Haber Detayı
Bakan Göktaş: "Aile ve Nüfus 10 Yılı" İçin İİT Nezdinde İlk Adımı Attık
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında önümüzdeki süreci "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan etmek için Türkiye'nin resmen harekete geçtiğini ve bu konuda yakın zamanda olumlu sonuçlar beklediklerini müjdeledi.
Akademi ve Saha Deneyimi Aynı Masada Buluştu İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 1.
Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı’nın kapanış oturumunda bir konuşma yapan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, akademik birikim ile sahadaki pratik tecrübelerin kurumsal çözüm önerileriyle harmanlandığını vurguladı.
Konferans süresince aile yapısında meydana gelen dönüşümlerin, evlilik ile ebeveynlik süreçlerini destekleyen sistemlerin ve kuşaklararası bağların güçlendirilmesinin kapsamlı şekilde masaya yatırıldığını ifade etti.
Dijital Risklerden Demografik Eğilimlere Geniş Bir Çerçeve Bakan Göktaş, etkinlikte demografik değişimlerden nüfus projeksiyonlarına, sosyal hizmet modellerinden dijital dünyanın getirdiği risklere ve aile içi iletişime kadar pek çok kritik başlığın detaylandırıldığını belirtti.
Konferanstan elde edilen çıktıların ve sunulan tavsiyelerin, özellikle Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkileri aile odaklı kalıcı ortaklıklara dönüştürmesini arzuladıklarını kaydetti.
Özbekistan ile olan ikili münasebetlerin her aşamada geliştirilmesine büyük önem verdiklerini dile getiren Göktaş, şunları söyledi: Bakanlık olarak Özbekistan'daki muhatap kurumlarla iki ayrı protokol imzaladıklarını hatırlattı.
Türk Devletler Teşkilatı çerçevesinde ilk kez düzenlenen Sosyal Politikalar Bakanları Toplantısı’na Türkiye'nin ev sahipliği yaptığını belirtti.
Gelecek dönemde de "Türkiye Modeli"ni ve başarılı uygulama örneklerini kardeş ülkelerle paylaşmaya devam edeceklerini vurguladı.
Ailenin Temel Değerlerindeki Rolü Konuşmasının sonunda ailenin manevi boyutuna değinen Bakan Göktaş, ailenin bireyin dünyaya açılan ilk kapısı olduğunu belirtti.
Kişinin kimlik duygusunu, aidiyet hissini, şefkati, sorumluluk bilincini ve dayanışma kültürünü öğrendiği temel okulun aile kurumu olduğunun altını çizdi. "Çağımızda aile, çok katmanlı bir baskı altında" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ailenin, kültürel kimliği ve insani değerleri koruyan temel kurum olduğu gerçeği bütün dünyada insanlığın tartışmasız ortak kabulüdür." sözlerini hatırlatan Göktaş, "Çağımızda aile, çok katmanlı bir baskı altında.
Bu noktada, meseleye iki pencereden bakmak zorundayız.
Birincisi, demografik dönüşüm penceresidir.
Yıllarca ülkemizde aile planlanması adı altında, doğurganlık hızının azaltılması için çalışmalar yürütüldü.
Bugün yaşadığımız düşük doğurganlık oranları, bu yaklaşımın birikmiş bir sonucudur." dedi.
Göktaş, Türkiye'de doğurganlık hızının 2024'te 1,48'e düşmesinin, nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inmesinin, yapısal bir mesele olduğunu söyleyerek, "Birçok Avrupa ülkesi düşük doğurganlık düzeyine 200 yılda inerken, Türkiye bu noktaya sadece 60 yıl içerisinde indi.
Türkiye, Çin, Arjantin ve Kuveyt'ten sonra doğurganlık hızı en çok düşen dördüncü ülkedir.
İlk evlenme yaşının yükselmesi, evlilik ve boşanma göstergelerindeki değişim, aileyi güçlendiren önleyici ve destekleyici politikaları daha da kritik hale getiriyor." ifadelerini kullandı.
Günlük hayatın kırılganlıklarına dikkati çeken Göktaş, "Aileyi sadece bir değer olarak değil aynı zamanda sosyal refahı büyüten, birliği ve beraberliği güçlendiren bir sistem olarak ele almak zorundayız.
Çünkü artan şehirleşme, uzayan çalışma saatleri, hayatımızı kuşatan dijital mecralar, sınırsız tüketim, zayıflayan kuşaklar arası bağlar, kimlik ve rol kavramlarını bulanıklaştıran cinsiyetsizleştirme akımları… Bunların hepsi ailenin dayanıklılığını doğrudan etkiliyor.
Bu durum da bizler için sahaya inen, aileye ulaşan, riskleri erken gören ve aileyi kendi gücüyle ayakta tutan politika tasarımlarını zorunlu kılıyor." değerlendirmesini yaptı.
Bakan Göktaş, şöyle devam etti: "Bu anlayışla Türkiye'de aile politikalarımızı merkeze alarak stratejik planlama, kurumsal koordinasyon ve sahada erişilebilir hizmet üçgeninde güçlendiriyoruz.
Aileyi odağına alması bakımından bir ilk olan 'Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı'mız bu yaklaşımın somut yol haritasıdır.
Bu doğrultuda demografik dönüşümden dijitalleşmeye, refahtan afet dayanıklılığına uzanan geniş bir çerçevede aileyi merkeze alan koruyucu önleyici politikalar yürütüyoruz.
Ayrıca kurumlar arasında ortak hedef ve ortak dil kuruyor, her haneye temas eden hizmet ağımızı daha da güçlendiriyoruz." Aile Eylem Planı ile aileye erişim ve hizmet kapasitelerini büyütürken "yakınlık" ve "süreklilik" ilkelerine dayandıklarını kaydeden Göktaş, "Yakınlık, hizmetin ailenin kapısına kadar gidebilmesi demektir.
Süreklilik ise bir defalık müdahale yerine, aileyle hayatın akışı içinde yol yürümek demektir." açıklamasını yaptı.
Bakan Göktaş, "Çocuğu aile yanında desteklemek, ebeveyni güçlendirmek, riskleri erken tespit etmek ve aileye rehberlik etmek bu yaklaşımın omurgasıdır.
Sosyal hizmet merkezlerimiz, sosyal risk haritalarımız, ASDEP, mobil sosyal hizmet merkezimiz, yüz yüze ve online eğitim ve danışmanlık mekanizmalarımız bu ilkelerin sahadaki karşılığıdır.
Böylece tüm bu adımlarla, sosyal hizmeti, sahada daha etkin ve erişilebilir kılıyoruz." şeklinde konuştu. "Yıl boyunca düzenlediğimiz 19 binden fazla etkinlikle, ailenin değerini yeniden hatırladık" 2025 Aile Yılı'nda aile odaklı çalışmalara hız kazandırdıklarını aktaran Göktaş, "Aileye dokunan her politika esasında bir gelecek politikasıdır.
Yıl boyunca düzenlediğimiz 19 binden fazla etkinlikle, ailenin değerini yeniden hatırladık.
Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte topyekun bir seferberlik ilan ettik." dedi.
Aile içi iletişimden ebeveynliğe, kuşaklar arası dayanışmadan dijital güvenliğe kadar pek çok konuda aileyi destekleyen hizmetleri daha da görünür kıldıklarını dile getiren Göktaş, "2025 Aile Yılında aile dostu bir ekosistem inşa etmek için, eğitim, sağlık, çalışma hayatı, sosyal hizmet, yerel yönetimler ve dijital dönüşüm başlıklarında aileyi güçlendiren adımlar attık." ifadesini kullandı.
Göktaş, aile bütçesine katkı sağlayan ve sosyokültürel gelişimi destekleyen faaliyetleri de yaygınlaştırdıklarını, evlenecek gençler ve aileleri desteklemek için 2 bin 47 kurumla indirim işbirliği yaptıklarını kaydetti.
Hem kadın hem erkek memurların, çocukları ilköğretim çağına gelene kadar yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarını sağladıklarını anımsatan Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Kamu kurum ve kuruluşlarında, kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için çalışmalarımızı hızlandırdık.
Dinamik nüfus yapısını koruyacak politikaları kurumsal kapasitemizi güçlendirerek kalıcı hale getirdik.
Aile diplomasisini dünya gündemine taşıdık, Türkiye’nin bu alanda öncülük etmesini sağladık.
Öyle ki, bugün pek çok ülke, yürüttüğümüz tüm bu çalışmaları referans alarak kendi politikalarını şekillendiriyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Mısır, Nijerya ve Birleşik Arap Emirlikleri, 2026 yılını 'Aile Yılı' ilan ederek bu yaklaşımı benimsiyor." Bakan Göktaş, "İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde önümüzdeki dönemi, Aile ve Nüfus 10 Yılı ilan edilmesi için Türkiye olarak girişimlerde bulunduk.
Yakın zamanda bu kapsamda da güzel gelişmeler elde edeceğimize inanıyorum.
Diğer yandan uluslararası zirvelerde aile odaklı sosyal politikalarımızı paylaşarak ülkeler arası işbirliğini ve ortak çözüm arayışlarını güçlendirmeye devam ediyoruz." diye konuştu.
Aile Yılı'nın ortak iradenin somutlaştığı, fikirden eyleme, söylemden uygulamaya geçişin yılı olduğunu ifade eden Göktaş, "2026-2035 dönemini kapsayan Aile ve Nüfus 10 Yılı'nda da bu adımları kalıcı bir stratejiye dönüştüreceğiz.
Dinamik nüfus yapımızı, toplumsal bağlarımızı ve aile değerlerimizi geleceğe taşıyan uzun soluklu politikalarımızı hep birlikte hayata geçireceğiz." dedi.
Bakan Göktaş, aileyi güçlendirmeyi bir ülkenin tek başına gerçekleştireceği politika değil, bölgesel dayanışmayla büyütülecek bir ortak hedef olarak gördüklerini söyledi.
Özbekistan'dan konferansa gelen misafirlerin tecrübesinin bu anlamda çok önemli olduğunu belirten Göktaş, her iki ülkenin birikimi etrafında iki gün boyunca aile politikasının yaşam döngüsünün ele alındığını dile getirdi.
Göktaş, konferansta konuşulan tüm başlıkların, aileyi güçlendirme politikasının, eğitimden sağlığa, güvenlikten kalkınmaya kadar bütün alanları kapsayan bir insan sermayesi stratejisi olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Bakan Göktaş, "Gönül ister ki bu konferansı bir sonuç değil, bir başlangıç kabul edelim.
Buradan çıkacak bilimsel önerileri, politika taslaklarını, işbirliği fikirlerini, iki ülkenin ilgili kurumlarının masasına somut bir çalışma planı olarak taşıyalım." ifadelerini kullandı.