Haber Detayı
ABD’den İran-Rusya bağlantılı petrol tankerine operasyon! Karayipler’den Hint Okyanusu’na kadar takip
ABD Savunma Bakanlığı DOD, Başkan Donald Trump’ın uyguladığı abluka kararını ihlal ettiği öne sürülen İran-Rusya bağlantılı Veronica III adlı petrol tankerine yönelik dikkat çeken bir operasyon gerçekleştirdiğini duyurdu. ABD güçlerinin tankeri Karayipler’den Hint Okyanusu’na kadar izleyerek denizde durdurduğu ve gemiye çıkma işlemi yaptığı bildirildi.
ABD Savunma Bakanlığı (DOD), Başkan Donald Trump’ın uyguladığı “abluka” kararını ihlal ettiği öne sürülen İran-Rusya bağlantılı Veronica III adlı petrol tankerine yönelik dikkat çeken bir operasyon gerçekleştirdiğini duyurdu.
ABD güçlerinin tankeri Karayipler’den Hint Okyanusu’na kadar izleyerek denizde durdurduğu ve gemiye çıkma işlemi yaptığı bildirildi.
ABD'nin açıklaması, Washington'un son dönemde uluslararası sularda yaptırım kapsamındaki gemilere yönelik operasyonlarını artırdığı bir dönemde geldi.
Operasyonun, yalnızca bir tanker müdahalesi değil, aynı zamanda İran'a yönelik ekonomik baskının yeni bir safhaya taşındığı mesajını verdiği yorumları yapılıyor. 'İRAN PETROLÜ TAŞIDI' İDDİASI: MAHKEMEDEN EL KOYMA KARARI ABD'li bir yetkilinin New York Times'a verdiği bilgiye göre, Amerikan makamları Veronica III'ün geçmişte İran petrolü taşıdığı ve bu petrol gelirinin terörün finansmanında kullanıldığı gerekçesiyle gemiye el konulması için mahkeme kararı çıkarıldığını belirtti.
Hassas bir operasyona ilişkin bilgi verdiği için isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, el koyma sürecine dair ayrıntıları da paylaştı.
BAYRAK VE İSİM OYUNU! 'EL KONULMASINI ÖNLEME GİRİŞİMİ' ŞÜPHESİ Yetkilinin aktardığına göre Veronica adlı geminin geçen hafta resmi olarak Rus bayrağına kaydedildiği ve geminin adının da Galileo olarak değiştirildiği belirtildi.
Bu hamlenin, ABD tarafından yapılacak olası el koyma işlemini önlemeye yönelik bir girişim olabileceği değerlendiriliyor.
Yetkili ayrıca geminin yakın zamanda Guyana bayrağı taşıdığını da beyan ettiğini, bu durumun ise geminin gerçekten geçerli bir bayrak altında faaliyet gösterip göstermediğine dair ciddi soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti.
ABD ORDUSUNDAN AMANSIZ TAKİP: 'MESAFEYİ KAPATTIK VE DURDURDUK' Savunma Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Veronica III adlı geminin, ABD United States Indo-Pacific Command (INDOPACOM) sorumluluk sahasında 'uluslararası denetim ve gemiye çıkma' işlemiyle olay yaşanmadan durdurulduğu belirtildi.
Açıklamada, ABD güçlerinin tankeri Karayipler'den Hint Okyanusu'na kadar izlediği, mesafeyi kapattığı ve geminin faaliyetinin sonlandırıldığı vurgulandı.
Savunma Bakanlığı paylaşımında şu ifadelere yer verdi: 'Gemiyi Karayipler'den Hint Okyanusu'na kadar takip ettik, mesafeyi kapattık ve durdurduk.' GEMİ İÇİN FLAŞ DETAY: 'RUSYA DEĞİL, PANAMA BAYRAKLI' Açıklamada ayrıca Veronica III'ün Rusya değil, Panama bayraklı bir ham petrol tankeri olduğu bilgisi de yer aldı.
Gemi izleme verilerine göre Veronica III'ün daha önce Venezuela'nın ana petrol limanından ayrıldığı yönünde bilgiler bulunduğu kaydedildi.
Bu ayrıntı, operasyonun yalnızca İran bağlantısı değil, aynı zamanda Venezuela hattındaki enerji trafiği üzerinden de okunabileceği yorumlarına neden oldu. 'ULUSLARARASI SULAR SIĞINAK DEĞİLDİR' MESAJI ABD hükümeti, son aylarda Karayipler'de ve uluslararası sularda yaptırım kapsamındaki gemilere yönelik operasyonlarını artırmış durumda.
Bu kapsamda daha önce de benzer tankerlere el konulduğu, çeşitli deniz taktikleriyle yaptırımların etkin biçimde uygulanmaya çalışıldığı bildirildi.
Savunma Bakanlığı açıklamasında, dikkat çeken şu ifadelere de yer verildi: 'Uluslararası sular sığınak değildir.' ABD, kara, hava ya da deniz yoluyla yasa dışı faaliyet yürüttüğü iddia edilen aktörlerin izleneceğini ve adalete teslim edileceğini vurguladı.
Olay, Washington'un enerji yaptırımlarını ve bölgesel deniz güvenliği politikalarını sahada doğrudan uygulama hamlesi olarak değerlendiriliyor.
İRAN'DAN MESAJ: 'TOP ARTIK ABD'NİN SAHASINDA' Öte yandan İran cephesinden de dikkat çeken bir açıklama gelmişti.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, ABD ile yürütülen dolaylı müzakerelere ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanmıştı: 'Eğer ABD'liler yaptırımların kaldırılmasını görüşmeye istekli olursa, İran da ABD ile bir nükleer anlaşmaya varmak için bazı uzlaşıları değerlendirmeye hazır.
Top artık ABD'nin sahasında.
Anlaşmaya varmak istediklerini kanıtlamaları gerekiyor.' AXIOS'TAN ÇARPICI İDDİA: TRUMP-NETANYAHU 'İRAN'A MAKSİMUM BASKI' İÇİN ANLAŞTI MI?
ABD ile İran arasındaki müzakereler sürerken, Axios haber sitesi dikkat çeken bir iddia ortaya attı.
Axios'un adını gizli tutan iki ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bu hafta Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği görüşmede, Çin'e yapılan petrol satışları üzerinden İran'a yönelik ekonomik baskının artırılması konusunda anlaştığı öne sürüldü.
Haberde İran'ın petrol ihracatının yüzde 80'inden fazlasını Çin'e yaptığı hatırlatılırken, bir yetkilinin şu sözlerine yer verildi: 'İran'a karşı, örneğin Çin'e petrol satışları gibi konularda, maksimum baskı uygulama kararı aldık.' TRUMP- NETANYAHU GÖRÜŞMESİ: 'ANLAŞMA İMKANSIZ' TARTIŞMASI Habere göre Trump ve Netanyahu'nun, İran'ın nükleer silah edinme yeteneğine sahip olmaması gerektiği konusunda mutabık kaldığı aktarılırken, ikilinin bu hedefe nasıl ulaşılacağı konusunda ise anlaşamadığı belirtildi.
Axios'un aktardığına göre Netanyahu, Trump'a İran'la iyi bir anlaşma yapmanın imkansız olduğunu ve bir anlaşma imzalansa bile İran'ın buna uymayacağını söyledi.
Trump ise bunun imkansız olmadığını belirterek Netanyahu'ya şu yanıtı verdi: 'Mümkün olup olmadığını göreceğiz.
Bir deneyelim.' ABD'DEN NET MESAJ: SAHADA OPERASYON, MASADA MÜZAKERE ABD'nin Veronica III operasyonu, Washington'un İran'a karşı aynı anda iki cephede ilerlediğini gösterdi: Bir yanda diplomatik süreç ve müzakere mesajları, diğer yanda ise uluslararası sularda fiili müdahale ve yaptırım uygulamaları… Veronica III'e yönelik müdahale, ABD'nin yaptırımların delinmesine izin vermeyeceğini ve denizlerdeki kontrolünü artırarak enerji trafiğini sıkı şekilde takip edeceğini açıkça ortaya koyarken, bölgede gerilimin daha da tırmanabileceği değerlendirmelerine yol açtı.