Haber Detayı
KVKK Başkanı Faruk Bilir, Trabzon'da konuştu Açıklaması
KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, kişisel verilerin korunmasının önemini vurgulayarak, hukuki ve etik boyutlarda yapay zeka kullanımının getirdiği zorluklara dikkat çekti. Trabzon Üniversitesi'nde düzenlenen panelde, kişisel veriler üzerindeki kontrolün güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof.
Dr.
Faruk Bilir, "Kişinin adı soyadı gizli değil, sır da değil ancak adımı, soyadımı, fotoğrafımı, telefon numaramı ancak benim rızamla kullanabilirsiniz.
Kontrolün bende olması gerekiyor." dedi.Trabzon Üniversitesi'nde Hukuk Klinikleri Kulübünün organize ettiği "Yapay Zeka Çağında Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Hukuki, Etik ve Toplumsal Yaklaşımlar" konulu panele katılan Prof.
Dr.
Bilir, 2016'da çıkarılan Kişisel Verileri Koruma Kanunu'nun, teknolojinin gelişmesiyle kişilerin mahremiyetini ve gizliliğini sağlama amacını taşıdığını söyledi.Kanunun, temel hak ve özgürlüklerin korunması ve veri işleme usullerinin belirlenmesi için çıkarıldığını belirten Bilir, böylelikle keyfi veri işlemenin önüne geçilmesinin hedeflendiğini dile getirdi."Süresiz bir veri tutma mevzuatımızda yok"Meşru ve ölçülü veri işlemenin önemine dikkati çeken Bilir, sözlerini şöyle sürdürdü:"Özellikle konaklama tesisleri, oteller, bizden kimlik fotokopisi istiyor.
Biz, bütün mevzuatı taradık.
Mevzuatımızda kimlik fotokopisi işlenmesini gerektiren hiçbir madde yok çünkü bu ölçülü değil.
Eski nüfus cüzdanlarınızı düşünün, orada neler yok ki kan grubu bilgisinden anne baba adı, cilt numarası, din bilgisi.
Otelin bunları işleme yetkisi yok.
Bu verinin belli bir süre tutulması gerekiyor.
Bu, mevzuatta öngörülmüştür.
Eğer öngörülmemişse makul bir süre iki yıl, beş yıl ama süresiz bir veri tutma, bizim mevzuatımızda yok."Bilir, kişisel verilerin korunmasının önemine ve yapay zekanın rolüne dikkati çekerek, "Aslında veriyi korumuyoruz, insanı koruyoruz çünkü bu veriler insana ait.
Kişinin adı soyadı gizli değil, sır da değil ancak adımı, soyadımı, fotoğrafımı, telefon numaramı ancak benim rızamla kullanabilirsiniz.
Kontrolün bende olması gerekiyor çünkü bu, bir mahremiyet alanıdır.
Kişisel verilerin korunmasının başka bir adı da insanın korunmasıdır.
Başka bir adı da kişinin geleceğinin belirlenmesidir." ifadelerini kullandı.İtiraz hakkıyla teknolojik süreçlerin şeffaflığını arttırmayı ve kişilerin kendi verileri üzerindeki kontrolü güçlendirmeyi amaçladıklarını ifade eden Bilir, teknoloji ve yapay zekanın kontrollü kullanılması gerektiğini sözlerine ekledi.Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof.
Dr.
Emin Aşıkkutlu da bu çağın yalnızca teknolojik ilerlemelerin hız kazandığı bir dönem değil aynı zamanda insan, hukuk ve toplum ilişkilerinin yeniden tanımlandığı bir dönüşüm süreci olduğunu belirtti.Yapay zeka uygulamalarının eğitimden sağlığa, güvenlikten kamu hizmetlerine, ekonomiden sosyal hayata kadar çok geniş bir alanda etkin rol oynadığını dile getiren Aşıkkutlu, "Ancak bu gelişmeler, beraberinde kişisel verilerin korunması, mahremiyet, bireysel özgürlükler ve etik sorumluluklar gibi son derece kritik meseleleri de gündeme getirmektedir." dedi.Konuşmaların ardından panele katılan akademisyenler, kişisel verilerin korunması ve kullanılmasına dair sunumlar yaptı.