Haber Detayı
Milli Eğitim Bakanı Tekin, canlı yayında eğitim gündemini değerlendirdi Açıklaması
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, muhalefetin okullarda ramazan ayı dolayısıyla düzenlenecek etkinliklere ilişkin yaptığı eleştirilere değinerek, "Okusalar o kadar güzel izah ettik ki genelgede neyi murat ettiğimizi, bu etkinliklerle nereye varmak istediğimizi çok güzel anlattık.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, muhalefetin okullarda ramazan ayı dolayısıyla düzenlenecek etkinliklere ilişkin yaptığı eleştirilere değinerek, "Okusalar o kadar güzel izah ettik ki genelgede neyi murat ettiğimizi, bu etkinliklerle nereye varmak istediğimizi çok güzel anlattık.
Bizim bir tane derdimiz var, bizim derdimiz bu kadar çatışmanın, bu kadar farklı dayatmaların özellikle sosyal medya üzerinden olduğu bir ortamda çocuklarımızın milli şuurlarını geliştirecek, dayanışma ve birliktelik arzusunu perçinleyecek işler yapalım istiyoruz." ifadelerini kullandı.Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Tekin, TVNET canlı yayınında eğitim gündemine ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.Programda ramazan ayı dolayısıyla okullarda gerçekleştirilen "Maarif'in Kalbinde Ramazan" etkinliklerine değinen Bakan Tekin, ramazan ayının tüm vatandaşlara hayırlı olmasını temenni etti.Toplumun ortak değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine işaret eden Tekin, Bakanlık olarak ana işlevlerinden birinin, öğrencilerin akademik eğitimlerini vermenin yanında içinde bulundukları, mensubu oldukları toplumu, milleti, onun değerlerini içselleştirmesi ve gelenek, kültür ile dayanışma ruhunun gelecek kuşaklara aktarılması olduğunu kaydetti.Tekin, şu açıklamalarda bulundu:"Bu, bugüne kadar nasıl gelmiş, hangi ritüellerle, hangi araçlarla gelmiş.
Bundan sonra da bu araçlarla gelecek kuşaklara aktarılması gerekiyor.
Ülkemizin ortak değerleri var, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet, demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, devlet geleneğimiz, dini bayramlarımız.
Çocuklarımızın atalarının, dedelerinin mirasına hakkıyla sahip çıkabilmeleri için içinde yaşadığımız toplumda Allah korusun 6 Şubat tarzı olaylar cereyan ettiği zaman milli birlik duygusuyla hareket edebilmeleri için, yardımlaşma ve dayanışmanın bir toplumun devamlılığı için ne anlama geldiğini görebilmeleri açısından çocuklarımızı bilinçlendirmek, Milli Eğitim Bakanlığının talim ve terbiye faslı içindeki önemli başlıklardan bir tanesi.
Biz de bu realiteden, bu sorumluluktan hareketle ki nitekim hem Anayasa'mız hem de Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim tabi olduğumuz yasal düzenlemeler bize bunu emrediyor, işimiz bu.""Dayanışma ve birliktelik arzusunu perçinleyecek işler yapalım istiyoruz"Bahar yarıyılının başladığı ilk haftada okullarda Türk bayrağı temalı etkinlikler gerçekleştirildiğini, bayrağın milli birliğin sembolü olduğunu hatırlatan Tekin, bu kapsamda çocukların bayrağın anlamı ve bayrağa yönelik davranış biçimleri konusunda farkındalıklarını artıracak etkinlikler yapıldığını, binlerce okulda yüz binlerce etkinlik düzenlendiğini ifade etti.Ramazan ayının ise yardımlaşma ve dayanışma duygularını geliştiren, toplumda birliktelik oluşturan bir dönem olduğunu kaydeden Tekin, 81 ile gönderilen genelge doğrultusunda çocukların bu duygularını geliştirecek ve ramazan ayının milli birlik ve beraberliği güçlendirecek bir araç olarak değerlendirilmesini sağlayacak etkinliklerin yapılmasının arzu edildiğini belirtti.81 ildeki tüm okullardan süsleme ve hazırlıklara ilişkin olumlu geri dönüşler aldıklarını aktaran Tekin, sürece katkı sağlayan öğretmenlere, velilere ve öğrencilere teşekkür etti.Bakan Tekin, ramazan ayına ilişkin çalışmaların çocukların oruç tutup tutmamasıyla ilgili olmadığını vurgulayarak, amaçlarının ramazan ayı ve Ramazan Bayramı ruhunun ve bilincinin çocuklar tarafından görülmesi ve milli şuur oluşturulması olduğunu aktardı."Maarif'in Kalbinde Ramazan" teması kapsamında yapılan çalışmalara yönelik eleştirilere de değinen Tekin, gönderilen genelgede yapılmak istenen hususların açık şekilde ifade edildiğini belirtti."Tekin, şunları kaydetti:"Muhalefeti önce okuma yazma öğrenmeye davet ediyorum.
Sanırım cehalet bulaşıcı bir hastalık.
Okumadan, anlamadan, niyet okuyuculuk yaparak eleştiri yapmayı siyaset zanneden bir kitle var.
Çok üzülerek bunun altını çiziyorum.
İki sayfalık bir genelge var, lütfedip okusalar ya da okuma yazma bilseler okuyacaklar zaten.
Okusalar o kadar güzel izah ettik ki genelgede neyi murat ettiğimizi, bu etkinliklerle nereye varmak istediğimizi çok güzel anlattık.
Bizim bir tane derdimiz var, bizim derdimiz bu kadar çatışmanın, bu kadar farklı dayatmaların özellikle sosyal medya üzerinden olduğu bir ortamda çocuklarımızın milli şuurlarını geliştirecek, dayanışma ve birliktelik arzusunu perçinleyecek işler yapalım istiyoruz.
Yazıda da bunun altını ısrarla çizdik."Bu eleştiriyi yapan insanlar bizim hiç Anayasa falan okuduğumuzu bilmiyorlar herhalde.
Ben yıllarca üniversitelerde Anayasa Hukuku dersi anlattım.
Laikliğin ne demek olduğunu, nasıl anlaşılması gerektiğini, uluslararası örneklerden de Türkiye örneklerinden de hareketle hepsine tek tek anlatmaya, açıklamaya açığım.
Tanımladıkları şey, bir dayatma.
Laiklik öyle bir şey değil.
Biz metnimizde de metnin ekinde okullara gönderdiğimiz örnek etkinlikler listesinde de Anayasa'ya aykırı tek bir ifade yok.
Bir kere bunu bu şekilde sunmanın dediğim gibi cehaletten başka hiçbir açıklaması yok.""İşimizi hukuka, Anayasa'ya, evrensel ilkelere uygun bir biçimde yapmaya devam edeceğiz"Bakan Tekin, eleştirilerin elle tutulur hiçbir tarafı olmadığını belirterek, yazıda Anayasa'dan, kanunlardan ve Milli Eğitim Bakanlığının görevlerinden bahsettiklerini bildirdi.Yapılan etkinliklerle programlar arasındaki uyumdan bahsettiklerini ve bunların gönüllülük esasına göre yapıldığını vurgulayan Tekin, "Dolayısıyla burada herhangi bir sorun yok.
Ben şunu beklerdim, mesela okullarımızda Noel ağaçları süslenirken bu kişilerin sesinin çıkmasını beklerdim, bunu eleştirmelerini beklerdim.
Bizim kültürümüze Noel nereye oturuyor?
Bunu söylemelerini beklerdim.
Bunu söylemiyorsunuz, bununla ilgili hiçbir eleştiri yapmıyorsunuz ama ramazan ile ilgili mevzu bahis olduğu zaman ya okuma yazma ya cehalet.
Artık nasıl tanımlarsanız tanımlayın, niyet okuyuculuk diyelim, en masum ifadeyle yaklaşımları bu şekilde.
Dolayısıyla bu konu bizim açımızdan çok önemli bir konu değil, biz işimizi hukuka, Anayasa'ya, evrensel ilkelere uygun bir biçimde yapmaya devam edeceğiz." dedi.Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekin, modelin müfredatta köklü değişiklikler içerdiğini aktardı.Uygulamanın 2 yıldır 7 ayrı mekanizma ile izleme ve değerlendirme sürecine tabi tutulduğunu ifade eden Tekin, okul zümre öğretmenlerinden Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına, Teftiş Kurulu Başkanlığından ilgili birimlere kadar tüm yapının süreci sahada takip ettiğini bildirdi.Ders kitaplarının yeni formata göre hazırlandığını aktaran Tekin, modelin uluslararası ortamlarda da sunulduğunu, beceri temelli ve yerel unsurları merkeze alan yaklaşımı nedeniyle farklı ülkelerde takdir topladığını kaydetti."Sınavla ilgili hiçbir değişiklik gündemimizde yok"Sınav sistemiyle alakalı bir değişiklik olup olmayacağıyla ilgili soruya Tekin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı doğrultusunda öğrencilerin okul dışında ilave bir kaynağa ihtiyaç duymadan eğitim süreçlerini tamamlamalarının hedeflendiğini söyledi.Okullarda verilen eğitimin yeterli olduğunu vurgulayan Tekin, "Bizi izleyen gençlerimize bir tek tavsiyem var, biz istiyoruz ki size, velilerinize, ailelerinize ilave bir külfet getirmeyelim.
Bizim müfredatımız, programlarımız, okullardaki ders kitaplarımız, okullarda bu dersi anlatan öğretmenlerimiz, sizler için yeterli." dedi.İhtiyaç duyan öğrenciler için destekleme ve yetiştirme kurslarının bulunduğunu hatırlatan Tekin, öğrencilerin eksik gördükleri derslerde okul yönetimine başvurarak ücretsiz kurslardan yararlanabileceklerini kaydetti.Ayrıca Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve ÖSYM ile uyumlu çalıştıklarını kaydeden Tekin, Bakanlıkça yapılan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın yanı sıra Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sorularının da tamamen müfredat odaklı hazırlandığını ifade etti.Tekin, şöyle konuştu:"Sınavla ilgili hiçbir değişiklik gündemimizde yok.
Bu konuda da ciddi bir dezenformasyon yürüyor.
O dezenformasyona karşı altını çizerek söylüyorum, sınav süreçleri ile ilgili çocuklarımızın kafasını karıştırmayın.
Hiçbir değişiklik yok fakat değişecek olan şey şu, halihazırda 12. sınıftaki öğrencilerimiz mevcut müfredata göre, onların soruları o müfredata göre hazırlanmış ama Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli yani şu anda 10. sınıfta olan gençlerimiz 12. sınıfa geldiğinde başka bir müfredatla eğitim almış olacaklar.
Dolayısıyla onların sadece soru havuzu değişecek.
YÖK Başkanlığımızın koordinesinde onların müfredatına göre sorular hazırlanıyor.
Yani şu an 10. sınıftaki çocuklarımızın soru havuzu yeniden yazılmış olacak ama bu sınav sistemiyle alakalı hiçbir değişiklik gündemimizde yok.""Bu yılki alan araştırmasından sonra bir karar vermiş oluruz"Tekin, okullardaki ara tatilinin kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin soruya, 2 yıldır öğrenciler, öğretmenler ve veliler üzerinde her dönem anket çalışması yapıldığını bildirdi.Akademik takvim planlamasında 180 iş günü zorunluluğu ile resmi tatillerin birlikte değerlendirildiğini belirten Tekin, öğretmenlerin yasal tatil sürelerinin de dikkate alındığını ifade ederek, "Mesela 2027 yılında Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, ara tatil...
Hepsi o bahar yarıyılının içinde olacak, bunları yerleştirmek de zor.
Bütün bu parametrelerin hepsini beraber değerlendiriyoruz.
Bu yılki alan araştırmasından sonra bir karar vermiş oluruz." dedi.