Haber Detayı

Ne olacak şu Avrupa’nın hali!..
Güncel takvim.com.tr
17/02/2026 06:58 (2 saat önce)

Ne olacak şu Avrupa’nın hali!..

Tarlada çalışan adam, 10 bin metre yüksekteki uçağı işaret edip, 'baba, bak uçak geçiyor' diyen oğluna, 'dokunma, geçsin' demiş. Dolayısıyla, 'ne olacak şu Avrupa'nın hali?' sorusuna da 'bize ne? Ne halleri varsa görsünler' cevabı verilebilir. Trump sonrası yaşanan gelişmelerin Avrupa'da alarma sebep…

Tarlada çalışan adam, 10 bin metre yüksekteki uçağı işaret edip, 'baba, bak uçak geçiyor' diyen oğluna, 'dokunma, geçsin' demiş.

Dolayısıyla, 'ne olacak şu Avrupa'nın hali?' sorusuna da 'bize ne?

Ne halleri varsa görsünler' cevabı verilebilir.

Trump sonrası yaşanan gelişmelerin Avrupa'da alarma sebep olduğu ve şimdiye kadar altında barındıkları NATO şemsiyesini kaybetme riski sebebiyle başta Almanya ve Fransa olmak üzere birçok AB ülkesinin canlarının sıkıldığı, vakıa.

Geçmişteki parlak günlerini aramalarına rağmen, ekonomik açıdan hala güçlü olan AB ülkeleri, ABD'nin 'pamuk eller cebe' talebinin giderek şiddetleneceğinin farkında.

NATO'nun kendilerine sağladığı koruma kalkanı sebebiyle almaları gereken tedbirleri ihmal edip, askeri sahada 'kendi kendine yeterlilik' ihtiyacı duymayan Avrupa ülkelerinin, şimdi pişman oldukları, kesin.

Ama artık çok geç...

Daha çok uzmanların ele alması gereken konu ile ilgili temel problem, askeri ihtiyaçlarını tamamen NATO ve dolayısıyla ABD şemsiyesine göre biçimlendiren ülkelerin, 'ya NATO dağılırsa?' sorusu ile karşı karşıya kalmaları, kolay bir durum değil.

ABD ve AB ülkeleri arasındaki dostluk ve müttefiklik ilişkisinin son derece kardeşçe yürüdüğü düşünülse de, 'devletler arasında dostluk değil, çıkarlar vardır' sözünü de unutmamak gerek.

Avrupa ülkeleri bir gün NATO'suz kalabilecekleri ihtimalini akıllarına getirmemiş olabilir.

Ancak, ABD'nin gelecek planlarını Avrupa ülkelerinin bir şekilde 'hadi oradan!' diyebilme riskini de hesaba katarak yaptığı söylenebilir.

Avrupa ülkelerinin askeri yeteneklerini ancak ABD'nin müsaade ettiği ölçüde geliştirebilmiş olmaları bunun en açık delili.

Almanya, Fransa ve diğerlerinin, Ukrayna'da yaşananlar sonrası, toparlanma niyetine kapıldıkları, ama treni kaçırdıkları için kendi kendilerine yetebilmeyi akıllarından bile geçiremeyecekleri söylenebilir.

Silahlanma için ayırdığı 100 milyar avroluk bütçe ile ne yapacağını bilemediği söylenen Almanya ile ilgili asıl vahim olan, on binlerce müracaat ümidiyle yaptıkları askere alma çağrılarına ancak birkaç bin kişinin cevap vermesi.

Diğer Avrupa ülkelerinin ve bu arada artık AB üyesi olmayan İngiltere'nin durumu da çok farklı değil.

Avrupa'nın derdi kendini ilgilendirir.

Ancak yaşananlar, Türkiye'nin savunma sanayiinde yerliliği artırması ve uçak, helikopter, füze, tank, zırhlı araçlar ve benzerlerini üretmesinin önemini gösteriyor.

Gelişmeler, bir yönüyle 'kötü komşu insanı mal sahibi yapar' sözü ile ilgili.

Esas problem ise ağız birliği yaptıkları kötü komşular gibi konuşan içimizdekiler.

Patriotları bize satmayıp, muadili S400'ü almamıza karşı çıkan dış mihraklarla aynı tezi savunan içimizdeki uzantılarının, 'balıklar rahatsız oluyor' gerekçesiyle benzer sistemleri geliştirmemize karşı çıktıkları, malum...

İlgili Sitenin Haberleri