Haber Detayı
Kazım Taycı: Dijitalleşmeyen sanayi siliniyor
Türkiye gıda ihracatının lokomotif alanlarından hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve şekerleme sektörü; artan maliyetler, finansmana erişimdeki zorluklar ve küresel daralmaya rağmen büyümesini sürdürüyor. Sektörün büyümeyi teknoloji yatırımlarıyla korumaya çalıştığını vurgulayan İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Yönetim Kurulu Başkanı ve Tayaş Gıda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kazım Taycı, “Dijitalleşme ve yapay zekâ artık bir tercih değil, rekabette ayakta kalmanın tek yolu” dedi.
Cem Ali ÇİNKILIÇ Türkiye gıda sanayisi, küresel belirsizliklerin, yüksek maliyetlerin ve finansman baskısının yoğunlaştığı bir dönemden geçerken; ihracatçı firmalar pazar çeşitliliği, otomasyon ve katma değerli üretimle ayakta kalmaya çalışıyor.
Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü ise bu zorlu tabloya rağmen 2025 yılında ihracatta büyümeyi koruyan sektörler arasında yer aldı.
İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Yönetim Kurulu Başkanı ve Tayaş Gıda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kazım Taycı, hem şirketlerinin üretim ve ihracat gücünü hem de sektörün 2025 performansını ve 2026 beklentilerini Ekonomim’e değerlendirdi.
Gebze’de günde 300 ton üretim 1965 yılında temelleri atılan Tayaş Gıda’nın ana üretim üssünün Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde yer aldığını aktaran Kazım Taycı, 60 bin metrekare kapalı alanda günlük yaklaşık 300 ton kolilenmiş ve satışa hazır ürün üretildiğini söyledi.
Üretimin yaklaşık bin 100 çalışanla gerçekleştirildiğini belirten Taycı, grup genelinde ise bin 600 kişilik istihdam sağlandığını kaydetti.
Ana uzmanlık alanlarının şekerleme olduğunu vurgulayan Taycı, sert ve yumuşak şekerlemenin şirketin amiral gemisi konumunda bulunduğunu, çikolata, compound ve kokolin ürünlerin ise ikinci ana ürün grubunu oluşturduğunu ifade etti.
Üretimin yüzde 80’i ihracata gidiyor Tayaş Gıda’nın üretiminin yaklaşık yüzde 80’ini 160-170 ülkeye ihraç ettiğini aktaran Taycı, yumuşak şekerleme ve çikolatanın ihracatta başı çektiğini ifade etti.
Şirketin özellikle çikolata grubunda öne çıktığını belirten Taycı, iç pazarda satışların yüzde 20 seviyesinde kaldığını, yurt dışında ise geniş ve dengeli bir pazar dağılımına sahip olduklarını vurguladı.
İhracatın homojen bir yapıda ilerlemesinin şirket için önemli bir güç olduğunu belirten Taycı, ilk 50-60 ülkeye yapılan satışların dengeli bir şekilde dağıldığını söyledi.
Uzak Doğu’da sosyal medya etkisiyle talep patlaması Son dönemde özellikle Uzak Doğu pazarında yaşanan talep artışına da değinen Taycı, Tuvana markalı bir ürünün Kore’de ünlü bir fenomen tarafından paylaşılmasının ardından bölgeden yoğun talepler gelmeye başladığını anlattı.
Herhangi bir reklam anlaşması olmadan gerçekleşen bu gelişmenin, sosyal medyanın küresel pazarlardaki etkisini net şekilde gösterdiğini ifade eden Taycı, Malezya, Japonya, Çin, Tayland ve Tayvan’dan ciddi sipariş talepleri aldıklarını söyledi. “Artan maliyetler yeni yatırımları frenledi” 2024’ün ilk yarısına kadar planlanan yatırımların tamamlandığını belirten Taycı, son 1,5-2 yıldır finansmana erişimin zorlaşması, yüksek faiz, artan işçilik ve enerji maliyetleri nedeniyle yeni yatırımların beklemeye alındığını dile getirdi. 2026 yılında ihracat ve maliyet koşullarında iyileşme olması halinde yeniden yatırıma hazır olduklarını vurguladı.
Bugün sanayiciyi en fazla zorlayan kalemlerin başında finansman, işçilik, enerji ve navlun maliyetlerin geldiğini vurgulayan Taycı, TL bazlı maliyetlerdeki artışın ithal girdilere kıyasla daha hızlı yükseldiğini de sözlerine ekledi.
ABD, Çin ve İngiltere stratejik pazarlar Şirketin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında ABD, Çin ve İngiltere’nin yer aldığını belirten Taycı, bu pazarlarda şirketin kendi ofisleri ve ekipleriyle faaliyet gösterdiğini söyledi.
Orta Doğu, Afrika, Balkanlar ve Avrupa Birliği ülkelerinin de önemli pazarlar arasında bulunduğunu ifade etti.
Otomasyon ve yapay zekâ rekabetin anahtarı Gıda sanayinde otomasyon ve dijitalleşmenin artık bir tercih değil zorunluluk olduğuna dikkat çeken Taycı, son üç yılda otomasyon ve yapay zekâ yatırımlarına ağırlık verdiklerini belirtti.
İhracatçı firmaların bu dönüşüme uyum sağlamak zorunda olduğunu vurgulayan Taycı, sektörde değişime kapalı kalmanın rekabet şansını ortadan kaldırdığını söyledi.
İHBİR: 2025’te yüzde 4,1 büyüme İstanbul İhracatçılar Birliği Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı olarak sektörün genel görünümünü de değerlendiren Taycı, 2025 yılında sektör ihracatının yüzde 4,1 büyüdüğünü açıkladı.
Türkiye genelinde sektör ihracatının yaklaşık 13 milyar dolar, İİB çatısı altındaki ihracatın ise 4,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyledi.
Büyümede pazar çeşitliliğinin kritik rol oynadığını belirten Taycı, sektörün yaklaşık 200 ülkeye ihracat yapmasının en büyük avantajlardan biri olduğunu vurguladı. 2026 için temkinli iyimserlik ve destek çağrısı 2026 yılına ilişkin beklentilerin temkinli olduğunu dile getiren Taycı, yüksek faiz, kur baskısı ve enflasyonun ihracatçı üzerindeki etkisinin devam ettiğini söyledi.
Bu süreçte AR-GE, ÜR-GE, verimlilik ve katma değerli üretimin öncelik haline geldiğini belirten Taycı, ihracatçının ayakta kalabilmesi için kur desteklerinin artırılması, SGK primleri, enerji ve navlun maliyetlerinde ilave destekler sağlanmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.