Haber Detayı
Zeren Ertaş'ın Ölümüne İlişkin Davada Karar Açıkladı... Anne Serpil Ertaş: Eminim Ki Bu Ülkede Adalet Yok
Aydın'da asansör kazasında hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Zeren Ertaş'ın ölümüne ilişkin verilen mahkeme kararını değerlendiren aile, cezaların yetersiz olduğunu belirterek adalet çağrısında bulundu. Anne Serpil Ertaş, 'Artık Türkiye Cumhuriyeti'ne güvenmiyorum' ifadelerini kullandı.
Haber: Tenzile AŞÇI - Kamera: Akın KÜÇÜKKURT(İZMİR) - Aydın'ın Efeler ilçesindeki Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu'nda 26 Ekim 2023 tarihinde meydana gelen asansör kazasında hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Zeren Ertaş'ın ölümüne ilişkin görülen davada verilen karar sonrası konuşan anne Serpil Ertaş, "Gördük ki daha çok Zeren'ler gidecek bu ülkede.
Eminim ki bu ülkede adalet yok.
Artık Türkiye Cumhuriyeti'ne güvenmiyorum" dedi.Aydın'ın Efeler ilçesindeki Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu'nda 26 Ekim 2023 tarihinde meydana gelen asansör kazasında hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Zeren Ertaş'ın ölümüne ilişkin devam eden davanın karar duruşması, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14.
Ceza Dairesi'nde görüldü.Mahkeme kararında; bir sanığa 7 yıl 6 ay hapis cezası verilirken diğer sanıklar, cezaevinde geçirdikleri süre göz önünde bulundurularak serbest kaldılar.Duruşma sonrası ANKA Haber Ajansı'na konuşan anne Serpil Ertaş ve baba Akın Ertaş, cezaları yetersiz bulduklarını belirterek adalet çağrısı yaptılar.
Serpil Ertaş: "Gördük ki daha çok Zeren'ler gidecek bu ülkede" Cezaların caydırııc olmadığını belirten anne Serpil Ertaş, "Caydırıcı hiçbir ceza yok.
Önce yükseltiliyor, sonra indirliyor.
Bir kişiye 7 yıl kadar ceza verildi ama kendisi duruşmaya bile katılmadı.
Diğerlerine 3'er yıl verildi, içeride yattıkları için hepsi serbest şu an.
Ülkemizdeki adalete kesinlikle anlam veremiyorum.
Olan bir cana oldu, benim çocuğuma oldu.
Biz Zeren'i geri getiremeyeceğiz ama başka öğrencilerin canının yanmamasıydı amacımız.
Ama gördük ki daha çok Zeren'ler gidecek bu ülkede" dedi. "Devlet bunu bile bulamıyorsa ben adaleti niye bekleyeyim?" Tehdit mesajları aldığını kaydeden Serpil Ertaş, şunları söyledi:"Son zamanlarda tehdit mesajları geldi.
En başta endişe oldu bende ama sonrasında birilerinin dalga geçtiğini düşündüm.
Bu çok saçma.
Benim çocuğumun başına bu olay devlet kurumunda geldi Sıradan birinin bana bu şekilde mesaj atmasını kabul edemiyorum.
Numara tespit edilemedi.
Yabancı ülke koduyla arayan numaralar.
Devlet bunu bile bulamıyorsa ben adaleti niye bekleyeyim?
Mesajlarda 'Kızınızı mezardan çıkarır yakarız.
Kocanı da seni de leş ederiz.
Evinize gelip sizi katlederiz' gibi şeyler söyleniyor mesajlarda.
Ben 2 yıldır acımı doğru düzgün yaşayamadım.
Mahkeme mahkeme gezdim.
Karşı taraftan kimse gelmezken ben eşimle mahkeme salonlarında tek başıma bırakılmışken ben hangi yetkiliden adalet isteyeyim!
Eminim ki bu ülkede adalet yok.
Artık Türkiye Cumhuriyeti'ne güvenmiyorum.
Çünkü bizi çok yalnız bıraktılar.
En başta aradılar.
Neden şimid kimse gelmiyor?" Akın Ertaş: "Biz devlete güvendik, çocuğumuzu bıraktık" Baba Akın Ertaş ise sadece yurdun değil, ülkenin ve ilgili bakanlıkların yetkililerine seslenerek 'empati' çağrısında bulundu ve şöyle konuştu:"Adaleti sağlamıyorlar bir de üzerine yurt müdürünü ödül verircesine Gençlik Merkezi'ne müdür olarak atıyorlar.
Bizi kimse devlet karşıtı gibi düşünmesin.
Biz sisteme karşıyız.
Ben çocuğumu 25 günlükkten öğrenci yurduna bırakıyorum.
Devlet 25 gün sahip çıkamıyor.
Yediği yemekten böcek çıkıyor.
Oradaki yurt müdürü ya da devlet kurumunda çalışan insanlar böcekli yemeği çocuğuna yedirir mi?
Biz devlete güvendik, çocuğumuzu bıraktık.
Ne oldu!
Kaza deniyor.
Hadi kaza oldu.
Suçlular var, ama cezaları indirildi.
Biz neden indirim yapılıyor diye soruyoruz.
Ne olacak?
Başka yurtlarda yurt müdürleri ya da asansörlere bakım yapan firmalar, bundan ibret alacaklar mı?
Ne anlamı kaldı o zaman?" "Devlete bir kez işim düştü, çocuğumu bana tabutta geri verdiler" Ben 50 yaşındayım, bir kez mahkeme ya da karakol görmemişim.
Benim devlete bir kez işim düştü, çocuğumu devletin kurumuna emanet ettim.
Çocuğumu bana tabutta geri verdiler.
Herkesin çocuğu kendine kıymetli.
Kendi çocuğunuzun bu şekilde olduğunu düşünün.
Bu kimsenin başına gelmesin ama onların çocuğunun başına gelse böyle mi olacaktı dava!
Biz adalet istiyoruz.
Bunu kendimiz için istemiyoruz.
Biz çocuğumuzun adaletini zaten ahirette soracağız.
Ama bu dünyada Zeren geri gelmeyecek.
Bu insanlara idam cezası da verseler Zeren geri gelmeyecek.
Bu kadar öğrenci geliyor.
Hepsi yurtta kalıyor.
Demek ki bir eksiklik var.
Bunun üzerine gidin.
Bir asansörün arızalı olduğunu bile bile kendi çocuklarını bindirirler mi?
Geride kalan çocuklar için adalet istiyoruz biz.
Bir daha kimsenin başına böyle bir şey gelmesin.
Biz bunun savaşındayız."