Haber Detayı

PORTRE / ZİRVEDEKİ TÜRKLER - Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol Açıklaması
Ekonomi haberler.com
19/02/2026 10:59 (6 saat önce)

PORTRE / ZİRVEDEKİ TÜRKLER - Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol Açıklaması

Uluslararası Enerji Ajansı'ndaki yolculuğu 1995'te 13 aylık bir kontratla uzmanlıktan başlayıp başkanlığa uzanan Fatih Birol, bugün küresel enerji jeopolitiğinin en kritik masalarında söz sahibi ve devlet başkanlarının danıştığı bir Türk lider haline geldi.

Uluslararası Enerji Ajansı'ndaki yolculuğu 1995'te 13 aylık bir kontratla uzmanlıktan başlayıp başkanlığa uzanan Fatih Birol, bugün küresel enerji jeopolitiğinin en kritik masalarında söz sahibi ve devlet başkanlarının danıştığı bir Türk lider haline geldi.Anadolu Ajansının uluslararası kuruluşlara liderlik eden Türk yöneticilerle yaptığı "Zirvedeki Türkler" başlıklı röportaj serisinin konuğu olan Birol, rol model aldığı vefat eden babası ve 90 yaşındaki annesiyle yakın ilişkisi, Viyana'da geçimini sağladığı için kar kürediği dönemi, IEA'daki dönüşümü, günlük hayatının bir parçası olan dünya liderleriyle görüşmeleri, koyu Galatasaray taraftarlığı ve küresel enerji sektöründeki gelişmeleri bu söyleşide anlattı.Askeri doktor Kemal Birol ve ev kadını Bilge Birol'un ilk çocukları olarak 1958'de Ankara'da dünyaya gelen Fatih Birol, ilkokula babasının işi vesilesiyle taşındıkları İzmir'de başladı.Babasının dar gelirli bir aileden gelmesi nedeniyle hastane dışında muayenehanesinde ve bir meslek okulunun revirinde çalıştığını aktaran Birol, o günleri şöyle anlattı:"Babam ailemizi geçindirmek için birkaç iş yapardı.

Bu yüzden zamanımın çoğunu annemle ve kardeşimle geçirdim.

Çok güzel bir hayatım, çocukluğum oldu.

Okul, aile ve sokakta top oynama arasında geçen bir çocukluk yaşadım.

Aile bağlarının çok güçlü olduğu bir aileden geliyorum, birçok Türk ailesinde olduğu gibi.

Çevredekiler bize 'mutlu aile' diye isim takmışlardı.

Maalesef babamı 10 yıl kadar önce kaybettim fakat annem ve kardeşimle çok yakın bir ilişkim var.

İnsanın mutlu bir aile hayatı olması, anne ve babasının devamlı yanında olması çocukların büyümesinde ve kendilerine güven kazanmasında son derece önemli rol oynuyor."Birol, Ankara'ya taşınmalarının ardından Kurtuluş İlkokulu'nu bitirdikten sonra eğitim hayatını TED Ankara Koleji'nde sürdürdü.17 yaşında eski eşiyle tanışan Birol, 18 yaşında evlendi, 19 yaşında baba oldu ve 23 yaşında boşandı.

Birol bu dönemde babasının doktor olması yönündeki isteğine rağmen kazandığı İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Elektrik Elektronik Fakültesi'ni bitirdi.Üniversitede çok da başarılı bir öğrencilik geçirmediğini anlatan Birol, "Benim başarılı olarak nitelendirilen meslek hayatıma bakıldığında herkes, 'Bu adam demek ki üniversitede çok iyi bir öğrenciydi' diye düşünebilir.

Tamamıyla yanlış.

Ben üniversitede neredeyse vasat bir öğrenciydim.

Yeteri kadar derslere o zaman önem veremedim, vermedim.

Ancak geçer notlar aldım.

Gençlere de bir mesaj olacaksa eğer buradan, şunu demek istiyorum.

Eğer okulda en parlak öğrenci değilseniz, illa da meslek hayatınız başarılı olmayacak diye bir durum yok.

Sevdiğiniz bir işiniz olursa, orada da başarılı sonuçlar alabilirsiniz." tavsiyesinde bulundu.Birol, İTÜ'yü bitirdikten sonra o zamanki ismi Türkiye Elektrik Kurumu olan kurumda çalışmaya başladı ancak aklında sinema vardı.

Bir yandan kısa filmler yapan ve bazı uzun metrajlı filmlerde de reji asistanı olarak çalışan Birol, İstanbul'dan ayrılıp Film Akademisi'nde okumak ve bu alandaki teknik imkanlara kavuşmak için Viyana'ya gitti.Bu teknik imkanlara kavuştuğunu da aktaran Birol'un kendi tabiriyle "evdeki hesap çarşıya uymadı".

Birol aradığı yaratıcılık ve derinliği Viyana'daki okulda bulamadığını belirterek, "Dürüst olmak gerekirse, bu hayatın düşünüldüğü kadar kolay olmadığını da anladım, özellikle mali olarak." dedi.O zamanlar hayatını idame ettirmek için Viyana'da kar küremek ve hamallık dahil çeşitli mesleklerde çalışan Birol, Avusturya hükümetinin enerji ekonomisi alanında verdiği yüksek lisans bursunu kazandı.13 aylık kontratla başlayan IEA kariyeri 31'inci yılındaBirol'un yurt dışında enerji sektöründeki kariyeri Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütüne (OPEC) girmesiyle başladı.

Ancak burada da tam olarak "aradığım buymuş" diyemeyen Birol, OPEC'te çalışma dönemi ve aldığı riski şöyle anlattı:"Şunu anladım, benim gibi babası Tokatlı, Ankara'da okumuş, mütevazi yerden gelen ve Viyana'nın karlı yollarını küreyen bir adam, OPEC gibi uluslararası bir teşkilata giriyor.

İlk maaşımı alınca 'Ben ne yapacağım bu kadar parayı?' diye düşündüm.

Çok mutlu oldum, enerji de çok güzel bir konu ama sadece 10-12 ülke var OPEC üyesi.

Esas olarak, o ülkelerin refah seviyelerini artırmak için çalışmak kafamda soru işaretleri doğurmaya başladı.

Ben daha çok küresel, özellikle yıllardır gelişmekte olan ülkelerin sorunlarıyla ilgileniyorum.

O yüzden OPEC'te 6-7 sene çalıştıktan sonra IEA'ya başvurdum ki esasında bu da, yine gençler için söylüyorum, önemli bir riskti."OPEC'teyken hayat boyu iş kontratım vardı.

IEA'da bana ilk önerilen kontrat 13 aylıktı.

Çok fazla tutkuyla sevemediğim bir işte hayat boyu kontratta mı kalayım yoksa benim için çok güzel bir istikbal vadedebilecek ve zevk alacağım bir iş için 13 aylık kontratı mı seçeyim? 13 aylık kontratı seçtim, buraya geldim ve bu yıl 31 yıl oldu IEA'da."Birol, IEA'da 1995'te başlangıç seviye bir pozisyonda iş başı yaptı.

O yıl IEA'da yeni bir başkanlık seçimi olduğunu ve kendi kendine "Bir gün ben niye başkan olmayayım?" diye düşündüğünü anlatan Birol, en iyisini başarma düşüncesinin babasının yaklaşımından ileri geldiğini kaydetti.Yıllar içinde IEA'nın baş ekonomistliğine yükselen Birol, 12 Şubat 2015'te kurumun oy birliğiyle ve içeriden gelen bir isim olarak seçilen ilk başkanı oldu.Başkanlığa seçildiği günkü duygularını hiç unutmadığını, kendisinden bir konuşma istendiğini belirten Birol, o anki duygularını gözleri dolarak, "Önce bir izin istedim evi, Ankara'yı aramak için.

Babama telefon etmek istedim ama hastaydı, edemedim.

Annemi aradım, başkanlığa seçildim diye.

Babamla konuşamadım ama annemle konuştum.

Bu beni çok mutlu etti.

Türkiye'den Cumhurbaşkanımız aradı, o zamanki Dışişleri Bakanımız aradı." sözleriyle aktardı.Birol, Mart 2022'de üçüncü dönemi için yeniden başkan seçildi.

Birol'un 10 yılı aşkındır sürdürdüğü başkanlığı döneminde IEA sadece petrol odaklı bir noktadan enerji güvenliği, temiz enerji dönüşümü ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi merkezine alan bir kurum haline geldi.TIME dergisinin dünya çapında en etkili isimleri seçtiği 2021'deki TIME100 listesine giren tek Türk olan Birol, Fransa Şeref Nişanı ve Japon İmparatoru'ndan Yükselen Güneş Nişanı dahil birçok ülkeden nişanla ödüllendirildi."Kendi adıma da IEA adına da şu anda dünya enerji piyasalarını belirleyen bir teşkilat haline gelebileceğimiz aklımdan bu kadar geçmedi ama başa geçebilirsem neler yapabilirim diye düşündüklerimin bir çoğunu gerçekleştirdim." diyen Birol, uluslararası bir organizasyonda üye hükümetler arasında uzlaşma sağlamak için hummalı bir çalışma gerektiğini ifade etti."Birol, IEA'nın çalışmalarını herkesin anlayabileceği bir dilde ifade etmeye çalıştıklarını belirterek, babasının mesleğine etkisini şöyle ifade etti:"Burada dünyanın dört bir köşesinden ve alanında önde gelen 500 uzman var, 16'sı Türk.

Hepsini çok seviyorum.

Burada arkadaşlarıma da söylediğim bu çalışmaları sadece enerji uzmanları için değil herkes için yapıyoruz.

Bunu da yine biraz babamdan örnek aldım.

Babam hastalıklarını hastaya anlatırken, tıbbi deyimlerden ziyade hayattan örnek alarak anlatırdı.

Herhalde biraz yine ondan öğrendim, esinlendim.

Babam çok çalışkan bir insandı.

Bana buradaki arkadaşlarım çok çalıştığımı söylüyor ama ben babamın yanında hiçbir şeyim.

Babam çok çalışırdı ama sadece para kazanmak için değil, yararlı bir şeyler yapmak için çalışırdı.

Fenerbahçeli idi ve benim dünyadaki birkaç idolümden birisidir."Kariyerindeki başarılardan çok mutlu anları olduğunu anlatan ve enerji konusunda kimsenin ulaşamadığı madalya ve nişanlar alan Birol için, en önemlisi annesini mutlu etmek."Beni en çok mutlu eden tüm bunları anneme anlatabilmek." diyen Birol'un, bir kızı ve torunu da var."Birol, birçok dede gibi "torun sevgisinin çok farklı" olduğunu ifade ederek, kızı ve torunuyla genellikle yaz tatillerini birlikte geçirdiklerini ve bazı seyahatlerde buluştuklarını ifade etti.

Birol hayatının annesi, kızı ve torunu olmak üzere üç kadın arasında geçtiğini ve bundan da çok memnun olduğunu söyledi.Dünya liderleriyle görüşmeleriFatih Birol, dünya liderlerinin küresel enerji politikaları açısından "güvenilir bir danışman" olarak gördüğü bir isim ve sık sık liderlerle bir araya gelerek ilgili konularda öngörülerini ve değerlendirmelerini paylaşıyor.Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türkiye'nin bu yıl ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31.

Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında görüşen Birol, "Hemen hemen her dünya lideriyle şu anda çok güzel bir ilişkimiz var.

Hemen ararlar, konuşuruz bir konu olduğunda.

Bu tek başına benle ilgili de değil, enerji o kadar önemli bir hale geldi ki bizi dinlemek istiyorlar." dedi.Birol, unutmadığı bir anısını ise şöyle anlattı: "Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ile toplantım vardı, Brezilya'ya gittim.

Çok güzel konuştuk, Brezilya o toplantı neticesinde IEA'ya üye olmaya karar verdi.

Toplantının sonunda Lula bana Brezilya milli takım formasını hediye etti.

Hiç beklemezdim, koskoca devlet başkanı benim futbolu çok sevdiğimi biliyor.

Bu anıyı hiç unutamam, çok güzel bir anı olmuştu.

Bence liderlere biraz yukarıdalar gibi bakıyoruz, onlar da bizler gibi insan ama onlarla güzel ilişkiler kurabiliyoruz.""Rize çayı olmadan yaşayamam"Günlük rutininde dakikalarla yarışan Birol, güne oldukça erken başlıyor. "Çok erken kalkarım, çalışmak için değil uyuyamadığım için." diyen Birol'un sabah ilk yaptığı iş ise çay koymak.Birol, nereye giderse gitsin çay içtiğini belirterek, bir gününü şöyle özetledi:"Rize çayı olmadan yaşayamam, nereye gidersem gideyim çay içmem lazım.

Çayla birlikte maillerime bakarım, kendimi toparlarım ve işe gelirken dünyanın neresinde olursam olayım her sabah mutlaka annemi ararım.

Tansiyonu nasıl, gece nasıl uyudu, bugün ne yemek yiyeceksin gibi her şeyi konuşuruz.

Annem geçen ay 90 yaşına girdi.

Her gün yarım saat sabah, yarım saat akşam kendisiyle konuşurum.

Bunu kimse engelleyemez.

Annem bir, Galatasaray iki."İşe geldiğim zaman da arka arkaya toplantılar oluyor, gün içinde nefes alacak vaktimiz olmayabiliyor.

Hele de enerjiyle jeopolitiğin bu kadar iç içe geçtiği bir dönem ben duymadım, görmedim.

Yıllardan beri bu sektördeyim, jeopolitik şu anda karabasan gibi enerjinin üzerine çöktü.

Bu nedenle ekibimizle çok yoğun şekilde bu konularda karar vermek ve bunların uygulanması konusunda çalışıyoruz.

Basına ve hükümetlere açıklıyoruz bu kararları."Genellikle gün içinde çalıştığını ve hafta sonu ve akşamları maç izlediğini dile getiren Birol, bunun dışında sosyal hayatının eski zamanlara göre azaldığını ifade etti.Birol, iş ve sosyal hayatı daha dengeli kurabilenlere imrendiğini belirterek, "Ben o dengeyi maalesef kuramadım." dedi."Galatasaray'ın maçını izlemeden uyuyamam"Koyu bir Galatasaray taraftarı olan Birol, programını takımın fikstürüne göre ayarlamaya çalışıyor.Bazen ABD veya Asya'da olduğunda zamanların uyuşmayabildiğini ancak gece 3-4'te de olsa uyanıp maç izlediğini dile getiren Birol, "Zaten elimde olmayan bir durum, seyredemezsem uyuyamıyorum.

Mutlaka telefonda izlerim, o zaman daha rahat ediyorum.

Kötü tarafı şu ki sadece Avrupa veya lig maçlarını değil, hazırlık maçı da olsa seyrederim.

Bu da güzel bir şey aslında, futbola bağlandım.

Ben gerçek bir taraftar olduğumu düşünüyorum." diye konuştu.Birol, kendisine Galatasaray yönetiminde görev alıp almayacağının sorulduğunu, şu an yönetimde görev alacak vakti olmadığını ancak elinden geleni yapmaya çalıştığını aktardı."Bana ne denirse yaparım, yararlı olayım yeter ki." diyen Birol, şu an Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'in uluslararası konularda fahri danışmanlığını yaptığını ve kaynak bulma konusunda da yardımcı olmaya çalıştığını söyledi."IEA'daki görevi bittikten sonra Galatasaray yönetiminde görev alıp almama konusunda ise Birol gülerek, "Bakacağız ona, düşünüyoruz." cevabını verdi."Türk olduğum her gün değişik şekillerde gündeme geliyor"Birol, kariyerindeki zorluklara ilişkin ise "yurt dışında uluslararası bir teşkilatta Türk olarak çalışmanın" o kadar kolay olmadığını belirtti.Avantajları ve dezavantajlarının olduğunu kaydeden Birol, "Herkes bize düşman filan gibi bir mesele değil bu.

Her ülkeden yabancı çok iyi dostlarım var.

Ama Türk olmak kolay değil. 40 yıldan fazladır yurt dışındayım, bunun değişik şekillerde aklıma gelmediği bir gün olmadı." dedi.Birol, Türk kimliğinin bir yansıması olarak atasözü ve deyimleri konuşmalarında çok sık kullandığını ancak bazen bunları İngilizceye çevirmenin zor olabildiğini belirterek, bu konudaki bir anısını paylaştı:"Bir süre önce NATO liderlerine konuşuyordum.

Biz yıllardan beri kritik minerallerde bir ülkeye bağlı olmanın günün birinde bir sorun açabileceğini ülkelere söylüyoruz.

Bazıları dinliyor, bazıları dinlemiyor.

Geçen yıl nisanda Çin bazı kritik minerallerin ihracatını kısıtlamaya başlayacağını söyledi ve herkes panikledi.

Ben de dedim ki NATO liderlerine, 'Bir musibet bin nasihatten iyidir'.

Ama mesela burada 'musibet' kelimesini nasıl çevireyim diye düşündüm, ona 'catastrophe' (felaket) dedim.

Bunun gibi Türkçe deyim ve atasözlerimizi çok kullanırım.

Birçok şeyi özetleyen ve ilham da olabilecek sözlerimiz var."İstanbul sevgisinden de bahseden Birol, kendisine dünyanın en güzel şehri sorulduğunda verdiği cevabın "İstanbul" olduğunu ifade ederek, "Ben bütün dünyayı gezdim.

İstanbul gibi bir yer yok ve bunu herkesle tartışabilirim." dedi."Veriler, geleceğin nasıl şekillenebileceğini gösteriyor"IEA, enerji sektörüne yönelik kapsamlı veri üreten uluslararası bir kuruluş ve analizlerinin hepsi veriye dayalı şekilde yapılıyor.Bu verilere bakarak bazı gelişmeleri önceden görebildiklerini kaydeden Birol, "Bu verilere bakarak, geleceğin nasıl şekillenebileceğini söyleyebiliyoruz.

Bu konuda da iyi ve haklı bir şöhretimiz var.

En önemlisi her zaman ama her zaman veriye bakıyoruz, her atacağımız adımın esası veriler.

Duygu, düşünce veya ideolojiye değil rakamlara öncelik veriyoruz." diye konuştu.Birol, son dönemde enerji sektörü için en önemli konulardan birinin kritik mineraller olduğunun altını çizerek, bu alana önemli bütçe ayırdıklarını ve şu anda ülkelerin kritik minerallerle ilgili verileri IEA'dan aldığını aktardı.Gençlere "tutku ve maddiyatı bir araya getirin" tavsiyesiMeslek hayatında 40 yıldan uzun zamanı geride bırakan Fatih Birol, gençlere tavsiyelerde de bulundu.Hayatta insanın eş ve iş olmak üzere iki önemli seçim yaptığını belirten Birol, bunların ikisinde de iyi karar veren kişinin şanslı olduğunu dile getirdi.Birol, ancak en azından birinde doğru seçim yapmak gerektiğini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:"Eş seçimini bir yana bırakırsak, ki benim uzmanlık alanım değil, iş seçiminde şunu söyleyebilirim.

İnsan, iki şeyi bir araya getirebilirse, tutku ve severek çalıştığı, maddi olarak kendisine iyi bir hayat sunabileceği bir iş arasında güzel bir paralellik bulabilirse, çok iyi.

Sadece tutku dediğimizde, eğer kişi maddi olarak sıkıntıya düşerse gerçekten zor olabilir.

Sadece para derseniz, bazıları için sadece para yeterli olabilir ama bir insan günün 8-9 saatini işte geçiriyorsa ve bu sadece para kazanmak içinse, belki günün birinde bundan da bıkabilir.

Hayatta tutkuyu başka yerde arayabilir ki bu da hüsrana yol açabilir.

O bakımdan, tutkuyla maddiyatı bir araya getirmek son derece önemli."Benim için her konuda tutku önemli, işte de futbolda da böyle.

O da karakterimi belirliyor sanırım.

İşimi çok seviyorum ve işini çok seven insan genelde başarılı oluyor.

Tutkunun, başarının en önemli kıstaslarından biri olduğunu düşünüyorum.

Belki tek başına yeterli değil ama gerekli bir şart işini tutkuyla yapmak."

İlgili Sitenin Haberleri