Haber Detayı
Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara gönderdiği etkinlik genelgesi tartışma yarattı: Okullara ‘ramazan’ talimatı!
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 81 ile gönderdiği yazıyla ramazan ayı boyunca “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinlikleri düzenleneceği duyuruldu. Veli-Der, uygulamanın laiklik ilkesine ve eğitim hakkına aykırı olduğunu belirterek, çocukların inançları üzerinden ayrıştırılabileceği uyarısında bulundu.
AKP iktidarının eğitime yönelik müdahaleleri sürüyor.
Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 ile gönderilen yazıyla ramazan ayı boyunca okullarda “Maarifin Kalbinde Ramazan” temalı etkinlikler düzenleneceği duyuruldu.
Bakanlık yazısında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında “milli ve manevi değerleri geliştirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinlikler yapılacağı” belirtilirken iftar programları ve söyleşiler planlandığı açıklandı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yazısında anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu’na atıf yapılarak eğitimin “ahlaki olgunluğu ve değer temelli gelişimi” esas alan bütüncül bir anlayışla yürütülmesi gerektiği savunuldu.
LAİKLİĞE AYKIRI Yazıda, “Ramazan ayının milli birlik ve beraberliği güçlendirme imkanı sunduğu” ifade edilerek 81 ilde etkinlikler düzenleneceği kaydedildi.
Ancak söz konusu uygulamaya Öğrenci Veli Derneği’nden (Veli-Der) tepki geldi.
Dernek, okullarda dini içerikli etkinliklerin laiklik ilkesine ve eğitim hakkına aykırı olduğunu belirterek uygulamanın evrensel hukuk normları ve pedagojik ilkelerle bağdaşmadığını vurguladı. ‘BİR BÜTÜNÜN PARÇASI’ Konuya ilişkin Cumhuriyet’e konuşan Veli-Der Bolu Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici, uygulamanın tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “Bu başlı başına bir başlık değil, uzun süredir yürütülen politikaların bir parçası.
Maarif Modeli’nden ÇEDES projelerine kadar uzanan bütünlüklü bir süreçten söz ediyoruz” dedi.
Eğitimin dini yapılar ve sermaye ilişkileri doğrultusunda araçsallaştırıldığını savunan Gezici, “Eğitim tamamen iktidarın ideolojik ve politik bir aracı haline gelmiş durumda” ifadelerini kullandı.
ÇEDES protokollerine ilişkin yargı kararlarına karşın uygulamaların sürdüğünü dile getiren Gezici, “Mahkeme kararlarına rağmen protokoller yapılmaya devam ediliyor.
Eğitim sorumluluğu herhangi bir dini yapı ya da vakfa devredilemez” dedi. ‘OKULLAR KAPSAYICI ALANLARDIR’ Ramazan etkinliklerinin anayasal ve pedagojik sakıncalar barındırdığını vurgulayan Gezici, “Anayasanın 2. ve 42. maddeleri ortada.
Okullar kamusal ve kapsayıcı alanlardır.
Oruç tutan ve tutmayan öğrencilerin ayrıştırılması, çocukların inançlarını beyan etmek zorunda bırakılması inanç özgürlüğüne de aykırıdır” dedi.
Öğretmenler üzerinde de baskı oluştuğunu belirten Gezici, “Çalışma barışını bozacak bir basınç var.
Öğretmenler talimatla hareket etmeye zorlanıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Gezici, bazı okullarda öğrencilerden evde dua ederken ya da iftar sofrasında çekilmiş fotoğrafların istendiğine ilişkin iddialara da değinerek, “Bu artık kamusal alanın ötesine geçiyor, hane içine müdahale anlamına geliyor.
Böyle bir talep açık bir çocuk hak ihlalidir.
Hiçbir çocuktan inancını beyan etmesi istenemez” diye konuştu.