Haber Detayı

ABD ablukası ağırlaştı... Küba'da olağanüstü tedbirler
Gündem odatv.com
17/02/2026 14:22 (7 saat önce)

ABD ablukası ağırlaştı... Küba'da olağanüstü tedbirler

ABD’nin Venezuela’ya saldırısından sonra abluka altındaki Küba'da şartlar daha da ağırlaştı. Tüm baskıya rağmen halkın devrime sahip çıktığını belirten José Martí Küba Dostluk Derneği Başkanı Nahide Özkan, Küba'daki son gelişmeler ve Türkiye’de sürdürülen dayanışma hakkında Odatv’ye konuştu.

ABD'nin Küba'ya yönelik ablukasının tarihi aslında Küba Devrimi'nin tarihi kadar eski.

Küba halkı uzun zamandır ABD'nin soykırıma dönüşen ağır ambargosuna karşı direniyor.

Ancak ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in kaçırılmasıyla sonuçlanan saldırısının ardından Küba'da şartlar daha da zorlaştı.

Zaten enerji kesintileriyle boğuşan ülke, petrol ithalatının yüzde 40'ını Venezuela'dan yapıyordu...Trump, Küba'yı "Artık petrol ya da para gı̇tmeyecek.

Çok geç olmadan bir anlaşma yapmalarını şiddetle tavsiye ediyorum." diyerek açık açık tehdit etti.

Yanıt Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel'den geldi: Teslim olmak gibi bir seçenek yok.Türkiye'de Küba'yla dayanışmayı sürdüren ve örgütleyen José Martí Küba Dostluk Derneği (JMKDD), son gelişmelerin ardından Küba'ya destek için imza kampanyası başlattı.

José Martí Küba Dostluk Derneği'nin Başkanı Nahide Özkan, Odatv'nin sorularına yanıt verdi.Küba’nın ABD'den gelecek saldırı ihtimaline her zaman hazır olunduğunu belirten Özkan “Topyekûn halk seferberliğine dayanan Küba’nın savunma stratejisi bugün on binleri harekete geçiren tatbikatlarla canlı tutuluyor; olası bir işgal senaryosuna hazırlanıyor.

Emperyalizm, Küba’ya olası bir işgal girişiminde çok ağır bedel ödeyeceğini biliyor.” dedi.Özkan, Küba’daki son gelişmeler ve Türkiye’de sürdürülen dayanışması ile ilgili sorularımıza şöyle yanıt verdi…‘2 TRİLYON DOLARI AŞAN BİR ZARARDAN BAHSEDİYORUZ’José Martí Küba Dostluk Derneği uzun zamandır ABD ablukasına karşı Küba ile dayanışma içinde.

Küba’yla sürekli iletişim halindesiniz.

Şimdi de “Küba’dan Elinizi Çekin!” başlıklı bir imza kampanyası başlattınız.

Bunun nedeni nedir?

Venezuela’ya yapılan saldırı Küba’nın durumunu derinden etkiledi diyebilir miyiz?Sizin de söylediğiniz gibi derneğimiz ABD’nin Küba’ya uyguladığı iktisadi, ticari, finansal ablukaya karşı uzun zamandır güçlü bir kamuoyu yaratmaya çalışıyor; Küba halkıyla dayanışma için çeşitli faaliyetler yürütüyor.Altmış yıldan uzun süredir devam eden ABD ablukasının biriken etkileri Küba ekonomisi ve Küba halkının refahı üzerinde ağır bir yük oluşturuyor.

Bugünün değeriyle toplam 2 trilyon doları aşan bir zarardan bahsediyoruz; Küba ekonomisinin neredeyse yirmi yıllık gayri safi milli hasılasına denk.

Bu tabii ülkenin kalkınmasını, teknolojik yenilenmesini, her şeyini etkiliyor.Ablukanın en önemli boyutlarından birisi, ekonominin can damarını oluşturan enerji üretimi için ihtiyaç duyulan petrolün ülkeye girişini kısıtlaması.

Küba senelerdir bunun kavgasında.‘3 OCAK BİR DÖNÜM NOKTASI’3 Ocak’ta Venezuela’ya yapılan saldırı elbette önemli bir dönüm noktası oldu.

Sadece Venezuela’dan Küba’ya petrol temini durdu diye değil; Venezuela’nın bizzat maruz kaldığı ABD yaptırımları nedeniyle son birkaç yıldır Küba’ya petrol ihracatı zaten hayli azalmıştı.ABD’nin Karayip Denizi’ne olağanüstü askeri yığınak yapması ve Venezuela’nın egemenlik haklarını hiçe sayarak tüm dünyanın gözü önünde devlet başkanı Maduro ve eşini kaçırması, Küba’ya dönük saldırganlığın yeni bir evreye taşınacağının bariz göstergeleri oldu.

ABD’NİN KÜBA KARARNAMESİ: VERGİ TEHDİDİNitekim Trump 29 Ocak’ta imzaladığı başkanlık kararnamesiyle Küba’nın ABD için ulusal tehdit oluşturduğunu iddia etti ve Küba’ya petrol sağlayan ülkelere ABD’yle ticarette ilave gümrük vergileri uygulanacağını duyurdu.Küba’nın enerji kaynaklarının sınırlı olduğunu, ekonomiyi ayakta tutmak ve kamu hizmetlerini sürdürebilmek için petrol ithal etmek zorunda olduğunu biliyorlar.

İşte bu can damarına saldırıyorlar.

Bu olağanüstü yıkıcı bir adım.

Gözümüzün önünde bir ülkeyi kuşattılar; sanayisinin durması, tarımının iflas etmesi, sağlık sisteminin çökmesi için çabalıyorlar.

Bu adlı adınca soykırım demek.

Ve sonrasını planlıyorlar.Ülke sefalete sürüklenecek, onlar “insani yardım” gerekçesiyle adaya askeri müdahalede bulunacaklar… Nasıl Irak’ta kimyasal silah yalanına, Venezuela’da narkotrafik ithamlarına sarıldılarsa Küba’ya dönük saldırıda da mazeretleri insani yardım olacak… Hedefleri bu.Kampanyamızın amacı işte gözümüzün önünde cereyan eden bu soykırım suçuna dur demek, olası bir askeri müdahalenin önüne geçmek, Küba halkının gösterdiği muazzam direnişin yanında saf tutmak ve dünya halklarına her daim dayanışma elini uzatan bu örnek ülkeye olan insanlık borcumuzu hatırlatmak.PANDEMİDEN SONRA ELEKTRİK İHTİYACININ YÜZDE 65’İ KARŞILANAMAZ HALE GELDİ Peki son gelişmeler halkın yaşam koşullarını nasıl etkiledi?

Uzun süreli elektrik kesintilerinden bahsediliyor.

Ayrıca gıda tedarikinde de ciddi sıkıntılar yaşanıyor.

Eğitimden sağlığa ülkede şu an neler yaşanıyor?

Küba'da çocukların ve yetişkin yurttaşların 24 saati nasıl geçiyor?Küba, ABD ablukası nedeniyle elektrik üretiminde büyük güçlükler yaşıyor.Bunun birkaç nedeni var.

Birincisi, ülkedeki elektrik üretim altyapısı çok eski.

Fosil yakıt kullanımına dayanan termik santrallerin hemen hepsi 40-50 yaşın üzerinde; yıpranmış durumdalar, sıklıkla arızaya giriyorlar.

Zaman zaman bütün şebekenin çökmesine yol açan arızalar yaşanıyor.

Bu santrallerin bakımı için gereken teknoloji ve yedek parçaya erişim çok zor.

Aslında bu sistemlerin baştan yenilenmeye ihtiyacı var; ancak ablukanın yarattığı finansman, tedarik ve ödeme güçlükleri bunu imkânsız hale getiriyor.Ancak bu altyapı kusursuz işlese bile ülkede çıkartılan petrol ve kömür bu santrallerin işlemesi için gereken yakıtın ancak yarısını karşılayabilecek kapasiteye sahip.

Gerisinin ithal edilmesi gerekiyor.

Ablukanın petrol ithalatına getirdiği kısıtlar enerji üretiminin önünde engel oluşturuyor.Bu koşullar nedeniyle özellikle pandemiden bu yana ülkedeki elektrik ihtiyacının yüzde 60-65’i karşılanamaz hale geldi.

Bu ağır enerji krizi elbette fabrikalardan tarımsal üretime, ulaşımdan belediyecilik hizmetlerine, sağlıktan eğitime her şeyi olumsuz etkiliyor.

Ülkenin on yıllardır kıt kaynaklara rağmen akılla, planlı çalışmayla inşa ettiği sanayi, tarım, sağlık, eğitim, bilim kapasitesi mevcut potansiyelinin çok altında işletilebiliyor.

Ablukanın yarattığı maddi zorluklar sosyalizmin kazanımlarını tehdit ediyor; Küba’yı Küba yapan sosyal politikaların uygulanmasında güçlükler yaşanıyor.GIDA, İLAÇ VE TIBBİ MALZEME TEDARİĞİNDE ZORLUKLARBütün bunların Kübalıların günlük yaşamına olan etkisi upuzun elektrik kesintileriyle kendini gösteriyor.

Kübalılar için enerji krizi, toplu taşımanın azalması demek.

Caddelerde çöplerin birikmesi demek.

Gıda fiyatlarında artış ve gıda temininde ciddi sıkıntılar demek.

Ocakta yakılacak doğal gazın olmaması demek; nüfusun kayda değer bir kısmının tekrar odun ateşinde yemek pişirmeye yönelmesi demek.

İlaç ve tıbbi malzeme tedarikinde kesintiler; ameliyatların ertelenmesi, bazı tedavilerin aksaması demek.

Evlerde buzdolaplarının doğru düzgün çalışmaması, besin ve ilaçları muhafaza etmede güçlük yaşanması demek.

Çocukların derslerini mum ışığında yapmak zorunda kalması demek.29 Ocak’tan bu yana uygulanan kuşatmayla bu sorunlar çok daha şiddetli bir hal aldı.

Çünkü eldeki sınırlı rezervin çok çok tasarruflu kullanılması gerekiyor.'KÜBA OLAĞANÜSTÜ TEDBİRLERE YÖNELDİ'Küba hükümetinin petrol tüketiminde karne sistemine geçmek zorunda kaldığı gündeme geldi.

Hükümet nasıl başa çıkıyor veya çıkmayı planlıyor bu ağır tabloda?Evet, Küba hükümeti olağanüstü tedbirlere yönelmek zorunda kaldı.Ülkede uzun zamandır yenilenebilir enerji kaynaklarının artırılmasına dönük bir çaba var; ulusal petrol üretiminin artırılmasına yönelik bir planlama da mevcut.

Ancak ablukanın yarattığı ekonomik kısıtlar nedeniyle ancak orta uzun vadede sonuç verebilecek olan bu yatırımların yanında ciddi tasarruf tedbirleri uygulamaya konuldu.‘KÜBA’NIN KURUMLARI İŞLİYOR’Mevcut yakıt rezervi, temel kamusal hizmetlerin ve yaşamsal önemdeki ekonomik faaliyetlerin devamlılığını gözetecek şekilde yeniden tahsis edildi.

Kamu hizmetlerinde temiz su teminine; sağlık sisteminde salgın hastalıkların önlenmesine, acil bakım hizmetlerine, ana-çocuk sağlığı ve kanser programlarına öncelik veren düzenlemeler yapıldı.

Enerji tasarrufu için devlet kurumlarının açık olduğu süreler haftanın belli günleriyle sınırlandı.

Üniversite ve lise eğitiminde uzaktan eğitime yer veren karma uygulamalara geçildi.

Toplu taşımada seferler azaltıldı; öğrencilerin ve kritik sektörlerde çalışan görevlilerin ulaşımını garanti altına alacak düzenlemeler yapıldı.

Tarımda temel gıda ürünlerinin teminini güvence altına alacak tedbirler alındı.Hükümet tüm bu adımları atarken Küba demokrasisini biricik kılan katılım mekanizmalarını etkili bir şekilde kullanıyor.

Halkla sürekli istişare halinde olunan etkin bir karar ve bilgilendirme süreci işletiliyor.

Her zamanki gibi büyük bir soğukkanlılık, iyimserlik, kararlılık ve planlı çalışma örneği sergileyen Küba’nın devrimci önderliğinin halk arasında derin bir saygınlık ve seferberlik gücü var.

İstedikleri kadar çöküş senaryosu yazsınlar; Küba’nın kurumları işliyor.‘KÜBA HALKINDA HİÇBİR ÜLKEDE ŞAHİT OLAMAYACAĞIMIZ BİR DİRENGENLİK VAR’Küba’da halkın ruh hali nasıl peki?Küba halkının abluka altında günlük yaşamı hep güçlüklerle dolu oldu; şimdi bu güçlükler daha da şiddetlendi.

Maruz kaldıkları bu dehşetli zorbalık ve adaletsizlik karşısında öfke ve kaygıyı bir arada yaşıyorlar.

Ancak, yine her zamanki gibi diyeceğim, Küba direnişinin alameti farikalarından biri bu çünkü, bu yeni kriz karşısında da büyük bir sağduyu ve ağır başlılıkla yaşamını yeniden düzenleyen, organize olan, adapte olan, dayanışan ve yaşamına devam eden, ülkesini ayakta tutan bir halk görüyoruz.Benzer koşullar altında belki de hiçbir ülkede şahit olamayacağımız bir direngenlik ve yola devam iradesi gösteriyor yine Küba halkı.

DÜNYADA KÜBA DAYANIŞMASIABD Başkanı Donald Trump'ın Küba'ya petrol satan veya sağlayan herhangi bir ülkeye gümrük vergisi uygulama tehdidinden iki hafta sonra, Meksika Donanması'na ait iki gemi insani yardım yüküyle Havana Limanı’na demirledi.

Gemilerden birinin yaklaşık 536 tonluk gıda yardımı diğerinin ise 277 tonun üzerinde süt tozu taşıdığı bildirildi.

Dayanışma malzemesi göndermesi beklenen başka ülkeler var mı bildiğiniz?

Küba yönetiminin diplomasi trafiği de yoğunlaşmış olmalı...Küba’ya zaman zaman dayanışma malzemesi yollayan veya yollayacağını açıklayan ülkeler var; Rusya, Çin, Vietnam, İspanya, Meksika bunlar arasında.

Geçtiğimiz sonbaharda yaşanan Melissa kasırgasının ardından Türkiye de çeşitli dayanışma malzemeleri yolladı.Küba hükümeti ezelden bu yana ablukanın kaldırılması için hem tek tek ülkeler hem de uluslararası kurum ve kuruluşlarla yoğun diplomasi trafiği yürütüyor; Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan 33 tane karar var; diğer uluslararası kurum ve kuruluşlardan, tek tek ülkelerden gelen onlarca yüzlerce kınama deklarasyonu var.Ancak Küba’nın üzerindeki bu diplomasi yükününün alınması gerekiyor.

Küba’ya daha fazla dayanışma gemisinin ulaşması, son başkanlık kararnamesinin geri çekilmesi, ablukanın tümüyle ortadan kalkması için dünya halklarının sesini daha fazla yükseltmesine, daha güçlü bir mücadele örgütlemesine ihtiyaç var.‘AVRUPA’DAKİ KÜBA DOSTLUK ÖRGÜTLERİ TÜRKİYE’DE BULUŞACAK’Dünyanın her yerinde Küba’ya dayanışma için sesini yükselten, etkili kampanyalar düzenleyen, Küba’ya kayda değer miktarda dayanışma malzemesi ulaştıran yüzlerce Küba dostu organizasyonlar bulunuyor.

Biz de bunlarla koordinasyon halindeyiz; hatta önümüzdeki yıl Avrupa’daki Küba dostluk örgütlerini bir araya getirecek dayanışma zirvesine ev sahipliği yapacağız.‘TEHDİT ARTIK HEMEN HER ÜLKENİN TEPESİNDE’Nihai amaç işgal dediniz.

Böyle bir ihtimal var mı gerçekten?Emperyalizmin artan saldırganlığıyla dünya giderek daha vahşi ve kuralsız bir işleyişe doğru gidiyor; buna dur denilmediği takdirde kimse böyle bir ihtimali göz ardı edemez.

Bu tehdit artık hemen her ülkenin tepesinde sallanıyor; kim derdi ki Grönland da bu tehdidi hissedecek?

Bununla birlikte, Küba’nın bir işgal girişimini caydırıcı özellikte çok önemli erdemleri var.Küba’nın içinde ekonomiye çöreklenmiş, siyasi erk sahibi bir işbirlikçi sınıf yok; ülkenin yönetimi yurtseverlerin elinde.

Halkta çok güçlü bir yurtseverlik damarı var; canlı bir direniş kültürü var, örgütlü hareket etme becerisi var; her türlü gösterişten uzak inanılmaz bir gözü karalık var.

Bu gözü karalığa ABD’nin Venezuela saldırısında canını ortaya koyan Kübalı yurtseverlerin cisminde tekrar şahit olduk.‘KÜBA SAVUNMASI TOPYEKÛN HALK SEFERBERLİĞİNE DAYANIYOR’Topyekûn halk seferberliğine dayanan Küba’nın savunma stratejisi bugün on binleri harekete geçiren tatbikatlarla canlı tutuluyor; olası bir işgal senaryosuna hazırlanıyor.

Emperyalizm, Küba’ya olası bir işgal girişiminde çok ağır bedel ödeyeceğini biliyor.

Üstelik Küba’nın dünyada olağanüstü bir saygınlığı, meşruiyeti var.

O kadar kolay değil Küba’ya askeri saldırıda bulunmak.KÜBA İÇİN TÜRKİYE’DE NELER YAPILIYORİmza kampanyasının nasıl bir sonuç vermesini bekliyorsunuz?

Başka neler yapılabilir Küba halkıyla dayanışma için?Türkiye’deki Küba sevgisinin çok sağlam siyasi ideolojik ve ahlaki temelleri var.

Dünyada ve ülkemizde erozyona uğrayan ama kararlılıkla sahip çıkmaya çalıştığımız antiemperyalizm gibi, ulusal egemenlik ve bağımsızlık gibi ilkelerin, eşitlikçiliğin, dayanışmacılığın, dürüstlük ve ahlaklı duruşun kanlı canlı örneği çünkü Küba.Küba devrimini erdemlerine sahip çıkan bir devrim, Küba halkını kahraman bir halk olarak biliyor Türkiye kamuoyu ve haklı olarak saygı duyuyor, sevgi besliyor.

Biz bu sevgi ve saygının büyük bir güce dönüşebileceğini biliyoruz.Amacımız bu gücün açığa çıkmasına öncülük etmek.

Bu imza kampanyasına çok yakında maddi dayanışma kampanyaları eşlik edecek.

Bununla ilgili ciddi bir hazırlık sürecindeyiz; yakında kamuoyuyla da paylaşacağız.Türkiye’den Küba’ya çok güçlü bir dostluk elinin uzanacağını biliyoruz.

Bu bir mücadele kardeşliği olacak aynı zamanda.

Bu mücadele ortaklığının sadece Küba’ya değil, Türkiye’nin aydınlık insanlarına, emekçilerine de güç vereceğini biliyoruz. ‘MADDİ DAYANIŞMA KAMPANYASI BAŞLATILACAK’Herkesin yapabileceği çok şey var; imza verebilirler, imza toplayabilirler; Küba halkına yapılan soykırımı ve devam eden kahramanca direnişi çevrelerine anlatabilirler, kamuoyu yaratabilirler; Küba’ya dayanışma malzemesi ulaştırmak için derneğimize ulaşabilirler; yakında başlatacağımız maddi dayanışma kampanyalarımıza katkıda bulunmak için sosyal medya hesaplarımızı yakın takibe alabilirler.Sizler gibi medya organlarına da burada önemli rol düşüyor tabii; kampanyamıza yer verdiğiniz, Küba halkının sesinin duyurulmasına aracılık ettiğiniz için çok teşekkürler.Büşra İlaslanOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri