi’ne destek ziyareti: Öğrenci kartlarıyla poz verdiler!
Gündem ekonomim.com
19/02/2026 18:23 (4 saat önce)

Özel’den Boğaziçi’ne destek ziyareti: Öğrenci kartlarıyla poz verdiler!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Boğaziçi Üniversitesi’ni ziyaret ederek akademisyenlerin nöbetine destek verdi. Özel “Erdoğan, burada soruları yanıtlayacak, eleştirileri dinleyecek bir cumhurbaşkanı olamadı” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Boğaziçi Üniversitesi’ni ziyaret etti.

Güney Kampüs’te akademisyenlerin bin 261’inci kez gerçekleştirdikleri rektörlüğe sırt dönme nöbetine destek veren Özel, öğrencilerle sohbet etti.

Merdivenlere oturarak kendisine sorulan soruları dinleyen Özel, not aldıktan sonra, tüm sorulara topluca yanıt verdi.

Boğaziçi Üniversitesi’ne destek için ikinci kez geldiğini belirten Özel, şunları söyledi: "Geçen hafta yapılan işten sonra herkesin gözünün içine bir tuhaf duygu var.

Bir yandan hâlâ umut var, sımsıcak bakışlar falan var ama bir yandan bir travma var.

Evinize izinsiz biri girip çıktığında, hırsız girip çıktığında o travma bir süre sürer.

Bugün gözlerde sözlerde o travmayı görüyorum.

Çok acı bir şey, kaçıncı kişi şunu söylüyor, ‘Mahallemizi kapatmadığınız için, trafiği kesmediğiniz için, bizi dışarı atmadığınız için teşekkürler’.

Çünkü tenezzül meselesidir bu maalesef.

Siyasette ve ülke yönetirken yetkileriniz dahilinde her şeye gücünüz yeter ama her şeyi yapamazsınız.

Bunun önünde etik, ahlâki bariyerler vardır.

Bunu aşma işine güç değil, tenezzül derim ben.

Tenezzül meselesi bu.

Yoksa Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetmiş ve yönetecek her cumhurbaşkanının burayı dümdüz edip, boşaltıp gelip burada isterse 10 bin kişiyle bir şey yapacak gücü var ama bunu zorla yapmak buna tenezzül etmektir.

Bunu rızayla yapamıyorsan da bu kendi durumunu itiraf etmektir.

Buraya rıza gösterilerek girebilecek ve buradaki öğrencilerle sohbet edebilecek, sorularını yanıtlayacak, varsa eleştirilerini dinleyecek bir cumhurbaşkanı olamadı Erdoğan.

Olmadığının da ispatı o. “Akın Gürlek hukukçu değil, siyasidir” Ben Erdoğan’la yaşadığımız süreçlerde en çok son dönemde onu görüyorum.

Mesela Akın Gürlek’in Adalet Bakanı ataması.

Yapabilir misin, yaparsın.

Vallahi benim açımdan çok iyi geldi.

Ben 90 eylemdir bunu anlatmaya çalışıyorum.

Akın Gürlek dediğiniz kişi bir hukukçu değildir, bir siyasidir.

Bu işte yapılan bütün işler siyasidir.

Türkiye’nin bir sonraki cumhurbaşkanına darbedir mevcut cumhurbaşkanı tarafından.

Türkiye’nin bir sonraki hükümetine, iktidarına darbedir.

Yani fütüristik bir darbe.

Darbeler normalde mevcut hükümete yapılır.

Şimdi mevcut hükümet, geleceğin hükümetine; mevcut cumhurbaşkanı, geleceğin cumhurbaşkanına darbe yapmaya çalışıyor.

Yapılan işlerin tamamının siyasi olduğunu o atama ispatladı.

Altına imza attı Erdoğan.

Benim dilim o kadar dönmüyor, onun imzası kadar.

Buraya yaptığı ziyaret de buraya normal bir şekilde gelememek, denememek bile...

Dene de protesto edilirsen belki de bazıları sana hak verir ama onu denemedi bile yani.

Geldi, burayı adeta işgal etti.

Buranın öğrencilerini, öğretim görevlilerini, akademisyenleri, mezunları buradan deport etti. “Kendi gençlik kollarıyla burada fotoğraf çektirdi” Kendi yanındaki gençlik kollarıyla birlikte aldı, buraya geldi, burada bir fotoğraf çektirdi.

Neyin fotoğrafı; istilanın, işgalin fotoğrafı.

Bence bu çok kıymetli bir şey.

Tam da herkese şunu gösteriyor.

Bunu A Haber, ‘Erdoğan, Boğaziçi’nde kabul gördü, karanfillerle karşılaştı, karşılandı’ falan diye veriyordur diyor ya, doğrunun ve hakikatin öyle bir gücü var ki hiç kimse meselenin öyle olduğuna inanmıyor artık.

Yaptığı iş o kadar böyle aslında soyut bir ziyaret ki sadece dekoru kullanıyor.

İçinde insan olmadıktan, duygu olmadıktan ve bir rıza olmadıktan sonra gelsen ne olur, yapsan ne olur?

O açıdan bu sıcak karşılamanıza, iyi duygularınıza çok teşekkür ediyorum ama ülkenin içinde bulunduğu durumun esas resmi şu.

Normal olan teşekkür alıyor.

Böyle gelinir, böyle gelmesi lazım.

O anormal durum, normali teşekkür edilen, sevinilen, arkadaşlar diyor ki işte ‘Nihayet bizim de yüzümüz güldü’ falan...

Normalde burada yüzler güler ve kendi kendine gülüşen, konuşan, yaşayan insanlar vardır burada.

Siz gelip burada böyle şeyler yapmazsınız ama maalesef anormalle normal yer değiştirdi.

Herhalde Boğaziçi için de Türkiye için de en büyük hedefimiz yine normali normal kılmak olacak.

Olmaması gereken şeyleri yapmamak ve normali yeniden normalleştirmek bu Boğaziçi için yapacağımız en iyi şey." “Burada Katarlıları istiyor olabilirler” Öğrencilerin yurt ve barınma sorununa da dikkati çeken Özel, şunları dile getirdi: "Yurt ve barınma sorunuyla ilgili biz çok genel olarak zaten diyoruz ki her türlü inşaatta bu kadar iştahlı olup da Türkiye’de üniversite öğrencilerinin barınma sorununu çözmemiş iktidarın kararı siyasidir.

Bu cemaatler için yapılan, öğrencileri muhtaç etmek için yapılan bir tercih.

Bizim ilk bir yılda yapacağımız ilk üniversite öğrencilerinin barınma sorununu çözmek hatta ilk bir yıl içinde arkadaşların çok yaratıcı önerileri var.

Mesela bütün kulüpleri boşaltıyorlar falan ama anlaşılan burada artık Boğaziçili istemiyorlar.

Bir karar vermiş olabilirler.

Buna karşı çok dikkatli olmak lazım.

Burada Katarlıları istiyor olabilirler.

Birleşik Arap Emirlikleri’ne söz vermiş olabilirler.

Ben bu kadar güzel bir yerde aklında ne işi var Boğaziçililerin?

Burası bana lazım hissiyatının hayata geçirildiğini, burada yapılan her şeyin bir genel stratejinin parçası olduğunu düşünüyorum.

Galiba şöyle bir şey olacak.

Hani bu son seçimi meselesine bir şey söyleyeceğim ama bence bir seçim yaşanacak.

O seçim referandum niteliğinde olacak.

Otokrasi mi, demokrasi mi...

Atılan her oy başka bir manaya gelecek.

Mesela Boğaziçi Üniversitesi devam mı etsin, yoksa Katarlılara verilsin ve burada başka Katarlıların bir sarayı mı olsun falan...

Görünen o ki o sandığa herkes hem ülke adına bir ortak bütünleşik demokrasi demokrasi ümidiyle hem de birer birer kendi hayatlarına bundan sonra yapılacak ya da yapılan saldırıların devamı ya da durması için oy kullanıyor olacak.” “Sandığın olmama ihtimalini hiç düşünmemek lazım” Öğrencilerin “seçim sandığı” endişelerine ilişkin de Özel, şöyle konuştu: "Bence sandığa kavuşacağız.

Bu ülkede bir daha seçim olmaz diye düşünürsek olmaz.

Olur da şöyle olur. ‘Bu ülkede bir daha seçim olmaz.

Kazansa da kaybetse de bu teslim etmez.

Öyle olur, böyle olur’ algısı yayılırsa bunun yayıldığı ülkelerde de seçim oluyor.

Katılım oranı yüzde 40 oluyor.

Onun militanları yüzde 90 katılıyor.

Katılmayanlar umutsuz yurttaşlar oluyorlar ve o umutsuzlukta adam bambaşka bir meşruiyet alıyor.

Bir kere bizim sandığın olmama ihtimalini hiç düşünmemek ve onu şu hâle sokmak lazım.

Ben söyledim onu daha önce.

Özgür Başkan da (Çelik) ‘Biz toplanıyoruz ve dağılıyoruz.

Sandık var diye dağılıyoruz.

Sandık yoksa dağılmayız’ dedi.

Bu kadar net söyledik.

Bu meydanları bir daha dağılmamak üzere toplarız.

Sandığın gerçekten olmadığı bir şey zaten dünya düzeninde sürdürülebilir değil.

Onları ayakta tutan elitlerin de zenginlerin de onların ayakta tuttuğu herkesin de dünyada bir demokratik meşruiyete ihtiyacı var." Öğrenci kartlarıyla fotoğraf çektirdi Özel, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilip gözaltına alınmasının yıl dönümünde, 18 Mart'ı 19 Mart’a bağlayan gece büyük bir miting yapacaklarını belirterek, katılım çağrısı yaptı.

Erdoğan’ın AK Parti Gençlik Kolları üyeleri ile üniversitede fotoğraf çektirmesine dikkati çeken Özel, sohbetin ardından beraberindeki öğrencilerle ve ellerindeki kartlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Özel, başka kampüse taşınan Müzik Kulübü kapısında da öğrencilerin bir eserini dinledi.

İlgili Sitenin Haberleri