Haber Detayı

Ali Babacan'dan 'Berat Albayrak' göndermesi: 'Damat ve kayınpeder el ele verip...'
Siyaset cumhuriyet.com.tr
18/02/2026 11:48 (3 saat önce)

Ali Babacan'dan 'Berat Albayrak' göndermesi: 'Damat ve kayınpeder el ele verip...'

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 200 liralık banknotu göstererek, En büyük para birimimiz şu anda 5 dolar bile etmiyor. Bir ülkenin parası, o ülkedeki güvenin aynasıdır. 2018 seçimlerinden sonra damat, kayınpeder el ele verip saçma sapan politikalarla piyasayı öngörülemez hale getirdiler. O gün bugündür üreticiyi, tüketiciyi belirsizliğe mahkum hale getirdiler dedi.

Yeni Yol Partisi'nin Meclis Grup Toplantısı'nda konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan , Yeni Yol Partisi'nin Meclis Grup Toplantısı'nda konuştu.

Babacan, ülkedeki ekonomik durum nedeniyle ramazanda iftar sofralarının eksik kalacağını ifade ederek, şunları söyledi: “Ramazan, soframızdaki nimetin kıymetini bilmek, komşumuzun sofrasında bir eksik varsa onu tamamlamaktır.

Maalesef bugün ülkemizde milyonlarca aile iftar sofrası kurarken hesap yapmak zorunda kalıyor.

Emeklimiz, asgari ücretlimiz, dar gelirli vatandaşımız, hayat pahalılığı ve gıda fiyatları karşısında çaresiz.

OECD verilerine göre 2025 yılında gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülke Türkiye oldu. 2026’nın ocak ayında yıllık gıda enflasyonu yüzde 31 olarak kaydedildi.

Bir yılda tam yüzde 31 artış… ÜLKEMİZDE HER 10 HANEDEN 4’Ü GÜN AŞIRI DAHİ OLSA SOFRASINA ET, TAVUK YA DA BALIK KOYAMIYOR Bu ne demek biliyor musunuz?

Sofradaki ekmeğin küçülmesi, anne ve babaların pazarda fileleri dolduramaması, emeklinin etiketlere bakıp sessizce uzaklaşması, kalabalık iftar sofralarının küçülmesi, bolluğun yerini yokluğa bırakması demek.

Yine bir OECD verisine bakalım, gün aşırı da olsa sofrasına et, tavuk ya da balık getiremeyen, tüketemeyen hanelerin oranına bütün OECD ülkelerinde bakılıyor ve ülkeler sıralanıyor.

Maalesef Türkiye bu listenin en dip noktasında yer alıyor.

Oran tam yüzde 40.

Yani ülkemizde her 10 haneden 4’ü gün aşırı dahi olsa parası yetip sofrasına et, tavuk ya da balık koyamıyor.

Her sene durum daha da kötü oluyor.

Gerçekten çok acı.

Bir zamanlar bereketiyle, üretimiyle, kendi kendine yetebilme gücüyle anılan bu güzel ülke, bugün yokluğun, yoksulluğun esiri haline geldi.

BU İKTİDARIN BİR TARIM POLİTİKASI YOK Tarım politikalarını eleştiren Babacan, gelinen noktayı şu sözlerle anlattı: Geçen hafta TÜİK’in açıkladığı 2025 yılı tarım üretimi verileri de tabloyu olduğu gibi ortaya koyuyor. 2025’te gerçekten tarımda büyük bir çöküş yaşamışız.

Rakam rakam söylüyorum: Bir önceki yıla göre 2025’te buğday üretimi yüzde 13 azalmış.

Arpa üretimi yüzde 25 azalmış.

Çavdarda azalış yüzde 20.

Yulafta azalış yüzde 26.

Bunlar aynı zamanda yem bitkisi.

Gelelim yağlı tohumlara.

Soyadaki üretim yüzde 17 azalmış.

Ayçiçeği üretimi yüzde 11 azalmış.

Meyve veya içecek baharat üretiminde kullanılan bitkilerde azalış ise tam yüzde 30.

Ben tam bir yıldır Yeni Yol Grubu'nu kurduk kuralı bu kürsüden haykırıyorum; bu iktidarın bir tarım politikası yok.

Çiftçimiz üretmiyor, üretemiyor.

Eskiden bu topraklar bizi doyurur, bize yeter denirdi.

Avrupa’nın en büyük topraklarına sahibiz.

Avrupa’nın en büyük tarım alanlarına sahibiz.

Ama çiftçimiz ‘ekmesek daha iyi, en azından zarar etmem’ diyor.

Türkiye bunu hak etmiyor.

Bu ülke yoklukla anılacak bir ülke değildir.

Bu millet çaresizlikle sınancak bir millet değildir. 2023 SEÇİMLERİNDE ‘FAİZİ İNDİRDİK, DAHA DA İNDİRECEĞİZ’ DİYE MİLLETİ ALDATAN İKTİDAR FAİZİ BÜYÜTTÜ Bu ülkede hiç kimse iftar sofrasını kurarken ‘yarın nasıl iftar yapacağım’ korkusunu yaşamamalı.

Söylemekten dilimizde tüy bitti ama iktidardakiler anlamıyor, anlamak istemiyor. 2026 bütçesinde faize ayrılan para 2 trilyon 742 milyar lira.

Tarıma ayrılan ise 168 milyar. 16 kat fark var.

Çiftçimize verilen destekle faizi mukayese ettiğimizde 16 kat fark var.

Türkiye’deki milyonlarca çiftçiye, üreticiye, hayvancılıkla uğraşan bütün vatandaşlarımıza verilen desteğin 16 katı bu yılın bütçesinde şu an faize ödeniyor. 2023 seçimlerinde ‘faizi indirdik, daha da indireceğiz’ diye milleti aldatan bu iktidar üreticiyi değil, faizi büyüttü.

Dünyanın en yüksek faizine bu ülkeyi mahkum etti.

Çiftçiyi desteklemiyor, faizi, borç düzenini destekliyor. “BUNLAR ‘HANGİ SEKTÖRÜ NASIL YOLACAĞIZ’IN DERDİNDE” Enflasyonu düşürmek istiyorsanız, çok basit.

Polatlı’daki çiftçi Hasan amcaya sorun, Çumra’daki çiftçi Ahmet amcaya sorun bunun hesabını kitabını önünüze on dakikada koyar.

Çiftçiye desteği artır.

Böylece üretim maliyetleri düşecek.

Üretim maliyetleri düşünce gıda, tarım fiyatlarının da nasıl düştüğünü göreceksiniz.

Enflasyonu düşürmek istiyorsanız sektör sektör çalışacaksınız.

Öyle tembellik yok. ‘Ben faizi artırırım, yan gelir yatarım, enflasyon nasıl olsa düşer’...

Yok olmuyor.

Tek tek çalışacaksınız.

İşiniz bu.

Tüm sektörlerle konuşacaksınız.

Bunlar ‘hangi sektörü nasıl yolacağız’ın derdinde.

Bunların önceliği para ile para kazananları memnun etmek.

Alın teriyle helal para kazananlar artık iktidardakilerin yanına yaklaşamıyor.

Çünkü oralarda rant yok.” 3-5 KİŞİ İMAR DEĞİŞİKLİKLERİYLE PARA KAZANSIN DİYE MİLYONLARCA ANKARALI TRAFİKTE SIKIŞIP KALIYOR Ankara'daki trafik sorununa da değinen Babacan, “Bugün bu salona gelen arkadaşlarımızın çoğu trafik sebebiyle geç kaldı.

Niye Ankara’da trafik bu hale geldi?

Siz aynı metrekareye 10 kat yerine 20-30 kat izin verirseniz, aynı altyapıya 2-3 kat nüfusu yığarsanız bu şehrin altyapısı bunu kaldırmaz. 3-5 kişi imar değişiklikleriyle para kazansın diye milyonlarca Ankaralı trafikte sıkışıp kalıyor.

Böyle şey olmaz” dedi. “EN BÜYÜK PARA BİRİMİMİZ ŞU ANDA 5 DOLAR BİLE ETMİYOR” Cebinden 200 lirayı çıkaran Babacan, “Meşhur 200 liramızın bugün itibarıyla geldiği hali hatırlatmak istiyorum.

Yıl 2009, bu 200 lira tedavüle çıktığında tam 132 dolar ediyordu.

Şu anda en yüksek dolar kupürü 100 dolar.

Yerli ve milli paramızın şerefini koruduğumuz yıllardı o yıllar.

Şu anda sadece 4,5 dolar.

En büyük para birimimiz şu anda 5 dolar bile etmiyor.

Bir ülkenin parası, o ülkedeki güvenin aynasıdır. 2018 seçimlerinden sonra damat, kayınpeder el ele verip saçma sapan politikalarla piyasayı öngörülemez hale getirdiler.

O gün bugündür üreticiyi, tüketici belirsizliğe mahkum hale getirdiler.

İsyan büyüyor” diye konuştu.

AĞZINIZLA KUŞ TUTSANIZ DA BU ÜLKENİN EKONOMİSİNİ DÜZELTEMEZSİNİZ Hukuk politikalarını da eleştiren Babacan, “Türkiye’de sermaye sahibi çok kişiyle görüşüyoruz.

Hepsinde korku şu: Acaba bir gün sabahın 06.00’sında benim de kapım çalınır mı, gün gelir şu veya bu sebeple benim de mallarım TMSF’ye gider mi?

İş sahiplerinin bu korkusu varken siz ekonomiyi düzeltemezsiniz.

Yatırımı, istihdamı artıramazsınız.

Ağzınızla kuş tutsanız da bu ülkenin ekonomisini düzeltemezsiniz.

Ne kadar adalet o kadar ekonomi, ne kadar hukuk o kadar ekonomi.

Bu ülkenin ekonomisi ancak hukukla, adaletle olur” ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri