Haber Detayı

Mehmet Uçum’dan kapsamlı ‘umut hakkı’ değerlendirmesi: ‘Tahliye değil, af hiç değil’
Gündem aydinlik.com.tr
17/02/2026 10:58 (2 saat önce)

Mehmet Uçum’dan kapsamlı ‘umut hakkı’ değerlendirmesi: ‘Tahliye değil, af hiç değil’

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, kamuoyunda “umut hakkı” olarak tartışılan düzenlemeye ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, son dönemde kamuoyunda yoğun biçimde tartışılan “umut hakkı” meselesine ilişkin yazılı bir değerlendirme kaleme aldı.

Uçum’un açıklamalarında özellikle, konunun herhangi bir kişiye özgü tahliye düzenlemesi olmadığına yönelik vurgular öne çıktı. ‘ÖCALAN’A YÖNELİK BİR İMKAN DEĞİL’ Uçum, tartışmaların merkezindeki kavrama ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Öncelikle belirtelim ki umut hakkı olarak tartışılan husus, daha önce ilgililerce etraflıca açıklandığı gibi kişiye özgü veya münfesih terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'a yönelik bir tahliye imkanı değildir.

Umut hakkı doğrudan tahliye de sağlamaz.

Umut hakkı, bir af uygulaması ise hiç değildir.

Daha da önemlisi, umut hakkı bağımsız bir hak değil şartla salıverilme imkanının başka türlü ifadesidir.” Uçum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına atıfla yapılan “umut hakkı” nitelendirmesinin de esasında şartla salıverilme anlamına geldiğini belirterek, Türk mevzuatında “umut hakkı” şeklinde bağımsız bir hukuki kurum bulunmadığını, bunun yerine “koşullu salıverilme” kavramının yer aldığını ifade etti. ‘KESİN BİR HAK DEĞİL, HUKUKİ İMKAN’ Uçum, şartla salıverilmenin başlangıçtan itibaren kazanılmış bir hak olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Hiçbir hükümlü başlangıçtan itibaren kesin olarak şartla salıverilme hakkına sahip değildir.

Sadece şartla salıverilme umudu vardır.

Bunun için asgari cezanın iyi halli çekilmesi koşulu ilk aşamadır.

İkinci aşama bu konuda bir idari raporun ve infaz yargısı kararının olmasıdır.

Bu iki aşama olumlu tamamlanınca kişi koşullu olarak salıverilir.” Koşullu salıverilmenin, infazın tamamen sona erdiği anlamına gelmediğini belirten Uçum, bu süreçte yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması halinde hükümlünün kalan cezasını çekmeye devam edeceğini ifade etti.

OTOMATİK TAHLİYE SÖZ KONUSU DEĞİL Uçum, umut hakkı olarak ifade edilen yaklaşımın temelinde cezanın infaz amacının bulunduğunu belirterek, ömür boyu cezaevinde kalmayı zorunlu kılan düzenlemelerin cezanın topluma yeniden kazandırma amacından uzaklaşabileceğini kaydetti.

Bu kapsamda, şartla salıverilme imkanının genişletilmesi halinde otomatik bir tahliye söz konusu olmayacağını, her durumda iyi hal, asgari ceza süresi ve infaz hakimliği kararı şartlarının aranacağını vurguladı.

SÜRELER NE OLACAK?

Uçum, kapsam dışında bulunan hükümlülerin kapsama alınması halinde mevcut mevzuata göre şu sürelerin uygulanacağını belirtti: -Müebbet hapis cezasında 30 yıl -Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında 36 yıl -Müebbete eklenen bir veya daha fazla müebbet ceza halinde 40 yıl -Müebbete eklenen süreli cezalarla birlikte en fazla 40 yıl Bu süreler tamamlanmadan şartla salıverilme imkanının devreye girmeyeceğini ifade eden Uçum, iki temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı: Kanunda belirtilen sürenin doldurulması ve ceza süresince iyi halli olunması.

TBMM’NİN TAKDİR YETKİSİ VAR Uçum, şartla salıverilmenin kapsamının genişletilmesinin tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin takdirinde olduğunu belirtti.

Meclis’in isterse kapsamı genişletebileceğini, isterse özel bir usul belirleyebileceğini ifade etti.

Bu kapsamda, düzenlemenin genişletilmesi halinde münfesih terör örgütü PKK hükümlülerinin de kapsama girebileceğini, ancak bunun tamamen yasama organının iradesine bağlı olduğunu kaydetti.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET KAPSAM DIŞI Uçum, yürürlükteki İnfaz Kanunu’na göre kapsam dışı tutulanlar hariç tüm hükümlülerin şartla salıverilme imkanına sahip olduğunu belirtti.

Terör suçlarından müebbet veya süreli hapis cezası alanların da, ağırlaştırılmış müebbet hariç, mevcut sistemde bu imkandan yararlanabildiğini ifade etti.

FETÖ HÜKÜMLÜLERİNİN DURUMU Uçum, FETÖ mensuplarından müebbet ve süreli hapis cezası alanların şartla salıverilme imkanına sahip olduğunu, ağırlaştırılmış müebbet alanların ise kapsam dışında bulunduğunu belirtti.

Olası bir düzenleme halinde ağırlaştırılmış müebbet alanların en erken 2046, en geç 2056 yıllarına kadar ceza çekmeleri ve bu süre boyunca iyi halli olmaları gerektiğini kaydetti.

Uçum’un değerlendirmesinde öne çıkan temel vurgu, kamuoyunda “umut hakkı” olarak anılan düzenlemenin bir af ya da otomatik tahliye anlamına gelmediği; yalnızca belirli koşulların sağlanması halinde devreye giren bir “şartla salıverilme imkanı” olduğudur.

İlgili Sitenin Haberleri