Haber Detayı
Ali Babacan: "Akın Gürlek'in Atanması Usulen Yanlış"
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Adalet Bakanlığı'na atanan Akın Gürlek'i usulen yanlış bir tercih olarak nitelendirdi. Ayrıca, Türkiye'nin cari açığında önemli bir artış olduğunu ve döviz rezervlerini değerlendirdi.
(ANKARA) - DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Akın Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Adalet Bakanlığı'na atanmasını "usul" olarak yanlış bulduğunu açıkladı.Babacan, gazeteci Hasan Basri Akdemir'in YouTube kanalında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Ali Babacan, geçen günlerde açıklanan Merkez Bankası ödemeler dengesi tablosuna göre 18 milyar doların Türkiye'den çıkarıldığını bildirdi.
Bir önceki sene 10 milyar olan cari açığın da geçen sene 25 milyar dolara yükseldiğini hatırlatan Babacan, "Bu ne demek?
Türkiye'ye gelen yatırımdan 18 milyar daha fazlası dışarıya yapılmış demek.
Yani bizim kendi insanımız, kendi sermayesini, kendi birikimini, kendi finansmanını, bizim yerli milli dediğimiz paramızı çıkartmış dışarı, başka ülkelerin kalkınmasına yatırmış" diye konuştu.Babacan, döviz rezervlerinin artışını ise şöyle değerlendirdi:"Döviz rezervinin artması ağırlıklı olarak bizim kendi vatandaşımızın banka hesaplarında dövizden liraya geçmesiyle alakalı. 'Nasıl olsa kur artmıyor' diyor, 'Artık bari dövizimi bozdurayım' da diyor.
İkincisi de dışarıdan yüksek faizin cazibesiyle gelen para var.
Doğrudan yatırım için gelmiyor.
Geliyor, döviz bozduruyor ama bozdurulan da döviz bizim Merkez Bankası'nda duruyor.
Bozdurduğu dövizi TL cinsinden faize yatırıyor.
O yüksek faizi alıyor, tekrar dövize çevirip yurt dışına çıkıyor.
Döviz bazında şu anda dünyada en büyük getiri sağlanan ülkelerden birisi Türkiye oldu.
Yani 100 dolar getiriyor adam, 115, 120 dolar geri götürüyor ve bunu bir yılda sağlıyor.
Dolara bu kadar faiz veren başka ülke yok çünkü dünyada.
Onun için Türkiye'ye o anlamda gelen yatırım değil de yüksek faiz için gelen dövizin de aslında bir kıymeti yok." "Akın Gürlek'in atanması usulen yanlış" DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, Adalet Bakanlığı'na Akın Gürlek'in göreve başladıktan sonraki ilk mesajlarını değerlendirirken, "Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.
Dolayısıyla söylenenlerin ne kadar hayata geçeceğini görmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Babacan, Akın Gürlek'in bakanlık görevine getirilmesini ise usul olarak doğru bulmadığını söyledi ve gerekçelerini şöyle açıkladı:"Hakimlerimizin, savcılarımızın siyasi etkiden bağımsız çalışmaları lazım.
Yani siyasi talimatla iş yapmamaları lazım.
Ama siyasetten hakimliğe, savcılığa ya da hakim savcılıktan siyasi görevlere keskin geçişler ister istemez siyasi etkiden uzak kalmamayı da beraberinde getirir.
Yani siyasetin etkisi geçerli olur.
Çünkü bir savcımız, bir hakimimiz, 'Ya belki de ben bakan olurum, belki de ben bakan yardımcısı olurum' diye kararlar verirse o beklenti onun kararlarını olumsuz etkileyebilir.
Siyasetten gelecek yönlendirmelere de açık olabilir.
Onun için ben usul olarak bu yargıyla siyasi görevliler arasındaki bu hızlı geçişleri doğru bulmuyorum.
Devlet yönetiyorsan, devlet gücünü elinde bulunduruyorsan bunu hiçbir şirketin, hiçbir şahsın, hiçbir bankanın lehine kullanamazsın.
Devlet gücünü sen tamamen adil bir şekilde, herkese eşit bir şekilde kullanmalısın.
Fırsat eşitliği içinde kullanmalısın.
Bunu da yasal tedbirlerle garanti altına almazsanız o zaman büyük sorunlar çıkar yani.
Dolayısıyla bu yargıdan Adalet Bakanlığı'na ya da Adalet Bakanlığı yardımcılığından yargıya geçişleri ben usulen doğru görmüyorum." "Batsın kumar parası, batsın bahis parası" Spor kulüpleri ile bahis ilişkisine değinen Ali Babacan, bunun ekonomiyle açıklanamayacağını söyledi ve "Batsın kumar parası, batsın bahis parası" dedi.
Babacan şöyle devam etti:"Devletin gücü mü yok?
Spor için para mı gerekiyor Allah aşkına?
İlla milyonlarca insanın akıl sağlığını bozup, aile facialarına sebep olacak yerden parayı toplayıp da sporun finansmanı...
Böyle bir şey olabilir mi?
Koyun bütçeye, adil bir şekilde paylaştırın.
Tamam, spor da maliyetli bir şey, onu da anlıyoruz.
Kolay değil iyi sporcu yetiştirmek.
Kulüpçülük maliyetli bir şey.
Objektif kriterleri koyun, devlet desteğini açıklayın, bitirin işi.
Bütçede para yok diye bahisten, kumardan kazanılan parayı dağıtmak… Bunu yapan bir devlet olamaz.
Devlet devletliğini yapar.
İnanın çok kolay bunları çözmek.
Spor ekonomisini topla topla ne eder ki?
İnanın ben bir günde çözerim hepsini.
O kadar basit yani.
Spor ekonomisi topla topla ne eder ki?
Devletin bütçesinin, devletin gücünün yanında nedir ki?
Devletin ilk ayda, ocak ayında ödediği faiz ne, biliyor musun? 10 milyar dolar.
Demek ki devletin gücü var.
Ama bunu nerede, nasıl kullandığın önemli.
Bir de iş bilenin, kılıç kuşananın açıkçası.
Bir gecede biter, bir gecede."