Haber Detayı

Gökyüzünde karanlık bir başlangıç: Aslan/kova ekseni uyanıyor
Yaşam cumhuriyet.com.tr
18/02/2026 11:43 (3 saat önce)

Gökyüzünde karanlık bir başlangıç: Aslan/kova ekseni uyanıyor

Kova burcunda gerçekleşen Yeni Ay Güneş Tutulması, gökyüzünün sıradan bir astronomik döngüsünden fazlasını ima ediyor. Salı sabahı doğan bu karanlık ve aydınlık birlikteliği, önümüzdeki iki yıl boyunca etkisini gösterecek Aslan/Kova eksenindeki tutulma serisinin ilk halkası olarak kayda geçiyor. Bireysel kimlik ile kolektif bilinç arasındaki gerilim hattı yeniden çiziliyor; “ben” ile “biz” arasındaki mesafe ölçülüyor, kalp ile zihin arasındaki eski anlaşmazlıklar masaya yatırılıyor.

Tutulmaların etkisi altı aya kadar hissedilir der astrologlar.

Bu yüzden önümüzdeki haftalar yalnızca takvim yapraklarının değil, iç dünyaların da hızla değişeceği bir zaman dilimi olarak görülüyor.

Astrolog ve tarot yorumcusu Kerry Ward, bu tutulmanın her burç için farklı bir kapı araladığını vurguluyor.

Ateş grupları ilişkilerindeki dengeyi sorgularken; toprak grupları cesaret isteyen başlangıçların eşiğinde duruyor.

Hava grupları için uzlaşma ve onarım zamanı; su grupları için ise sezgilerin yükseldiği, içsel bir uyanışın kapıyı araladığı bir dönem başlıyor.

Kova arketipi bireysel özgürlüğü savunurken aynı anda toplumsal sorumluluğu hatırlatır.

Bu nedenle tutulma, sadece kişisel kararları değil, insanın ait olduğu çevreyle kurduğu bağı da dönüştürmeye aday.

Hızlanan olaylar zinciri, yaşamın pusulasını yeniden kalibre etmeye zorluyor: Gerçekten ne isteniyor, hangi yükler artık taşınmamalı, hangi kapılar kapanmalı?

Gökyüzü bazen bir öğretmen gibi davranır; sert ama öğretici.

Dünya, birçok inanç sisteminde bir sınav alanı olarak tanımlanır.

İnsanın tekâmülü, yaptığı hatalardan çıkardığı derslerle ölçülür.

Cennet ve cehennem imgeleri; bir yanda şırıl şırıl akan ırmaklar, diğer yanda ince bir köprüden düşmeden geçme çabası… Hepsi sembolik anlatımlardır.

Hayatın tökezlemeden yürünecek bir yol olmadığı açıktır; ancak akıl ve irade, düşüşleri büyük yaralara dönüşmeden atlatmanın imkânını sunar. 17 Şubat tutulması da bu bağlamda eskiyi bırakma ve yeniyi karşılama çağrısı olarak okunabilir.

Arınma, yüzleşme ve yeniden başlama… Şubat ayı, yalnızca takvimde bir sayfa değil; kolektif hafızada bir eşik gibi duruyor.

Önümüzdeki yıllara uzanacak etkilerin ilk adımı atılırken, gökyüzü insanlığa bir kez daha şunu hatırlatıyor: Değişim kaçınılmazdır; mesele, o değişimin içinde nasıl durulacağıdır.

İlgili Sitenin Haberleri