Haber Detayı

Artvin'de "Cerattepe Mücadelesi"Nin 10. Yılı Programı
Yerel haberler.com
17/02/2026 10:22 (2 saat önce)

Artvin'de "Cerattepe Mücadelesi"Nin 10. Yılı Programı

Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde, Cerattepe’de 16 Şubat 2016’da yaşanan müdahalenin 10’uncu yılı dolayısıyla program düzenlendi. Burada konuşan Dernek Başkanı Neşe Karahan, Danıştay kararına rağmen maden sahasının yeniden açıldığını hatırlatarak, 15 Şubat’ta Atmaca’da toplanan Artvinlilere ertesi sabah sert müdahale edildiğini söyledi. Karahan, "Kolluk kuvvetleri masum Artvin halkına tarihin belki de en şiddetli müdahalesini yaptı. Aklımıza geldikçe adeta gaz kokusu yakıyor gözlerimizi ve ciğerlerimizi" dedi.

Uğur İstanbullu (ARTVİN) - Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde, Cerattepe'de 16 Şubat 2016'da yaşanan müdahalenin 10'uncu yılı dolayısıyla program düzenlendi.

Burada konuşan Dernek Başkanı Neşe Karahan, Danıştay kararına rağmen maden sahasının yeniden açıldığını hatırlatarak, 15 Şubat'ta Atmaca'da toplanan Artvinlilere ertesi sabah sert müdahale edildiğini söyledi.

Karahan, "Kolluk kuvvetleri masum Artvin halkına tarihin belki de en şiddetli müdahalesini yaptı.

Aklımıza geldikçe adeta gaz kokusu yakıyor gözlerimizi ve ciğerlerimizi" dedi.Artvin'de "Cerattepe direnişinin" 10. yılında düzenlenen programla o gün yaşanılanlara mercek tutuldu.

Etkinlikte bir araya gelen vatandaşlar, Cerattepe'nin hafızalardaki yerini koruduğunu ve mücadeleden geri adım atılmayacağını ifade etti.

Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Artvin'de yıllardır süren madencilik faaliyetlerine ve son ihalelere sert tepki göstererek şöyle konuştu:"İlk incelemeyi yapan kamu ekipleri sondaj yapılmasını önermiş, sondaj yapan ekip de 'Burada ekonomik bir rezerv yok' demişti.

Ancak ardından, sondaj öneren ekipten birinin Artvinli olan akrabası üzerinden arama ruhsatı alınmış ve belli bir oranda anlaşılarak Kanadalı Cominco'ya devredilmiştir.

Cerattepe'ye ilk kazma vurulmuş ve tünel açılmaya başlanmıştır.

Kazma vurulmadan önce Artvin, hiçbir ayrım yapmadan iktidardan muhalefete, zenginden fakire, esnaftan memuruna, işçisine kadar madenciliğe karşı olan tavrını ortaya koymuş ve o yıl kurulan Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde mücadeleye başlamıştır.

İlginç olan ise bize dernek kurma önerisini yapan ve kurmamıza vesile olan kişinin, zamanın Artvin Valisi Selahattin Onur olmasıydı.

Kendisini buradan selamlıyoruz." "Şirketlerin toprağımıza bir kazma bile vurmadan şehri terk etmeleri sağlanmıştı" Yapılan içten ve çetin mücadele, Cominco'nun Artvin'i terk etmesiyle sonuçlanmıştı.

Bir süreliğine sessizlik yaşandıktan sonra bu kez yine Kanadalı çok uluslu bir şirket olan Inmet Mining, Artvinimize tebelleş olmuştu. 'Bu kez sadece bakır çıkaracağız, canınızı yakmayacağız, hastanenizi de yaparız' dediler.

Çok geçmeden başlayan mücadele, o zamanlar hem halkımızın hem kurumlarımızın hem de tüm siyasi partilerin birlikteliğiyle yaklaşık 20 yıl boyunca başarıyla sürdürülmüş ve şirketlerin toprağımıza bir kazma bile vurmadan şehri terk etmeleri sağlanmıştı.

Ancak hangi görüşte olursa olsun yaşam alanlarını savunmak için tüm insanların bir araya geldiği ve ulusal çapta sayılı örneklerden biri olan bu beraberliğe rağmen 2012'de Danıştay'ın bile onadığı 'Cerattepe'de madencilik yapılmamalı' kararına rağmen aynı saha yeniden ihaleye çıkarıldı. "Aklımıza geldikçe, gaz kokusu gözlerimizi ve ciğerlerimizi yakıyor" Artık Cerattepe Cengiz'indi. 15 Şubat 2016'da madencilik karşıtı direnişin sembolü olan nöbetimizin 244. günüydü.

Müdahale edileceğinin duyulması üzerine, hala doğasını ve şehrini seven Artvinliler, siyasi partiler ve STK temsilcileriyle toplantı yapılarak pazartesi akşamı saat 18.00 gibi Atmaca mevkisine kadar halkımız araçlarıyla çıktı ve Kafkasör ile Cerattepe'ye çıkan yollar kesildi.

Atmaca mevkisinde her yer ışıl ışıldı.

Her siyasi ve sosyal katmandan insan oradaydı ve gururla memleketini bekliyordu.

Derken 16 Şubat sabahı saat 06.00 civarında, yedi yöreden getirilen binlerce kişilik TOMA'lı, kolluk kuvvetleri masum Artvin halkına tarihin belki de en şiddetli müdahalesini yaptı.

Aklımıza geldikçe adeta gaz kokusu yakıyor gözlerimizi ve ciğerlerimizi."

İlgili Sitenin Haberleri