Haber Detayı

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplandı
Politika haberler.com
18/02/2026 15:59 (3 saat önce)

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplandı

"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun raporunun görüşüldüğü toplantıda, siyasi partilerin temsilcileri değerlendirmelerde bulundu.

"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun raporunun görüşüldüğü toplantıda, siyasi partilerin temsilcileri değerlendirmelerde bulundu."TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 21. toplantısı gerçekleştirildi.AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, 5 Ağustos'ta başlayan yoğun çalışma sürecinin bugün sonuna geldiklerini söyledi.

Sürece destek veren parti liderlerine ve Komisyon üyelerine teşekkür eden Gül, Komisyon'da teröre karşı çok güçlü bir duruşun ortaya konduğunu ifade etti.Güçlü, özgür, demokratik hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü daha da güçlendireceklerine işaret eden Gül, "Demokratik reformları sürdürecek bir anlayışla meseleye bakıyoruz.

Bu konuda, sadece bir güvenlik perspektifine de sıkıştırmadan meseleyi güçlü bir perspektifle ele alıyoruz.

Güvenlikten elbette taviz yok ama özgürlüğü de hayata geçirecek uygulamalar herkesin hafızasındadır." ifadelerini kullandı.Türkiye'de Kürt ile Türk'ü kimsenin ayıramadığını anlatan Gül, "Bu bizim en güçlü yanımız.

Acıyı da, sevinci de beraber yaşayan topluluklar olarak, bir millet olarak, bu ülkede yaşayan 86 milyon olarak hiçbir şekilde bir etnik çatışmayı asla yaşamadı bu topraklar.

Kardeşliğini hep güçlendirmiştir." diye konuştu.AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, "Buradan bir 'Türkiye ittifakı' çıkmıştır.

Bir 'Türkiye uzlaşısı' çıkmıştır.

Türk demokrasi tarihinde çok önemli bir eşik aşılmıştır ve Türk demokrasisi gerçekten sorun çözme yeteneğini test etmek suretiyle çok önemli bir imtihanı başarıyla vermiştir.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ve burada yürütülen işler bir devlet politikasıdır, bir millet politikasıdır ve biz tarihin doğru tarafında duruyoruz." diye konuştu.Bu konuda, tarih boyunca atılan adımlar ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Yayman, "Bizim bu meseledeki ana fikrimiz, biz bu meselenin çözümü için gerekirse baldıran zehri içeriz ve yine çözeriz noktasındayız.

Biz meseleyi bir etnik mesele, bir kimlik meselesi olarak asla görmüyoruz.

En başından beri meseleyi bir demokratikleşme meselesi olarak gördük." değerlendirmesinde bulundu.AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, anayasal düzen, Anayasa'nın ilk 4 maddesi ve bu kapsamdaki diğer kırmızı çizgilerinin tartışmaya açık olmadığını, pazarlık konusu yapılamayacağını ifade etti.Raporda, herhangi bir kişiye yönelik özel bir düzenleme yapılmadığını vurgulayan Zorlu, "Türkiye Cumhuriyeti terörle mücadelesini sahada nasıl kararlılıkla yürütüyorsa hukuk zemininde de bu kararlılığına devam ettirecektir." diye konuştu.TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, bu süreçte ortaya çıkan ortak iradenin net olduğunu belirterek, bu iradenin "Evlatlarımız değil, silahlar toprağa gömülsün" şeklinde gerçekleştiğini aktardı.Raporun, terör örgütünün silah bırakmasını ve kendini tasfiye etmesini objektif, delile dayalı ve devlet ciddiyeti içinde tespit edilmesini merkeze aldığını kaydeden Yüksel, sürecin hiçbir pazarlığa dayalı olmadan, devletin egemenlik yetkisi içinde ve kurumlar arası mutabakatla yürütülmesinin "meşruiyet, öngörülebilirlik ve sürdürülebilirlik" açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.Yüksel, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Raporda öngörülen yaklaşım, dış modelleri kopyalamayan, Türkiye'nin güvenlik tecrübesi, hukuk düzeni ve toplumsal yapısına uygun, özgün bir Türkiye modeli ortaya koymaktadır.

Terörsüz Türkiye vizyonu, dış şablonlarla değil, millet iradesine, devlet aklına ve tarihsel birikime dayanan milli bir yol haritası ile hayata geçirilmektedir.

Bu çerçevede önerilen müstakil ve geçici mahiyetteki kanun yaklaşımı ne bir af düzenlemesi ne de cezasızlık algısı doğuracak bir modeldir.

Amaç, ağır suçlarla bireysel sorumluluğu net biçimde ayıran, mağdur adaletini koruyan, şiddeti reddedenlerin ise topluma onurlu dönüşünü mümkün kılan, ölçülü ve denetlenebilir bir sistem kurmaktır.""İnfaz sistemimiz gerçekten yamalı bohçaya dönmüştür"MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, süreçte söylenmedik söz kalmadığını, partisine çok sayıda iftira atıldığını ancak bunlara cevap vermeye gerek duymadıklarını söyledi.Komisyon'un, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesini, temel ilkelerini, demokratik işleyişini ve üniter devlet yapısını dönüştürmek gibi bir misyonunun bulunmadığını vurgulayan Yıldız, milletin tamamını kucaklayan, terörle mücadele kavramından taviz verilmeden, hukukun üstünlüğü ilkesinden sapılmadan ve milli güvenlik kaygıları göz ardı edilmeden çerçeve metnin hazırlandığını bildirdi.Yıldız, "Bizim merkezi yapımız, milli devlet yapımız kuşatıcıdır, özgürlükçü ve demokratiktir." dedi.Türk siyaset kurumunun, tarihi bir adımla önemli bir sorunu çözmek için güçlü bir fikir birliği ortaya koyduğunu kaydeden Yıldız, yapılan çalışmalar neticesinde "tarihi mesele" üzerinde söylenen her sözün tutanaklara geçtiğini dile getirdi.Kamu vicdanını sızlatmadan bazı düzenlemeler yapılacağını bildiren Yıldız, "Öncelikle ezelden beri söylediğimiz gibi bizim infaz sistemimiz gerçekten yamalı bohçaya dönmüştür.

Bu infaz sistemimizin düzeltilmesi lazım.

Burada eşitliğin sağlanması gerekir.

Komisyonumuzun ilk tavsiyeleri arasında infaz düzenlemesi gelmektedir." diye konuştu.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uyum konusundaki ihtilaflara değinen Yıldız, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına da Anayasa Mahkemesinin kararlarına da bir hukuk devletinin gereği olarak uymak zorundayız." dedi.Cezaevlerinden çok sayıda haber ve mektup aldığını dile getiren Yıldız, "Hasta ve yaşlı mahkumlar var, zaman zaman el atılsa da yine yüzlerce kişi ya hastaneye gidememekte ya da cezaevinde kendi bakımını, hayatını idame ettirecek durumda değildir.

Komisyonumuz, raporunda bu konuya da değinmiştir.

Meclisimizin ilk yapacağı işler arasındadır." ifadelerini kullandı."Bu rapor, lafta ve rafta kalmamalıdır"CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, raporun ilk 5 bölümünde kullanılan dilin "son derece sorunlu olduğu, belirli bir siyasi ve sosyolojik bakış açısını içerdiği, kendilerini kapsamadığı" gerekçesiyle eleştirilerde bulundu.Emir, raporun 6. bölümdeki yasal düzenleme önerileri ile 7. bölümündeki demokratikleşme önerilerinin partisi ve 86 milyon vatandaş için önemli bir beklenti oluşturduğunu dile getirdi.Komisyon görevini yaparken Türkiye'de demokrasi, hukuk devleti ve adalete dair bir ilerleme kaydedilmediğini savunan Emir, bu açıdan Komisyon çalışmalarının "beklenen umudu doğurmadığını" ileri sürdü.Raporun herkese bir ödev yüklediğini aktaran Emir, "Bu rapor, lafta ve rafta kalmamalıdır.

Bu raporun içeriğindeki o genel çerçeveye uygun olarak yasal düzenlemeler, idari adımlar, iktidarın atması gereken adımlar, yargının atması gereken adımlar ivedilikle atılmalı ve Türkiye'nin önüne barışını inşa etmiş, kavgalarını azaltmış, demokrasi standartlarını yükseltmiş, hukuk devleti niteliğini güçlendirmiş ve adaletini ayağa kaldırmış bir umut yeşertmek zorundayız." diye konuştu.CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi de raporda faili meçhullere ilişkin beklentilerinin karşılanmadığını dile getirerek, "Başta eşim ve Cumartesi Anneleri olmak üzere tüm faili meçhullerin sorumluluğunu taşıyıp hissetmemden dolayı bu rapora benim onay vermem kendi açımdan vicdani değildir." ifadesini kullandı.(Sürecek)

İlgili Sitenin Haberleri