Haber Detayı

Dem Partili Beştaş: Beslenme ve Temel İhtiyaçları Karşılanamadığı İçin Ailelerinin Yanından Alınma Riski O...
Güncel haberler.com
19/02/2026 16:27 (5 saat önce)

Dem Partili Beştaş: Beslenme ve Temel İhtiyaçları Karşılanamadığı İçin Ailelerinin Yanından Alınma Riski O...

DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, beslenme başta olmak üzere temel ihtiyaçları karşılanamadığı için ailelerinin yanından alınma riski olan çocuk sayısının 182 bin 997'ye ulaştığını belirterek, "Sosyal devlet bu şekilde aslında iflas etmiş oluyor" dedi. Yargıtay'ın kanser hastası emeklilerin akıllı ilaç ödemesinin SGK için zorunluluk olmadığına hükmettiğini belirten Beştaş, "Bu devletin büyük utancıdır. Akıllı ilaçlarda, protezler de, gözlükler de devletin emeklisine bir teşekkür borcudur aslında ve tabii ki bedelsiz ödenmelidir" diye konuştu.

(TBMM) - DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, beslenme başta olmak üzere temel ihtiyaçları karşılanamadığı için ailelerinin yanından alınma riski olan çocuk sayısının 182 bin 997'ye ulaştığını belirterek, "Sosyal devlet bu şekilde aslında iflas etmiş oluyor" dedi.

Yargıtay'ın kanser hastası emeklilerin akıllı ilaç ödemesinin SGK için zorunluluk olmadığına hükmettiğini belirten Beştaş, "Bu devletin büyük utancıdır.

Akıllı ilaçlarda, protezler de, gözlükler de devletin emeklisine bir teşekkür borcudur aslında ve tabii ki bedelsiz ödenmelidir" diye konuştu.DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, ülke ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Türkiye'nin bugün sadece enflasyon sarmalıyla değil, toplumun en savunmasız kesimlerini hedef alan sistematik bir yoksullaşma ve mülksüzleştirme süreciyle karşı karşıya olduğunu belirten Beştaş, "Ekonomi kağıt üzerindeki büyüme rakamlarından ibaret değildir.

Bunu her fırsatta hepimiz her yerde ifade etmeye devam ediyoruz.

Bir toplumun vicdanı, kaynağını kime ve nasıl dağıttığıyla ölçülebilir.

Bugün çocukların boş beslenme çantaları, gençlerin sokakta kalma korkusu ve emeklilerin sosyal ölümü mevcut iktisadi tercihlerin bir sonucudur.

Beşikten mezara uzanan bu yoksulluk sarmalığı maalesef toplumun temel direklerini de çürütmektedir" diye konuştu. "Resmi verilere göre ailesinin yanında en temel ihtiyaçları dahi karşılanamayan çocuklar var" Çocuk yoksulluğuna dair bazı verilere değinen Danış Beştaş, "2025 yılı verileri yoksulluğun artık geçici bir geçim sıkıntısı olmaktan çıkıp çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimini engelleyen yapısal şiddet haline geldiğini gösteriyor.

Resmi verilere göre ailesinin yanında en temel ihtiyaçları dahi karşılanamayan çocuklar var ve bu nedenle ailelerinin yanında oldukları halde yanlarından alınma riski olan çocuklar var ve bu çocuk sayısı 182 bin 997'ye ulaşmış vaziyette.

Düşünün bir ülkede aileler çocuklarıyla birlikte yaşayamıyor.

Çocukların kendilerinden alınma riski var.

Neden?

Çünkü çocukların en temel beslenme ve diğer ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda.

Sosyal devlet bu şekilde aslında iflas etmiş oluyor.

Bunun en somut göstergesi çocukların içinde bulunduğu tablodur" dedi.Danış Beştaş, protein ve vitamin eksikliğinin çocuklarda çok ciddi sıkıntılara sebep olduğunu belirterek, "Öncelikle bilişsel gelişim geriliği yaratıyor.

Odaklanma süresi kısalıyor ve öğrenmekte çocuklar güçlük çekiyorlar.

Akademik olarak başarısızlığa uğruyorlar.

Aç kalmış derse giren çocuğun akranlarıyla eşit yarışması söz konusu bile olamaz.

Ayrıca bu akabinde psikososyal şiddeti de doğuruyor ve çocuklar yetersiz beslendiğinde çocuklarda artan kaygı düzeyi şiddet eğilimini doğuruyor ve içinde bulunduğumuz aslında sosyal devletin iflasının en önemli göstergelerinden bir tanesi de bu olmaktadır.

Bu nedenle devlet okullarında bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek verilmesi sadece bir sosyal yardım olarak değerlendirilemez.

Bu aynı zamanda anayasal bir zorunluluktur.

Bugün 2.5 milyon hanenin elektrik faturasını ödeyemediğini verilerle biliyoruz.

O evlerden çıkan çocuklar yemek bulamıyor" ifadelerini kullandı. "Emeklilik sağlığını bu ülkenin kalkınmasına verme karşılığında kazandığı bir haktır" Emeklilerin "sosyal ölüm" yaşadığına dikkat çeken Danış Beştaş, şunları kaydetti:"Emeklilik tabii ki bir lütuf değil, bir haktır ve bir ömrünü gençliğini, sağlığını bu ülkenin kalkınmasına verme karşılığında kazandığı bir haktır.

Emeğiyle bunu kazanıyor fakat bugün emekliler bütçede bir delik veya sırtında bir yük olarak değerlendirilmektedir.

Bu süslü cümleler emeklilik yılı müjdeleriyle kapatılmak isteniyor.

Koca bir çınar ordusunun maruz kaldığı sosyal ölümü ifade etmek zorundayız.

Bununla mücadele etmek zorundayız.

Diğer yandan tabii ki emeklilik ne demek?

Huzurla dinlenme hakkı demek ama burada bir dinlenme durumunda olmadığını emeklilerin biliyoruz.

En düşük emekli maaşını 20 bin lira yaptılar diye büyük büyük sözlerle övünenlere söylüyoruz.

Bu zam piyasanızın refahı mı?

PR'ınızın refahı mı?

Yoksa sosyal ölüm fermanı mı?

Bizce bu sosyal ölüm fermanıdır ve 20 bin lira sadece ve sadece hayatta kalma illüzyonu olabilir.

Başka da bir izahı yoktur.

Bunu özellikle yürütmedeki ve bu imzaları atanlara soruyoruz.

Hakikaten hangi dünyada yaşıyorlar?

Bilmiyoruz.

Türkiye'de mi yaşıyorlar?

Norveç'te mi, İsveç'te mi yoksa ileri düzeyde sosyal sorunlarını, ekonomik sorunlarını çözen müreffeh ülkelerden mi söz ediyorlar?

Bir etraflarına bakmalarını öneriyoruz.

Kira fiyatı Hayatlarının ne kadar yüksek olduğunu, mutfağın yangın yerine döndüğünü, faturaların el yaktığı bir Türkiye'de 20 bin lira ne anlama geliyor?

Bu para emekliye sadece beş gün yeter." "Yargıtay, kanser hastası emeklilerimiz için hayati olan akıllı ilaç ödemesinin SGK için bir zorunluluk olmadığı hükmetti" Peki sonraki 25 gün emekliler ne yapacaklar?

Evet, sizin cevabınız belli.

Parklardaki banklarda oturun.

Kahvehanelerde bir bardak çayla zaman öldürün.

Torununuzun gözüne bakamayın.

Hayattan kopun ve görünmez olun.

Aslında emekliliğe önerilenler bunlardır.

Sosyal devletin son kırıntıları da elimizden alınıyor ve çok ilginç, çok dehşet verici bir karar var elimde.

Yargıtay kan donduran bir karar verdi.

Kanser hastası emeklilerimiz için hayati olan akıllı ilaç ödemesinin SGK için bir zorunluluk olmadığı hükmetti.

Bu karar hukukun değil, vicdansızlığın kararı olabilir ancak hiçbir sınırlama olmaksızın ilaç bedelinin ödenmesi kamu kaynaklılarının sınırlığı gözetildiğinde SGK'nın tüm hastaları eşit olarak hastalara sunması gereken sağlık hizmetinin finansmanının sağlanması olanağını ortadan kaldıracağı açıktır.

Bunu yüksek bir yargı merciyi söylüyor ve bu karar bağlayıcı, kesinleşmiş bir karar.

Emekliye 'ölebilirsiniz ama biz sizin ilaçlarınızı karşılamayacağız', bunu bir yargı merciyi kararı olarak önümüze koyuyorlar.

Diğer meali de yıllarca prim ödedin, bu ülkeye hizmet ettin ama şimdi hastalandın.

Paran varsa yaşa, paran yoksa ölüme terk edildin.

Biz bu ölüm fermanını asla kabul etmiyoruz.

Tam ve ücretsiz sağlık hakkı aslında anayasa gereğidir ve bu ilaç farkları yüzünden ilacından vazgeçen emekliler olduğunu, milyonlar olduğunu gayet iyi biliyoruz.

Bu devletin büyük utancıdır.

Akıllı ilaçlarda, protezler de, gözlükler de devletin emeklisine bir teşekkür borcudur aslında ve tabii ki bedelsiz ödenmelidir."

İlgili Sitenin Haberleri