Haber Detayı

Diyanet’ten 20 Şubat Cuma Hutbesi: Ramazan, cami ve hayat arasındaki kopmaz bağ
Viral liste ahaber.com.tr
19/02/2026 18:20 (2 saat önce)

Diyanet’ten 20 Şubat Cuma Hutbesi: Ramazan, cami ve hayat arasındaki kopmaz bağ

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 20 Şubat tarihli Cuma hutbesinde Ramazan ayının manevi iklimi, camilerin hayatın merkezindeki yeri ve namazın kulluk bilincini diri tutan yönü ele alındı. Hutbede birlik, kardeşlik ve cami merkezli hayat anlayışına güçlü vurgu yapıldı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 20 Şubat tarihli Cuma hutbesinde Ramazan ayının manevi iklimi, camilerin hayatın merkezindeki yeri ve namazın kulluk bilincini diri tutan yönü ele alındı.

Hutbede birlik, kardeşlik ve cami merkezli hayat anlayışına güçlü vurgu yapıldı.

Türkiye genelindeki camilerde okunacak olan 20 Şubat tarihli Cuma hutbesinde, 'Ramazan, Cami ve Hayat' başlığı öne çıktı.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan hutbede, Ramazan ayının rahmet ve mağfiret iklimine dikkat çekildi.

Müminlerin camilerle bağını güçlendirmesi gerektiği vurgulandı. 🌙 RAMAZAN: MANEVİ BİR MEKTEP Hutbede, Ramazan ayının sadece oruç ibadetinden ibaret olmadığı belirtildi.

Bu müstesna zaman diliminin, insanın iç dünyasını onaran bir mektep olduğu ifade edildi.

Ramazan'ın; rahmet, bereket ve mağfiret ayı olduğu hatırlatıldı.

Müminlerin bu ayda Rabbine, ailesine ve çevresine karşı sorumluluklarını yeniden gözden geçirmesi gerektiği kaydedildi.

ESMA-ÜL HÜSNA VE ANLAMLARI İÇİN TIKLAYINIZ 🕌 CAMİLER HAYATIN MERKEZİNDE Hutbede camilerin İslam medeniyetindeki yerine özel bir başlık açıldı.

Camilerin yalnızca ibadet edilen mekanlar olmadığı vurgulandı.

Aynı zamanda birlik, beraberlik ve kardeşliğin inşa edildiği kutsal mekanlar olduğu ifade edildi.

Peygamber Efendimiz'in (s.a.s) şu hadisine yer verildi: 'Camiler, beldelerin Allah'a en sevimli olan mekânlarıdır.' 📖 AYETLE MESAJ: CAMİLERİ İMAR EDERLER Hutbede Kur'an-ı Kerim'den de ayete yer verildi.

Tevbe Suresi'nin 18. ayeti olduğu belirtilerek şu ilahi beyan hatırlatıldı: 'Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazını kılan, zekâtını veren ve yalnız Allah'tan sakınan kimseler imar ederler.

İşte bunların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.' (Tevbe, 9/18) EL-MÜ'MİN 🤝 MODERN HAYAT VE MANEVİ BOŞLUK Diyanet, hutbede günümüz toplumuna da dikkat çekti.

Aile bağlarının zayıfladığına, komşuluk ilişkilerinin zedelendiğine işaret edildi.

İnsanların kalabalıklar içinde yalnızlaştığı ifade edildi.

Dünya nimetlerine aşırı yönelmenin maneviyattan uzaklaştırdığı belirtildi.

Bu sıkıntıların çözümünün, cami ile hayat arasındaki bağı yeniden güçlendirmekten geçtiği vurgulandı. 🚶‍♂️ CAMİYE ATILAN HER ADIM SEVAP Hutbe, Sevgili Peygamberimiz'in (s.a.s) şu müjdesiyle tamamlandı: 'Bir kimse camiye gitme niyetiyle evinden çıktığında, attığı bir adımı için kendisine bir sevap yazılır, diğer adımı için de kendisinden bir günah silinir.' ER-RAHMAN Diyanet, Ramazan ayının manevi atmosferinden daha fazla istifade edilmesi çağrısında bulundu.

Çocukların hafızasında güzel Ramazan hatıraları bırakmanın önemine dikkat çekildi.

Namazın vaktin merkezine, caminin ise hayatın merkezine yerleştirilmesi gerektiği ifade edildi.

Hutbede verilen mesaj nettir: Ramazan, cami ve hayat birbirinden ayrı düşünülemez.

Manevi diriliş, ancak bu bağ güçlendiğinde mümkündür. 20 ŞUBAT CUMA HUTBESİ TAM METNİ RAMAZAN, CAMİ VE HAYAT Muhterem Müslümanlar!

Cenâb-ı Hakk'a sonsuz hamd ve sena olsun ki, on bir ayın sultanı Ramazan-ı şerife kavuştuk.

Ramazan-ı şerif; Yüce Rabbimizin rahmet ve mağfiretinin üzerimize sağanak sağanak yağdığı, bereket ve inayetinin evlerimizden sokaklara taştığı müstesna bir zaman dilimidir.

Günlük koşuşturma içinde yıpranan iç dünyamızı onaran, hayatımıza anlam katan bir mekteptir.

Ramazan-ı şerif; gönüllerimize inşirah vermek, kulluğumuzu sırat-ı müstakim üzere tahkim etmek için bizlere sunulmuş büyük bir nimettir.

Rabbimize, ailemize ve çevremize karşı sorumluluklarımızı hatırlatmak için bizlere bahşedilen kıymetli bir hazinedir.

Aziz Müminler!

Ramazan-ı şerif, bizlere, birçok kazanım sunduğu gibi camilerle aramızdaki bağı yeniden tesis etmek, kuvvetlendirmek ve geliştirmek için de nice fırsat sunmaktadır.

Ramazan-ı şerif; ezanları, mukabeleleri, ilim halkaları, teravihleri ve avlusunda kurulan iftar sofralarıyla cami merkezli bir hayatı inşa ve ihya etmemize vesile olmaktadır.

Zira camiler; medeniyetimizin beşiği, şehirlerimizin kalbidir.

Camiler; imanı ahlakla, ibadeti bilinçle, bilgiyi hikmetle, kulluğu sorumlulukla yoğuran mukaddes yerlerdir.

Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in buyurduğu üzere, 'Camiler, beldelerin Allah'a en sevimli olan mekânlarıdır.' Değerli Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır: 'Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazını kılan, zekâtını veren ve yalnız Allah'tan sakınan kimseler imar ederler.

İşte bunların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.' Camileri imar etmek, sadece onları inşa etmek değildir.

Camileri imar etmek; aynı safta omuz omuza huzura varabilmektir.

Camilerin kubbeleri altında, minarelerin gölgesinde birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruna erebilmektir.

Kıymetli Müminler!

Aile bağlarının zayıfladığı, akraba ve komşuluk ilişkilerinin tükenme noktasına geldiği bir çağda yaşıyoruz.

İnsan, günden güne yalnızlaşmakta, kalabalıklar içinde kimsesiz kalmaktadır.

Dünya nimetlerine aşırı meyletmenin yol açtığı huzursuzluk, kişinin; hayatı dünyadan ibaret görmesine, maneviyattan uzaklaşmasına sebep olmaktadır.

Yaşadığımız bütün bu sıkıntıların çaresi ise; cami ile hayat arasındaki bağı güçlendirmekten, İslam'ın evrensel hakikatlerini, bizi biz yapan değerleri yeniden gündemimize taşımaktan geçmektedir.

Aziz Müslümanlar!

Ramazan-ı şerifin huzur veren manevî havasından daha fazla istifade edebilirsek özümüze dönebilir, kulluk şuurumuzu canlı tutabiliriz.

Çocuklarımızın zihin ve gönül dünyalarında Ramazan ayına dair güzel hatıralar biriktirebilirsek geleceğe güvenle bakmalarına yardımcı olabiliriz.

Vaktin merkezine namazı, hayatın merkezine camiyi yerleştirebilirsek dünya ve ahiret saadetini elde edebiliriz.

Hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)'in şu müjdesiyle bitiriyoruz: 'Bir kimse camiye gitme niyetiyle evinden çıktığında, attığı bir adımı için kendisine bir sevap yazılır, diğer adımı için de kendisinden bir günah silinir.'

İlgili Sitenin Haberleri