Haber Detayı

Orhan Pamuk kafasındaki ‘pisliği’ kustu
Kültür sanat aydinlik.com.tr
16/02/2026 23:00 (1 saat önce)

Orhan Pamuk kafasındaki ‘pisliği’ kustu

Masumiyet Müzesi dizisinin gala gecesinde konuşan Orhan Pamuk, başta Türk Milleti olmak üzere bölgede yaşayan bütün milletleri hedef aldı. Pamuk, ‘Bakirelik, sevişme konusunda ön yargılar ve bütün Ortadoğulu erkeklerin kafalarındaki pisliklerden ne yazık ki bende de biraz var.’ dedi

Türkiye karşıtı açıklamalarıyla bilinen Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un romanı Masumiyet Müzesi diziye uyarlandı.

Netflix’te yayına giren dizinin kadrosunda Selahattin Paşalı, Eylül Lize Kandemir, Oya Unustası yer alıyor.

Senaryosunu Ertan Kurtulan’ın kaleme aldığı dizinin yönetmen koltuğunda Zeynep Güney Tan oturuyor.

Gala gecesinde konuşan Pamuk, Ortadoğu’yu “pislik”le özdeşleştirdi.

Ünlü yazar, “Hayatımın bir döneminde siyasi romanlar, tarihi romanlar, bir tane de aşk romanı yazayım dedim.

Bu roman benim aşk hakkındaki düşüncelerimin ifadesidir aslında.” dedi.

ORHAN PAMUK’TAN BATI ASYA’YA HAKARET Kendisini bu romanla ifade ettiğini belirten Pamuk, “Aşk romanı, aşk hikâyesi edebiyatın kalbinde yatar.

Ben kendimi bu romanla ifade ettim ve çok eleştirildim.

Çünkü ben bir Ortadoğulu erkeğim.

Bakirelik, sevişme konusunda ön yargılar ve bütün Ortadoğulu erkeklerin kafalarındaki pisliklerden ne yazık ki bende de biraz var.” diye konuştu.

Yönetmen Zeynep Güney Tan’a teşekkür ederek, “Yalnızca bir roman yazmadım.

Bir de müze kurdum.

Bu dizi ikisini birlikte görüyor.” ifadelerini kullanan Pamuk, “Bütün Ortadoğulu erkeklerin kafalarındaki pisliklerden bende de biraz var.

Bu yüzden bu filmin çekilmesinden ve Zeynep Hanım’ı seçmenizden çok memnunum.

Romanım, Zeynep Hanım sayesinde dengelendi.” dedi.

Pamuk’un başta Türkiye olmak üzere bölgede yaşayan ve binlerce yıllık medeniyet birikimine sahip Batı Asya’ya hakaret etmesi tepkilere neden oldu.

EN BÜYÜK TAKINTISI TÜRK VE ATATÜRK Pamuk’un gala gecesinde yaptığı konuşma aslında pek de şaşırtıcı değil.

Yazar, Kara Kitap, Kar ve Veba Geceleri başta olmak üzere pek çok eserinde Türk ve Atatürk sözcüklerine olan düşmanlığını gizleyemiyor.

Türkleri medeni olmamakla suçlayan Pamuk, ‘Kar’ romanında Cumhuriyet’in sadece iğde ağaçları diktiğini iddia etmişti. ‘Veba Geceleri’nde Talat Paşa’yı Ermenileri katletmekle suçlayan yazar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü de “Kolağası Kâmil” karakteri üzerinden alay konusu yapmaya çalıştı.  ‘Kara Kitap’ta Galip’in, Türkan Şoray’ı taklit eden bir hayat kadınıyla konuştuğu bölümde, Kurtuluş Savaşı’nın simgesi 19 Mayıs, bir araba plakası ve “kurtarıcı” metaforuyla alaycı bir dille değersizleştiriliyor.

Hayat kadını, Galip’e şöyle sesleniyor: “Plakasını vereyim: 34 CG 19 Mayıs 1919.

Samsun’dan yola çıktı bütün Anadolu’yu kurtardı. 56 Chevrolet.” PAMUK’UN ‘BÜYÜK ESİN’ KAYNAKLARI Pamuk’un edebi kariyerindeki en büyük tartışma konularından biri olan “intihal” iddiaları, somut verilerle varlığını koruyor.

Özellikle yazarın ün kazanmasında kilit rol oynayan ‘Beyaz Kale’ romanı ile Fuad Carım’ın Türkçeye çevirdiği ‘Pedro’nun Zorunlu İstanbul Seyahati’ arasındaki “şaşırtıcı” benzerlikler, basit bir esinlenmenin çok ötesinde.

İlk kez Ahmet Yıldız’ın gündeme getirdiği ve edebiyat eleştirmeni Oğuz Demiralp’in “Beyaz Kale için gürül gürül bir esin(!) kaynağı olmuş.” diyerek kinayeli bir dille doğruladığı bu durum, metin karşılaştırmalarında açıkça görülüyor.

Ayrıca Pamuk’un ‘Cevdet ve Oğulları’ ile ‘Benim Adım Kırmızı’ romanları hakkında da intihal iddiaları söz konusu. ‘ORHAN PAMUK TÜRKÇEYİ BİLMİYOR’ Orhan Pamuk’la ilgili yıllar önce değerlendirmelerde bulunan Prof.

Dr.

İlber Ortaylı, Pamuk’un Türkçe bilmediğini söylemişti.

Ortaylı şu ifadeleri kullanmıştı: “Bana göre Orhan Pamuk, Türkçeyi bilmiyor.

Kaleme aldığı bir eserde şu ifade geçiyor: ‘İmam ikindi namazı saatinde caminin balkonuna çıkarak ikindi ezanını okudu.’ Şimdi bu toplumda yaşayan her insan bilir ki; namazın saati olmaz vakti olur.

Camilerde balkon diye bir yer yoktur, minarenin şerefesi vardır.

Ezanı da imam değil müezzin okur.

Bu örnekle de sabittir ki kişiler, içinden çıktıkları toplumu bilmeden bir şeyler yapmaya çalıştıklarında doğru şeyler yapmazlar.”

İlgili Sitenin Haberleri