Haber Detayı
Trump neden değil bir sonuç
Haber3.com yazarı Haluk Özdalga yazdı: Trump neden değil bir sonuç
ABD Başkanı Trump’ın birinci yıl performansı en ağır sıfatlarla en sert eleştirileri hakkediyor.
Ama Trump’ın doğru okumak önemli.Pek çok çevre Trump’ı, her şey yolunda giderken birden ortaya çıkan, Amerika’nın iç düzenini ve uluslararası sistemi yerle yeksan etmeye çalışan bir politikacı olarak görüyor.Bu algının bir örneği, “Yıkım Altında- Münih Güvenlik Raporu 2026” başlıklı metin.
Münih Güvenlik Toplantısı’ndaki tartışmalara zemin oluşturması beklentisiyle hazırlanan rapora göre Trump, birden Baş Yıkıcı olarak ortay çıktı:“Dünya, yıkım topu siyaseti dönemine girdi.
Günün düzeni çok kapsamlı imha.
İnşa başladıktan 80 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, ABD liderliğindeki uluslararası düzen şimdi yıkım altında.
Eline aldığı baltayla mevcut kurallara ve kurumlara vuranların en güçlüsü Başkan Donald Trump…”Halbuki Trump yıkıcı olmaktan çok, Amerika’nın iç yapısındaki ve kurduğu uluslararası düzendeki çürümenin bir sonucu.Öncelikle neden değil, bir sonuç.
Bu fark içinden geçtiğimiz dönemi doğru anlamak açısından önemli.– Çürüyen toplumsal düzenAmerikan söylemine göre kökeni veya maddi imkanları ne olursa olsun herkes eşittir.
Ama gerçekler özellikle son yıllarda değişti.Ülkenin en zengin 100 kişisinin serveti 7 trilyon $ olurken, nüfusun %50’sini oluşturan 175 milyon vatandaşın toplam serveti sadece 3 trilyon.Dünyanın en zengin ülkesi, eğitim ve sağlık gibi en temel toplumsal hizmetleri vatandaşlarına yeterince sağlayamıyor.
Ailelerin %40’ından çoğu yeterli sağlık hizmeti alamıyor ve çocuklarının üniversite eğitimi için gereken parayı bulamıyor (1).Son dönemde aşırı doz uyuşturucudan ölenlerin sayısı yılda ortalama 100 bin civarında.Mahkemelerde hak arayabilmek astronomik avukatlık ücretler nedeniyle zor.
Ama yardıma en az ihtiyacı olanların, her türlü yargılamadan uygun çıkış yolları bulabilmesi kolay.Seçkinlerin sapık ilişkilerini ortay saçan Epstein skandalı çürümenin sembolü oldu.
Epstein, küçük yaşlardaki 30 kız çocuğu seks ticaretinde kullanma suçuyla 2008’de Florida’da yargılanmıştı.
Yaptıklarının karşılığı müebbet hapisti, ama sadece 13 ay ceza aldı ve o sürenin çoğunu kendi ofisinde geçirdi.Topumdaki moral çöküntünün belki en çarpıcı göstergesi, Wall Street Journal gazetesinin 2025’teki bir araştırmasıyla ortaya çıktı.
Amerikan Rüyası, çok çalışan herkesin Amerika’da başarılı olacağı inancıdır ve daima büyük gururla anlatılagelmiştir.
Gazetenin bulgusuna göre, Amerikalıların %70’i artık Amerikan Rüyası’na inanmıyor.New Yorklu yapsatçı Donald Trump, tartışmalı bir sağlık raporuyla Viet Nam savaşına gitmekten kurtuldu ve karışık tapu işlemleri sonunda mülkiyetine geçirdiği 100 odalı sahil villasında yaşıyordu.Çarpık düzenin tipik bir parçası olan Trump aday olunca, öfkeli seçmenlerine şöyle seslendi:“Hiç kimse bu düzeni benden iyi bilemez.
O nedenle bu düzeni sadece ben düzeltebilirim.”– KüreselleşmeKüreselleşmenin olumlu yönleri kadar adaletsizlik yaratan sonuçları da vardır.
Kemal Derviş’in çözüm önerileri geliştirdiği “Daha İyi Bir Küreselleşme” kitabı maalesef hakkettiği ilgiyi görmedi.Amerika’da küreselleşmeden en çok yararlananlar, banka hesapları dağlar gibi kabaran dev şirketler oldu.
İmalat sanayii ise işçi çıkarıyor, kapanıyor veya fabrikalarını başka ülkelere taşıyordu.Dünyanın her köşesinden gelip Meksika sınırını aşarak Amerika’ya ulaşan göçmenler, iş piyasasında ilave bir sert rekabet unsuru oluşturuyordu.Küreselleşmeci/globalist deyimi belli çevrelerde, küreselleşme yanlıları için kullanılan sövgüye dönüştü.Trump sorunların hepsinin çözümüne basit ve sert yanıtlar buluyordu.
Küreselleşme seçkinlere yarıyor ama işçilere ihanet ediyordu.
Yüksek gümrük vergileri uygulanacak, göçmenlere karşı silahlı kuvvetler kullanılacaktı.
Meksika sınırına “büyük ve güzel bir duvar” inşa etme önerisi de ilk kez Trump’tan geldi (2015), sonra hemen herkes benimsedi.– Sonsuz savaşlarBugün ABD’nin en büyük iki harcaması, 1 trilyona yaklaşan savunma bütçesi ile 1 trilyonu geçen faiz ödemesidir ki faizin en büyük kısmı yine savunma kaynaklıdır.Seçkinlerin kararlarıyla yürütülen kesintisiz savaşlar öylesine süreklilik kazandı ki, seçmen desteği giderek dip yaptı.
Kitleler için Amerika’nın yüklendiği dünya jandarması rolü pek anlamlı değildir.
Ortadoğu’nun sorunlarını çözmek için Amerikalı neden ölsün?
Avrupa’nın güvenliği için gereken maliyeti, doğru düzgün sağlık ve eğitim hizmeti alamayan halk niçin yüklensin?Trump, Başkan Biden’ın Ukrayna’da barışı değil savaşı tercih etmesini yoğun şekilde işledi.
Çoğu Amerikalının haritada yerini dahi bilmediği Ukrayna için harcanan 130 milyar $’ı sorguladı, Başkan olsaydı o savaşı başlatmayacağını, seçilince oraya para harcamayacağını ve savaşı 24 saatte bitireceğini ilan etti.– SeçkinlerTrump’ın seçim zaferleri, kendi gerçeklik dünyasında yaşayan Amerikalı seçkinlerin bencil ve kendi toplumlarına yabancı varoluşunu görmeden tam anlaşılamaz.Trump’ın kazanması asla kaçınılmaz değildi.
Zihni yetenekleri Başkanlık yapamayacak derecede bozulmuş Biden’ın hastalığını sessiz izleyen veya gizleyen Demokrat Partili seçkinler, hezimetin yolunu döşedi.
Halbuki medya konuşmalarında, bir iki dakika önce söylediklerini hatırlayamayan ve başladığı basit cümleleri bitiremeyen Biden’ın durumu belliydi.Trump’la ilk TV tartışmasından sonra çekilmek zorunda kalan Biden’ın yerine Kamala Harris’ten başkasını aday gösterecek zaman kalmadı, Trump’ın işi kolaylaşıverdi.Harris siyasi yetenekleri nedeniyle değil, 2020’deki yarışın önseçiminde başlangıçta Biden’ın gerilerde kalması üzerine yapılan delege pazarlıkları sonucu Başkan Yardımcısı adayı oldu.
Seçildikten sonra Biden ona ciddi bir görev vermedi.
Halbuki Demokratlar, bol miktarda açığı olan Trump’ı yenecek bir aday çıkarabilirdi.Amerikalı seçkinlerden söz ederken, medyadaki uzantılarını da görmek şarttır.
Büyük birkaç metropolde yerleşik o medyanın amiral gemisi New York Times, dünyanın hem en büyük maddi imkanlarına sahip hem en kendini beğenmiş yayın platformudur.Amerika’nın en vahşi dış politika maceralarını genellikle destekler, gerektiğinde gerçeklerin üstünü örtmekten hatta dezenformasyondan kaçınmazlar- mesela ABD’nin Nord Stream Gaz Hattını imha ettiği olayda olduğu gibi.Trump’ın yükselişini sağlayan kitleleri anlamaya çalışmadılar ama sözde “liberal” köşe yazarları o kitlelere uzaktan bol nasihat gönderdi.
Başta NYT, seçkinlerin büyük medyası Trump’ın 2016’da seçilmesini de 2024’de ipi rahatça göğüslemesini de analizlerinde öngöremedi.
Yanılgıların özeleştirisi bugüne dek yapılmadı.Trump onları “halk düşmanı” ilan etti.
Böylece, seçkinlere öfke besleyen kendi seçmen kitlesinin biraz daha haklılık duygusu kazanmasını sağladı.* * *Trump’ın Başkanlığı Amerika’yı nereye götürecek?İç savaş dahil çok değişik senaryoları konuşanlar var.
Dilerim ki Amerika içerde iyi işleyen bir demokrasiyle yoluna devam etsin.Bizi daha çok ilgilendiren dış politikada ise sonuç, neredeyse kesinlikle belli.
Temel amacı Amerikan hegemonyasını sürdürmek olan Trump’ın yaptıkları, ABD tahakkümü üzerine kurulu dünya düzeninin tükenişini hızlandıracak.
Ama ne yazık ki o arada bazı ülkeler ağır bedeller ödeyecek.………….(1)- Nüfusun sadece %51’i kaliteli sağlık hizmeti için gerekli sigorta primini ödeyebiliyor veya ödeyen bir şirkette iş bulabiliyor. %9’un hiçbir sağlık sigortası yok.
Kalanlar ise sadece yetersiz sağlık hizmetiyle yetinmek zorunda.
Ailelerin sadece %50’si çocuklarının üniversite eğitim giderlerinin yarısını veya daha fazlasını ödeyebiliyor, kalan kısmı parayı başka kaynaklardan bulmak zorunda.
Sonuçta, liseyi bitirenlerin %62’si üniversiteye gidebiliyor.