Haber Detayı
Sabahat Tuncel: 'Kürtlerin emperyalistlerle ittifakı taktiktir'
Eski HDP milletvekili Sebahat Tuncel, Rojava yönetimindeki Kürtlerin emperyalist güçlerle ittifakları taktiktir dedi. Tuncel, DEM Parti'nin seçimde izlemesi gereken tutum içinse Bence artık Kürtler kendine oy vermeli. Yani birini iktidara taşımak zorunda değiliz ifadelerini kullandı.
Eski HDP'li vekil Sebahat Tuncel, iktidarın Terörsüz Türkiye adını verdiği süreçle ilgili yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
T24 'e konuşan Tuncel, bölgedeki denklemi belirlemede İngiltere'nin ABD ve İsrail'in önünde olduğuna dikkat çekerek Bakın bugün Gazze meselesini tartışıyoruz.
Bunun kökenlerinde İngiliz politikaları vardır.
Bugün yaşananları 1917’deki Balfour Deklarasyonu’ndan bağımsız ele alamayız.
Suriye’ye yönelik müdahale de yine oralardan başlıyor.
Bugün biz Kürt sorunundan, Kürdistan sorunundan bahsediyorsak yine İngiltere’nin buradaki rolü belirleyicidir.
Son süreçte de çözümsüzlük siyasetinin yaratılmasında İngiltere olumsuz rol oynadı bence.
Mesela Ahmed El Şara birdenbire nereden çıkıverdi?
Sakalını kesip takım elbise giydirince bir anda o kişi hemen demokrat ve özgürlükçü birisi olmuyor, zihniyeti devam ediyor.
Onu emperyalistler Esad’a karşı, kabul edilebilir bir lider olarak karşımıza çıkarttılar.
Öncesinden de belli ki eğitilmiş gelmiş diye konuştu.
EMPERYALİSTLERLE İTTİFAK TAKTİKTİR SGD'nin bölgede ABD ile ilişkisine dair kendisine yöneltilen soruyu da yanıtlayan Tuncel, şöyle konuştu: Rojava yönetimindeki Kürtler, ABD, İsrail, Rusya ve birçok ülkeyle ittifak ve ilişki kurarken bunların bir kısmını stratejik, bir kısmını da taktik ittifaklar olarak gördüler.
Kürtler esas olarak halklarla stratejik ittifaklar kuruyor.
Sosyalist güçlerle, ezilen emekçilerle stratejik ittifaklar kuruyor.
Emperyalist güçlerle ittifakları ise daha taktik.
Yani onlara çok güvendikleri için kurmuyorlar bu ilişkileri ya da ittifakları.
Ama en nihayetinde Orta Doğu’da bu güçlerle ilişki içerisinde girmeden yürümeniz zor.
Diplomasinin gereğidir bu.
Türkiye de bugün birçok ülkeyle ilişki ve diyalog içerisinde, olmak durumda.
Ama burada Kürtler açısından en önemli şey bu ilişkilere tamamen güvenmek yerine çıkarların ortaklaştığı bir yerden siyaset yürütmek.
BİRİNİ İKTİDARA TAŞIMAK ZORUNDA DEĞİLİZ Tuncel, seçimlere dair kendisine yöneltilen soruya ise şu yanıtı verdi: Bence hem AKP hem CHP’nin ya da genel kamuoyunun Kürtlerin oyuna böyle pragmatist yaklaşması sorunlu.
Kürtlerin oyunu kime vereceği tartışması da çok sorunlu.
Bence artık Kürtler kendine oy vermeli.
Yani birini iktidara taşımak zorunda değiliz.
Tabii bu benim kendi kişisel görüşüm.
Kürtler artık kendi öz gücüne dayanarak stratejik ittifaklarıyla iktidarı hedeflemelidir.
AKP de CHP de mevcut kapitalist düzen içerisinde bir çözüm öneriyor.
İkisinin de programlarına bakın, aşağı yukarı aynıdır.
Birisi biraz daha muhafazakâr sağ, birisi de sosyal demokrasi sosuyla benzer şeyler sunuyor topluma.
Ben sosyalist bir programın, radikal demokratik bir programın Türkiye halklarını kurtaracağına inanıyorum.
O yüzden de artık Kürtlerin kime oy verecekleri tartışmasından çıkmaları gerektiğini düşünüyorum.
Önümüzdeki dönemde bence temel strateji bu olmalı.
Biz birilerini taşımak zorunda değiliz.