Haber Detayı
Epstein mağduru anlattı: Epstein'in Topkapı planı neydi?
Reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla tutuklu bulunduğu cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’in mağdurlarından Rina Oh, Epstein’in istismar sisteminin arka planını, “harem” oluşturma planlarını ve Topkapı Sarayı’na duyduğu ilgiyi anlattı.
Artı Gerçek’e konuşan Jeffrey Epstein mağdurlarından Rina Oh, Milliyet’ten Pırıl Cennet’e yaptığı açıklamada, Epstein ile eski model ve oyuncu bir arkadaşı sayesinde tanıştığını belirtti.
Oh, Epstein’in sanat koleksiyonculuğu yaptığını duyduktan sonra kendisiyle tanışma fırsatı bulduğunu ifade etti. 'HAREM PLANI' Rina Oh, Epstein’in sıklıkla kendisine dile getirdiği bir 'Harem Planı' olduğunu söyleyerek, şunları söyledi: "Sultan, harem ve saray gibi kavramlardan bahsediyordu.
Dünyayı bu çerçevede görmem için beni tamamen bu düşünce sistemine inandırmaya çalıştı.
Bu fikir hoşuma gitmiyordu: Ben ise sadece onun ayrıntılı ve uzun planlarını dinliyordum.
Bunu, aramızda geçen entelektüel ve kültürel bir sohbet konusu sanıyordum.
Bu kadar ciddi olduğunu düşünmemiştim.
Daha sonra ne kadar ciddi olduğunu bana gösterdi" 'TOPKAPI SARAYI'NA TAKINTILIYDI' Epstein'in Türkiye'den sık sık söz ettiğinin altını çizen Rina Oh, şöyle konuştu: "Osmanlı İmparatorluğu’na takıntılıydı ve sürekli bundan bahsediyordu.
Benden Osmanlı İmparatorluğu haremiyle ilgili tüm tabloları, mimari yapıları, sarayları ve haremdeki kadınlar tarafından yazılmış anlatıları incelememi istedi.
Son dönemde harem hakkında başka kitaplar da okudum ancak hiçbiri bana okumam için verdiği o iki kitaptaki bazı ayrıntılara değinmiyor.
Topkapı Sarayı’na takıntılıydı ve mimarisini, kültürünü ve tarihini ayrıntılı biçimde incelememi istiyordu" 'BENİ SULTAN'IN BİRÇOK İŞİNDEN BİRİ OLMAM VE ÇOCUK DOĞURMAM İÇİN YÖNLENDİRDİ' Epstein’in kendisinden en başından beri çocuk sahibi olmak istediğini dile getiren Rina Oh, "Bana hayatımın geri kalanında bir ev, çalışanlar, para ve ihtiyacım olan her şeyle ilgilenileceğini söyledi.
Harem içinde sistemin böyle işlediğini anlatıyordu.
Beni, Sultan’ın birçok eşinden biri olmam ve çocuk doğurmam için adım adım yönlendirdi.
Jeffrey kendisini çok eşli bir erkek olarak tanıtıyor ve birden fazla kadınla evlenmek istediğini söylüyordu.
Aynı zamanda güçlü bağlantıları olan, muazzam servete ve güce sahip biri olarak bir profil çiziyordu.
Hiçbir zaman onun eşi olmak istemedim.
Ne açıkça kabul ettim ne de reddettim.
Sanırım sonunda bir bebek sahibi olacağımı varsayıyordu.
Lisedeyken melek figürleri, çocuklu anneler heykelleri yapardım, Jeffrey bu sanat çalışmalarımı gördüğünde, sanırım beni bir bebek sahibi olmaya ikna etme fikrine hemen yöneldi" dedi.