Haber Detayı
Kürtçe için kritik uyarı
UNESCO’nun çok dillilik vurgusu, Kürtçe gibi diller için ana dilde eğitimin yalnızca kültürel değil, pedagojik bir zorunluluk olduğunu yeniden gündeme taşıdı.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), yayımladığı son rehber ve politika belgelerinde küresel dil çeşitliliğinin korunmasının yalnızca kültürel değil, aynı zamanda eğitimsel ve sosyo-ekonomik bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. “Languages Matter” başlığıyla duyurulan küresel rehber, özellikle çok dilli eğitim modellerinin öğrenme kalitesini artırdığını ortaya koyuyor.
Dünya üzerinde 7 binden fazla dil risk altında UNESCO verilerine göre dünyada konuşulan 7 binden fazla dilin önemli bir kısmı yok olma riskiyle karşı karşıya.
Kurum, dil kaybının yalnızca iletişim araçlarının kaybı anlamına gelmediğini; aynı zamanda tarihsel hafıza, kültürel kimlik ve yerel bilgi sistemlerinin de zayıflaması anlamına geldiğini vurguluyor.
Raporda, özellikle azınlık ve bölgesel dillerin eğitim sistemine entegre edilmesinin hem akademik başarıyı hem de toplumsal kapsayıcılığı artırdığı belirtiliyor.
Çok dillilik ve eğitim politikaları UNESCO’nun yayımladığı küresel rehberde üç temel vurgu öne çıkıyor: Ana dilde erken eğitim öğrenme performansını güçlendiriyor Çok dilli müfredatlar toplumsal uyumu destekliyor Dijital platformlarda yerel dillere alan açılması kültürel sürdürülebilirliği artırıyor Kurum, devletlere ana dil temelli çok dilli eğitim modelleri geliştirme çağrısında bulunuyor.
Kürtçe eğitimin pedagojik boyutu Uzmanlara göre Kürtçe gibi çok lehçeli ve geniş coğrafyaya yayılmış diller açısından ana dil temelli eğitim, yalnızca bir hak meselesi değil; aynı zamanda bilişsel gelişim ve akademik performans açısından da belirleyici bir faktör.
Araştırmalar, öğrencilerin erken yaşta ana dilde eğitim aldıklarında kavramsal öğrenme, okuduğunu anlama ve eleştirel düşünme becerilerinde daha güçlü performans gösterdiğini ortaya koyuyor.
Kürtçe’nin Kurmançî ve Soranî gibi lehçeleri üzerinden geliştirilecek pedagojik materyaller, hem dilin standartlaşmasına katkı sağlayabilir hem de kuşaklar arası aktarımı güçlendirebilir.
Eğitim sistemine entegre edilmiş bir Kürtçe öğretimi, dilin yalnızca ev içi iletişim aracı olmaktan çıkıp akademik ve kamusal alanda da işlev kazanmasına olanak tanıyabilir.
Eğitim uzmanları, Kürtçe’nin çok dilli eğitim yaklaşımı içinde değerlendirilmesinin daha sürdürülebilir olacağını savunuyor.
Bu modele göre öğrenciler hem ana dillerini güçlü şekilde öğreniyor ve çok katmanlı bir dil yeterliliği kazanıyor.
Bu yaklaşım, kültürel kimliğin korunması ile toplumsal entegrasyon arasında denge kurulmasını hedefliyor.
UNESCO ayrıca, yapay zeka ve dijital içerik üretiminde büyük dillerin baskın konumuna dikkat çekiyor.
Az konuşulan dillerin dijital ekosistemde yeterince temsil edilmemesinin, uzun vadede dil kaybını hızlandırabileceği belirtiliyor.
Bu kapsamda “World Atlas of Languages” projesi ile küresel dil verileri toplanarak erişime açılıyor.
Kürtçe açısından bakıldığında, dijital sözlükler, akademik veri tabanları, doğal dil işleme projeleri ve çevrim içi eğitim materyalleri dilin geleceği açısından stratejik önem taşıyor.
Dijital alanda üretim arttıkça dilin kurumsal görünürlüğü ve sürdürülebilirliği de güçleniyor.