Haber Detayı

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, İstanbul'da Bab-ı Ali Toplantıları'nda konuştu Açıklaması
Güncel haberler.com
17/02/2026 23:34 (3 saat önce)

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, İstanbul'da Bab-ı Ali Toplantıları'nda konuştu Açıklaması

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler'e dört maddelik bir metodoloji sunduklarını belirterek, "Kıbrıslı Rumların da Kıbrıslı Türklerin de siyasi eşitliği güvence altına alınmaksızın müzakere başlayamaz. Bu, müzakereden önceki aşamadır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler'e dört maddelik bir metodoloji sunduklarını belirterek, "Kıbrıslı Rumların da Kıbrıslı Türklerin de siyasi eşitliği güvence altına alınmaksızın müzakere başlayamaz.

Bu, müzakereden önceki aşamadır.

Siyasi eşitlik güvence altına alınmadan müzakere masasına oturulamaz." dedi.KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, İstanbul'da bir otelde düzenlenen Bab-ı Ali Toplantıları'nda hitap etti.Kıbrıs Türk halkının hukuken ada üzerinde güvenlik, enerji, deniz yetki alanları, hidrokarbon, uluslararası ticaret yolları ile ortak ve eşit egemenlik haklarına sahip olduğunu kaydeden Erhürman, ancak fiili durumda bunun gerçeğe dönüşmediğini vurguladı.Erhürman, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Kıbrıs Türk halkının adadaki varlığı yok sayarak İsrail, ABD, Fransa ve Hindistan'la güvenlik, enerji ve hidrokarbon konusunda anlaşmalar imzaladığını hatırlattı.Avrupa Birliği'nin (AB) de İsrail, Yunanistan ve GKRY arasındaki deniz altından enerji hattı projesi olan Büyük Deniz Bağlantısı'nı (GSI) finanse ettiğini kaydeden Erhürman, GKRY'deki Rumların dahi bu projenin ekonomik olarak uygulanabilir olmadığını düşündüğünü belirtti.KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, "Ama buna rağmen Avrupa Birliği bir yandan diyor ki ben Kıbrıs'ta çözüm isterim ama bir yandan böyle bir projeyi hem Kıbrıslı Türkleri hem de Türkiye Cumhuriyeti'ni dışlayarak hayata geçirme noktasında mali destek verme meselesini gündeme getiriyor.

Dolayısıyla tekrar ediyorum bizim bütün derdimiz, bütün aradığımız ve bütün talep ettiğimiz aslında bizden önce varoluş mücadelesini Kıbrıs'ta verenlerin bize devrettiği bir yetkiyi bizden sonrakilere devredebilmek." değerlendirmesini yaptı.Erhürman, Kıbrıs adasının stratejik öneme ve zenginliklere sahip olduğunu belirterek, Kıbrıs Adası'nın tamamında, Türkiye'nin garantör, Kıbrıs Türk halkının da eşit ortak olduğunu dile getirdi."Yetkiyi paylaşamıyoruz ama riski paylaşmak durumunda bırakılıyoruz"KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, "Bölgesel gelişmeler bize şunu gösteriyor.

Birine gücünüz yetmediğinde büyük abileri çağırırsınız arkanıza.

Aslında (GKRY'nin) yapmaya çalıştığı o.

Büyük abiler gelsin ki ben o dengeyi sağlayabileyim endişesiyle hareket ediyor.

Ama herkes de biliyor ki o büyük abiler bir kez bir yere girdi mi oradan çıkmaları pek de kolay olmuyor. ve o büyük abiler geldi mi zannettiğinizin aksine arkanızda durmuyorlar, önünüze geçiveriyorlar ve siz arkaya düşüyorsunuz." diye konuştu.GKRY'nin imzaladığı söz konusu anlaşmaların adanın tamamını riske attığını kaydeden Erhürman, "Hem (Güney) Kıbrıs'ın liderliği bizi yok sayarak birtakım anlaşmalar imzalıyor, hem de o imzaladığı anlaşmaların riskini de biz onunla paylaşmak zorunda kalıyoruz.

Yani yetkiyi paylaşamıyoruz ama riski paylaşmak durumunda bırakılıyoruz." ifadelerini kullandı.Erhürman, KKTC'nin her zaman çözümden yana olduğuna dikkati çekerek, "Sayın (Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio) Guterres de farkındadır ki bugüne kadarki müzakere sistematiği bizi çözüme ulaştırmadı." dedi."Siyasi eşitlik güvence altına alınmadan müzakere masasına oturulamaz"Birleşmiş Milletler'e dört maddelik metodoloji ortaya koyduklarını belirten Erhürman, "Kıbrıslı Rumların da Kıbrıslı Türklerin de siyasi eşitliği güvence altına alınmaksızın müzakere başlayamaz.

Bu müzakereden önceki aşamadır.

Siyasi eşitlik güvence altına alınmadan müzakere masasına oturulamaz." ifadelerini kullandı.Erhürman, ikinci olarak, müzakerelere bir kez daha sıfırdan başlamayacaklarını dile getirdi.İsviçre'nin Crans-Montana kentinde düzenlenen konferansa atıfta bulunan Erhürman, "Crans Montana'ya kadar hangi konularda yakınlaşma olduysa onlar geçerlidir.

Her defasında sıfırdan işlerin görüşülmesi kabul edilemez." diye konuştu.Müzakerelerin bir daha başlaması durumunda zaman sınırlaması getirilmesi gerektiğini vurgulayan Erhürman, "Bir daha başlayacaksa bu iş, bir zaman sınırlaması olmak zorundadır.

Ömrümüzü müzakere masasında çürütecek değiliz." dedi.Erhürman, dördüncü olarak, "Yine masadan kaçılması halinde Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs Türk halkı bugünkü statükoya geri dönmeyecektir.

Yani bu defa masadan kaçmanın bir bedeli olacaktır." diye konuştu."Çözümsüzlüğe sebep olanın ödeyeceği bir bedel olması lazım"Erhürman, usul konusunda uzlaşma sağlanmadığı müddetçe müzakere masasına oturulmasının da mümkün olmayacağını vurguladı.Türkiye kökenli anne ve Kıbrıs kökenli baba ya da tam tersi evliliklerden doğan çocukların AB vatandaşı olma hakkının bulunduğunu kaydeden Erhürman, ancak Kıbrıs Rum kesiminin bunu da engellediğini ifade etti.BM Genel Sekreteri Guterres'e bunları doğrudan yüz yüze anlattıklarını belirten Erhürman, "Başta kural olması gerekir ki, çözümsüzlüğe sebep olanın ödeyeceği bir bedel olması lazım." dedi.Erhürman, doğrudan ticaretin ve uçuşun olmadığı statükoya geri dönmeyeceklerini ve bunu baştan güvence altına almaları gerektiğini söyledi."Kıbrıs Türk halkı hak ettiğini elde edebilmiş değil"KKTC'nin haklı pozisyonunu tüm dünyaya anlatmalarının önemine dikkati çeken Erhürman, "Anlattığınız zaman alacağınız garanti değil.

Ama anlatmadığınız zaman almayacağınız garantidir. ve biz Türkiye Cumhuriyeti'nin açtığı o hakları da kullanarak, demin saydığımız statüleri de kullanarak, görüşme masasının dışındaki dünyaya da aralıksız seslenmekle, konuşmakla ve haklarımızı oralardan talep etmekle yükümlüyüz çocuklarımıza karşı." diye konuştu.Erhürman, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin devam ettiğine işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:"Kıbrıs Türk halkı hak ettiğini elde edebilmiş değil.

Bu kadar yıl süren varoluş mücadelesinin sonucunda hak ettiği noktada değil, ödediği bedellerin karşılığı değil bugün içerisinde bulunduğu statü. ve bu statüyü söke söke almak bizlerin boynunun borcudur düşüncesiyle çalışıyoruz. ve Kıbrıs'ta da hep şunu söylüyoruz, hiç merak etmeyin, biz en zor koşullarda da bir arada vardık, bugün de varız, bundan sonra da, ne pahasına olursa olsun."

İlgili Sitenin Haberleri