Haber Detayı

Erkek sağlığının kalbi: Prostatı ihmal etmeyin
cnnturk.com
16/02/2026 14:29 (1 saat önce)

Erkek sağlığının kalbi: Prostatı ihmal etmeyin

Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Arda Atar, 50 yaş sonrası erkeklerde sık görülen iyi huylu prostat büyümesinin idrar yapma fonksiyonunu belirgin şekilde etkileyebileceğini; bu nedenle sık idrara çıkma, gece uykudan kalkma, idrar akımında zayıflama ve tam boşaltamama hissi gibi şikâyetlerin ihmal edilmeden ürolojik değerlendirme ile ele alınması gerektiğini vurguladı.

Erkeklerde idrar düzeninde başlayan değişiklikler çoğu zaman gündelik hayatın içinde önemsiz görülerek ertelenebilir.

Oysa sık tuvalete çıkma, geceleri uykudan uyandıran idrar ihtiyacı ya da idrar akımında belirgin zayıflama gibi yakınmalar, iyi huylu prostat büyümesinin ilk işaretleri olabilir.

Bu tablo, yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp zamanla mesanenin çalışma düzenini de zorlayabileceği için, belirtiler başladığında gecikmeden değerlendirilmesi önem taşır.Prostat büyümesi nedir, hangi belirtilerle kendini gösterir?İyi huylu prostat büyümesi (Benign Prostat Hiperplazisi – BPH), prostat bezinin yaşla birlikte hacim artışı göstermesi sonucu ortaya çıkar.

Prostatın idrar kanalını çevreleyen yapısı nedeniyle, büyüme idrar kanalında daralmaya ve idrar akımında zorlanmaya yol açabilir.

Sık idrara çıkma, gece uykudan birden fazla kez tuvalete kalkma, idrar akımında zayıflama, kesik kesik işeme, idrarı başlatmada zorlanma ve tam boşaltamama hissi en sık dile getirilen yakınmalar arasında yer alır.

Bazı hastalarda ani sıkışma hissi ve yetişememe kaygısı da tabloya eşlik edebilir.Tanı sürecinde nelere bakılır?Şikâyetlerin değerlendirilmesi, fizik muayene ve gerekli tetkiklerle birlikte yürütülür.

PSA değerlendirmesi, idrar tahlili, ultrason ile prostat hacminin ölçülmesi ve mesanenin boşalma durumunun incelenmesi, gerektiğinde idrar akım testleri gibi incelemeler tanı sürecinde yol göstericidir.

Bu değerlendirme, benzer şikâyetlere yol açabilen farklı durumların ayırt edilmesi ve doğru tedavi seçeneğinin belirlenmesi açısından önem taşır.Tedavi seçenekleri nelerdir?İlk basamakta çoğu hastada ilaç tedavisi tercih edilir ve şikâyetlerin önemli bir kısmı bu şekilde kontrol altına alınabilir.

Ancak bazı hastalarda yakınmalar ilaçlara rağmen devam edebilir ya da günlük yaşamı belirgin biçimde zorlamayı sürdürebilir.

Bu noktada girişimsel yöntemler gündeme gelir.Girişimsel seçenekler, prostatın özelliklerine ve hastanın klinik bulgularına göre planlanır.

Endoskopik yöntemler ve cerrahi yaklaşımlar tedavi seçenekleri arasında yer alırken, minimal invaziv uygulamalar da değerlendirilebilir.Rezum su buharı tedavisinde prostatın idrar kanalını daraltan fazla dokusuna kontrollü su buharı enerjisi uygulanır.

İşlem genellikle endoskopik olarak idrar kanalından girilerek yapılır; hedef dokuda oluşturulan etkiyle prostat dokusunun zaman içinde küçülmesi ve idrar akımının rahatlaması amaçlanır.

Etkinin hemen değil, haftalar içinde kademeli olarak ortaya çıkabileceği ve bu sürecin takiplerle değerlendirileceği hastaya anlatılmalıdır.Kimler için uygun olabilir?Her prostat büyümesi olan hastada aynı yaklaşım uygun değildir.

Prostat hacmi, şikâyetlerin derecesi, mesane fonksiyonu, PSA düzeyi, eşlik eden hastalıklar ve kullanılan ilaçlar birlikte değerlendirilir.

Özellikle ilaç tedavisinden yeterli fayda görmeyen, ancak tedavi planında farklı seçeneklerin konuşulmasını isteyen hastalarda yaklaşım kişiye özel şekillendirilir.

Nihai karar, muayene ve tetkikler tamamlandıktan sonra hastanın klinik durumu doğrultusunda verilir.Olası yan etkiler ve takip süreciGirişimsel işlemler sonrasında geçici idrar yapma güçlüğü, yanma hissi veya sık idrara çıkma gibi şikâyetler görülebilir.

Bu bulgular çoğu zaman kısa süreli olur ve izlemle geriler.

Tedavi sonrası düzenli kontroller, hem şikâyetlerdeki değişimin değerlendirilmesi hem de olası sorunların erken saptanması açısından önem taşır.İyi huylu prostat büyümesi, yaşla birlikte sık karşılaşılan ancak yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyebilen bir durumdur.

İdrar şikâyetlerinin ertelenmeden değerlendirilmesi ve tedavinin kişiye özel planlanması, hem yakınmaların yönetimi hem de mesane fonksiyonlarının korunması açısından önem taşır.

İlgili Sitenin Haberleri