Haber Detayı
Witkoff Cenevre'de sadece İranlılarla görüşmemiş! Bir günde 2 müzakere tepkilere yol açtı
ABD Başkanı Donald Trump’ın barış anlaşması hedefiyle görevlendirdiği özel temsilcisi Steve Witkoff’un Cenevre’de yürüttüğü temaslar, dış politika çevrelerinde soru işaretlerine yol açtı. Reuters’ın aktardığına göre Witkoff, İran’ın nükleer programına ilişkin kritik görüşmelerin ardından aynı gün Rusya-Ukrayna savaşına dair müzakerelere de katıldı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın “barış anlaşması” hedefiyle görevlendirdiği özel temsilcisi Steve Witkoff’un Cenevre’de yürüttüğü temaslar, dış politika çevrelerinde soru işaretlerine yol açtı.
Reuters’ın aktardığına göre Witkoff, İran’ın nükleer programına ilişkin kritik görüşmelerin ardından aynı gün Rusya-Ukrayna savaşına dair müzakerelere de katıldı.
Trump'a yakınlığıyla bilinen Witkoff'un geniş yetkileri, Washington'da 'her şeyin elçisi' yorumlarını yeniden gündeme taşırken, uzmanlar Trump yönetiminin krizleri derinlemesine ele almak yerine hızlı sonuç alma hedefiyle hareket ettiğini savunuyor.
CENEVRE'DE KRİTİK TRAFİK: İRAN GÖRÜŞMESİ BİTTİ, RUSYA MASASI BAŞLADI Reuters'ın haberine göre Cenevre'de yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşen diplomatik trafiğin ilk durağı İran oldu.
ABD heyeti, Umman arabuluculuğunda İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile dolaylı müzakereler yürüttü.
Yaklaşık 3,5 saat süren görüşmelerin ardından taraflar ilerleme kaydedildiğini ifade etti ancak İran'ın nükleer programı konusunda yakın zamanda anlaşma çıkacağına dair bir sinyal verilmedi.
Ancak asıl dikkat çeken detay, görüşmelerin hemen ardından ABD heyetinin bu kez rotasını Rusya-Ukrayna müzakerelerine çevirmesi oldu. 'HER ŞEYİN ELÇİSİ' WİTKOFF TARTIŞMASI BÜYÜYOR Trump'ın uzun yıllardır yakın arkadaşı olan Steve Witkoff'un geniş görev alanı, ABD basınında ve diplomatik çevrelerde 'her şeyin elçisi' yorumlarını güçlendirdi.
Reuters'a konuşan bazı uzmanlar, Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner'ın aynı gün iki büyük krizde masaya oturmasının diplomasiyi adeta hızlı sonuç alınacak bir ticari pazarlık sürecine çevirdiği eleştirisini dile getirdi.
Obama döneminde dış politika danışmanlığı yapan Brett Bruen, Trump yönetiminin diplomasi anlayışını şu sözlerle eleştirdi: 'Trump, diplomasinin zor ve detaylı çalışmalarından ziyade kalite yerine niceliğe odaklanıyor gibi görünüyor.' TRUMP NOBEL PEŞİNDE Mİ? 'DAHA FAZLA ANLAŞMA, DAHA FAZLA GÖSTERİ' İDDİASI Trump'ın ikinci döneminde barış görüşmelerini hızlandırma çabası, Reuters'ın haberinde 'Nobel Barış Ödülü hedefi' tartışmalarıyla da ilişkilendirildi.
Trump, daha önce birçok savaşı ve çatışmayı bitirdiğini sık sık vurgularken, şimdi yeni anlaşmalarla uluslararası alanda daha güçlü bir siyasi başarı hikâyesi oluşturmak istiyor.
Ancak uzmanlara göre sorun tam da burada başlıyor: Krizler çok büyük, süreçler çok karmaşık ve hızlı çözüm arayışı ciddi riskler barındırıyor.
RUBİO YOKTU!
WASHINGTON'DA DİKKAT ÇEKEN EKSİKLİK Cenevre'deki görüşmelerde ABD'nin Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun yer almaması da dikkat çekti.
Rubio'nun dış politika konularında tecrübeli bir isim olduğu hatırlatılırken, Witkoff ve Kushner'ın böylesine karmaşık dosyalarda ön plana çıkması 'geleneksel diplomasi dışlanıyor mu?' yorumlarına neden oldu.
BEYAZ SARAY'DAN SAVUNMA: 'TRUMP HERKESTEN FAZLA ÇABA GÖSTERİYOR' Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly ise Reuters'a yaptığı açıklamada Trump ve ekibinin Ukrayna konusunda 'öldürmeyi durdurmak ve barış anlaşması sağlamak için herkesten fazla çaba gösterdiğini' savundu.
Kelly, Trump'ın yöntemini eleştiren isimleri hedef aldı ancak Reuters'ın yönelttiği spesifik sorulara net yanıt vermedi.