Haber Detayı

Bir şehrin zeytin dalı: Yahya Öğretmen! Sayısız kan davasını bitirdi
cnnturk.com
18/02/2026 07:53 (5 saat önce)

Bir şehrin zeytin dalı: Yahya Öğretmen! Sayısız kan davasını bitirdi

Diyarbakırda sosyal bilgiler öğretmeni olarak görev yapan Yahya Kamçı, aynı zamanda gönüllü barış elçiliği yapıyor. Şimdiye kadar 180 kan davasını çözerek, pek çok aileyi barıştırıp, birçoğunun hayatını kurtardı. Ayrıca, şehirdaki binlerce öksüz ve yetim çocuğa yardım ulaştırmak için de yoğun çaba sarf ediyor. Diyarbakır Borsa İstanbul Karacadağ Ortaokulu'nda sosyal bilgiler öğretmeni olan Kamçı, 1976 yılında Diyarbakırın Kocaköy kasabasında dünyaya geldi. Öğretmenliğe 26 yıl önce başlayan Kamçı, tüm meslek hayatını Diyarbakırda geçirdi. İlk yıllarında, 448 kan davası, 97 kız kaçırma ve 196 yaralamaya dayalı husumeti barışla sonlandıran, 2006da Fransız Haber Ajansı tarafından Nobel Barış Ödülüne aday gösterilen Sait Özşanlı ile tanıştı. Özşanlı ile birlikte yıllarca barış için mücadele etti ve 2009da Özşanlının vefatının ardından bu bayrağı devralarak çalışmalarına devam etti.

Diyarbakır'da sosyal bilgiler öğretmeni olan Yahya Kamçı, aynı zamanda gönüllü olarak barış elçiliği yapıyor.

Şimdiye kadar 180 kan davasını çözerek, aileleri barıştırıp pek çok hayatı kurtarmayı başaran Kamçı, bir yandan da şehrin binlerce öksüz ve yetim çocuğuna yardım eli uzatıyor.

Diyarbakır Borsa İstanbul Karacadağ Ortaokulu'nda sosyal bilgiler öğretmeni olan Kamçı, 1976 yılında Diyarbakır'ın Kocaköy ilçesinde dünyaya geldi. 26 yıl önce öğretmenlik mesleğine adım atan Kamçı, o günden bu yana tüm kariyerini Diyarbakır'da sürdürdü.Öğretmenliğinin ilk yıllarında, yolu, 448 kan davası, 97 kız kaçırma ve 196 yaralamaya dayalı husumeti barışçıl bir şekilde sona erdiren ve 2006 yılında Fransız Haber Ajansı tarafından Nobel Barış Ödülüne aday gösterilen Sait Özşanlı ile kesişti.

Kamçı, Özşanlı ile birlikte yıllarca aileler arası barış için mücadele etti ve 2009da Özşanlının vefatının ardından bayrağı devralarak bu misyonu sürdürmeye başladı.Bugüne kadar tek başına 180 husumeti sona erdirdi.

Bununla birlikte, bir gün okulunda bir öğrencisinin açlıktan bayıldığını görüp yardım faaliyetlerine başladı ve bugün 5.400 öksüz ve yetim çocuğa destek verdi.BİNLERCE AİLEYİ BARIŞTIRDIKKamçı hikâyesini Hürriyete anlattı: Sait Amca ile binlerce aileyi barıştırdık.

Ben ise tek başıma 180 ailenin kan davasının bitmesini sağladım.

Kan davaları, aileleri barıştırmak, ikna süreci çok zor bir konu. 1974te bizim köyde 3 kişinin öldüğü yangından bir kişinin sorumlu tutulması nedeniyle başlayan bir kan davası vardı.

Her iki taraftan da insanlar öldü. 26 yıl geçtikten sonra Sait Amca ile çabalayıp kendi davamızı çözdük.

Bu bir emsal teşkil etti.

Ziyaretlerimizde aileyi öncelikle rahatlatmak için çalışıyoruz.

Burada husumetli ailelerle bir araya geldiğimizde kutsal değerlerimizden bahsediyoruz.

Suçu işleyen dışında ailenin diğer fertlerinin de potansiyel suçlu konumuna düşebileceğini anlatıyoruz.

İhtiyaç halinde ailenin üzerinde etkili olabilecek örneğin bir siyasetçi, kaymakam, komutan, avukat, savcı, kanaat önderi, imam yani kim işe yarayacaksa ona ulaşıp destek istiyoruz.

Diyelim ki bir aile Barışmıyorum diyorsa, biz ötekine Siz bu zaman zarfında dışarı çıkmayın, saygınızı gösterin diyoruz yani dengeyi koruyarak ikna etmeye çalışıyoruz.ANNELER NE DERSE O OLURSayıları azalsa da hâlâ devam eden kan davaları var.

Yüzlerce, binlerce kan davasıyla yakından ilgilendim ama hiçbir zaman eğitimli insanların bu işlere bulaştığını görmedim.

Bizim Kokulupınar köyünde1995 yılına kadar üniversite kazanan yoktu.

Köyden çıkan ilk öğretmen bendim.

Şimdi eğitimli insan sayısı arttı, 300-400 üniversite mezunu var.

Bir kan davası nedeniyle çıkan kavgada onlarca insan yaralanıyor, ölüyor.

Çocuğu öldürülen bir anneyi ikna etmek daha zor oluyor.

Bütün gözyaşları aynı ama annelerinkinin rengi farklı.

O yüzden bu tür husumetlerde annenin sözü çok kıymetli, o ikna edildiyse diğerleri ikna olur.ÖKSÜZ VE YETİM ÇOCUKLARA DESTEKKamçı, bir yandan da iyilik hareketi sürdürüyor: Kan davaları azaldıkça yardım işlerine daha çok zaman ayırıyorum.

Yine 2003te ilk öğretmenlik yıllarımda bir öğrencim okulda bayılmıştı.

Sonra sağlık durumunu öğrenmek için evini ziyaret ettim.

Annesi babası olmadığını gördüm, açlıktan bayıldığını öğrendim.

Bu benim için bir dönüm noktası oldu.

Bu öğrenciden başlayarak okula, mahalleye, tüm şehre ve pandemi ile deprem sonrası farklı illere yardım faaliyetlerini genişlettik.

Şu anda Diyarbakırda 5 bin 400 öksüz ve yetim öğrencimiz var.

Bu öğrencilere eylül ayında kırtasiye desteği, anlaştığımız firmalar ve hayırsever iş insanları aracılığıyla ayakkabı, mont, bayramlık ve erzak desteği sağlıyoruz.

Bir ayakkabı firması her yıl 5 bin ayakkabı gönderiyor.

Öksüz, yetimlerle birlikte babası cezaevinde olan çocuklar da önceliklerimiz arasında.

Bunların dışında çok çocuklu maddi durumu yeterli olmayan 10 bin aileleye de ihtiyaçlarına yönelik destek oluyoruz.

Bu yardımların koordinasyonunu ben yapıyorum ayrıca 400 gönüllü öğretmen arkadaşım da destek oluyor.

İLGİLİ HABER TÜRKİYE SON DAKİKA...

Terörsüz Türkiye süreci: Komisyon raporu açıklayacak!

Detayları ne?

İlgili Sitenin Haberleri