Haber Detayı
Bahçeli’den Meclis’teki kavgaya tepki
MHP Lideri Bahçeli, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in TBMM’deki yemin töreninde yaşanan arbedeyle ilgili “Muhalefetin Meclis’i karıştırması yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir? Deli Dumrul gibi hareket etmenin neresi demokrasidir?” tepkisini gösterdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında özetle şunları kaydetti: “CHP’nin işi gücü fitne fesattır.
Geçtiğimiz hafta Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına atanan değerli arkadaşlarımızın yasal ve Anayasal prosedür olan yemin merasimlerinde yaşanan ilkellikleri, şiddet sahnelerini, anti demokratik muameleleri aziz milletimiz ibretle seyretmiştir.
Gazi Meclis aciz Meclis değildir.
Gazi Meclis kürsü işgaliyle üçüncü dünya ülkelerini andıracak bir Meclis değildir.
Yeni atanan bakanlarla ilgili eğer varsa merak edilen bir husus yasal ve demokratik kanallar açıktır, ortadadır.
Muhalefetin sahip olduğu imkânları kullanmaya yanaşmadan Meclis’i karıştırması, yasal ve Anayasal bir hakkı engellemeye çalışması yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir?
Ali kıran baş kesen misiniz?
Nesiniz, kimsiniz?
Deli Dumrul gibi hareket etmenin neresi demokrasidir?
Özellikle yeni atanan Adalet Bakanımızla ilgili rahatsızlığınızın kaynağını nasıl yorumlayalım?YENİ BAKANLARA TEBRİKİstanbul’daki tezgâhınız bozuldu, öfkeniz buna mı?
Rüşvet ve yolsuzluk çarkınız kırıldı, sinir nöbetiniz bundan mı?
Yemin merasiminde TBMM’nin saygınlığına leke düşüren müfsit ve müflis CHP zihniyetini ayıplıyor, haddinizi bilin diyorum.Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’i ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’yi ayrı ayrı tebrik ediyor, tam desteğimizle birlikte başarılar diliyorum.”‘PÜSKEVİT’ ÇIKIŞIBAHÇELİ konuşmasında 2011 yılında Yozgat mitinginde söylediği “Evinizde çocuklar televizyonun karşısına dizilmiş oturuyorlar.
Karşınızda, reklamlara çıkan çocukların ellerinde çikolatalar, püskevitler...” sözlerini de hatırlattı: “Bu ramazanda bol yıldızlı otellerin restoranlarında değil mütevazı sofralarda yerimizi almalıyız.
Milletvekillerimiz ve tüm teşkilatımızla eşzamanlı şekilde daha hızlı, daha aktif, daha sorumlu, daha özenli, daha müşfik, daha kucaklayıcı, daha hazır olmalıyız.
Yıllar önce bir konuşmamda; anasının, babasının gözlerine bakan yurdumun masum çocuklarının sözcüsü olmak istemiştim.
Ve memleketim olan Gavur Dağı’nın söyleyişiyle; ‘Hani benim püskevitim, çukulatam’ demiştim.
Bu ramazanda hep birlikte sofraların, ocakların, çocukların, gençlerin, yaşlıların ve kadınların sesi olalım.
Püskeviti olmayan çocukların çağrısını işitelim.”