Haber Detayı
Yangın değil cinayet! Genç kadını katledip bileziklerini çaldılar! | Son dakika haberleri
İstanbul’da gelen bir yangın ihbarı, ilk anda sıradan bir ev kazası sanıldı. Ancak alevler söndürüldüğünde ortaya çıkan manzara, vahşi bir cinayeti gözler önüne serdi. İçeride bulunan genç kadının yangında değil, boğazı kesilerek öldürüldüğü belirlendi. Kapıda zorlama yoktu. Kolundaki bilezikler kayıptı. Yangın, cinayetin üzerini örtmek için çıkarılmıştı. 2 yaşındaki çocuk kapı önünde sağ bulunurken, anne alevlerin arasında bırakılmıştı. Cinayet Masası’nın 10 gün süren titiz soruşturması, kapıyı güvenle açtıran gerçeği ortaya çıkardı. Bu dosyada en sarsıcı ayrıntı ise katilin hiç de yabancı olmamasıydı. 1999’un kan donduran cinayetini,...
Yıl 1999...
Takvimler 7 Ocak’ı gösteriyordu.
Bir itfaiye aracı sirenlerini yakarak caddenin sessizliğini parçalıyor, dumanların yükseldiği bir apartmana doğru ilerliyordu.
Mahalleli sokakta toplanmış, panik ve çığlıklar birbirine karışmıştı.
Ekipler olay yerine ulaştığında kaos hâkimdi.
İnsanlar ne olduğunu anlamaya çalışıyor, bazıları gözyaşları içinde apartmana bakıyordu.
Yangın bir dairede çıkmıştı.
İtfaiye ekipleri hızla müdahale etti.
Alevler büyümeden kontrol altına alındı.
Ancak mahalleyi asıl dehşete düşüren yangın değil, içeride mahsur kalan bir anneydi.
Dışarıda, apartman önünde mahallelilerin kucağında 2 yaşındaki küçük çocuk ağlıyordu.
Annesi ise o alevlerin içinde kalmıştı.
KAN DONDURAN MANZARA Mahallelinin çığlıkları arasında alevlerin arasına giren itfaiye ekipleri, içeride mahsur kaldığı düşünülen genç kadını yerde hareketsiz halde buldu.
İlk anda yoğun dumandan etkilendiği ve bayıldığı sanıldı.
Sağlık müdahalesi için yaklaşıldığında ise yangının gerçeği saklamaya yetmediği ortaya çıktı.
Genç kadının boğazı kesilmişti.
Bu artık bir yangın değil, vahşi bir cinayetti.
Ekipler bir anda müdahale şeklini değiştirdi.
Olay yeri derhal ilçe emniyet ekiplerince çembere alındı.
Binaya giriş çıkışlar durduruldu.
Yangının ardındaki sır perdesini aralamak için Cinayet Büro’ya ve olay yeri inceleme ekiplerine haber verildi.
Mahalledeki panik yerini donmuş bakışlara bırakmıştı.
Alevler sönmüştü ama geriye kan donduran bir gerçek kalmıştı.
KÜÇÜK ÇOCUK DIŞARIDA Cinayet dedektifleri olayla ilgili geniş çaplı çalışma başlattı.
İlk incelemede, evli ve bir çocuk annesi genç kadının evinde vahşice öldürüldüğü belirlendi.
Ancak dosyanın en sarsıcı detaylarından biri küçük çocuktu.
Henüz 2 yaşındaki çocuk, yangın sırasında kapı önünde dışarıdaydı.
Bu sayede alevlerden kurtulmuştu.
Annesi içeride can verirken, o apartman önünde tek başına beklemişti.
Bu detay, olayın sıradan bir yangın olmadığını daha da netleştiriyordu.
KADININ KOLUNDAKİ BİLEZİKLER YOKTU Olay yeri incelemesinde kapıda herhangi bir zorlama izine rastlanmadı.
Bu durum iki ihtimali güçlendiriyordu: Ya eve giren kişi tanıdıktı ya da tehdit yoluyla içeri girmişti.
Soruşturma derinleştirildiğinde bir ayrıntı daha dikkat çekti.
Genç kadının kolunda dört bilezik bulunduğu biliniyordu.
Ancak olay yerinde bu bilezikler yoktu.
Cinayet, hırsızlık amacıyla girilen bir evde gasp olayına mı dönüşmüştü?
Yoksa bilezikler sadece bir yanıltma unsuru muydu?
Dedektifler hem gasp ihtimali hem de katilin tanıdık olabileceği yönündeki şüpheyi birlikte değerlendirmeye başladı.
Dosya giderek karmaşık bir hâl alıyordu.
KOCASI SORGULANDI Cinayet dedektifleri soruşturmayı her yönüyle genişletti.
Olası bir yasak ilişki ihtimali de masaya yatırıldı. Çünkü kapıda zorlama olmaması, katilin tanıdık olabileceği ihtimalini güçlendiriyordu.
Cinayet uzmanı Bayram, soruşturmanın titizlikle yürütüldüğünü belirterek süreci şöyle anlattı: “Katilin tanıdık olma ihtimali her zaman değerlendirilir.
Bu nedenle maktulün eşi de incelemeye alındı.
Olası bir yasak ilişki, gizli bir husumet ya da geçmişe dayalı bir düşmanlık var mı, her yönüyle araştırılır.
Arkadaşlarımız eşini şubeye alarak detaylı şekilde sorguladı.” Yapılan çapraz sorgular, ifadeler ve çevre araştırmaları sonucunda genç kadının eşiyle cinayet arasında herhangi bir bağlantı tespit edilemedi.
Ne kadının ne de eşinin bilinen bir yasak ilişkisi ya da ciddi bir düşmanlığı vardı.
Şüpheler bir süre eşin üzerinde yoğunlaşsa da elde edilen veriler bu ihtimali ortadan kaldırdı.
Ancak dosya hâlâ karanlıktı.
Katil kimdi ve eve nasıl girmişti?
KOCANIN ARKADAŞLARI Cinayet dedektifleri, maktul kadının ve eşinin bağlantılı olduğu herkesi tek tek mercek altına aldı.
Soruşturma dar bir çerçevede değil, geniş bir halkada yürütülüyordu.
Genç kadının eşi bir kez daha şubeye çağrıldı.
Bu kez sorular daha detaylıydı.
Eve kimler gelip gidiyordu?
Son dönemde sık görüşülen isimler kimlerdi?
Apartmana yabancı biri dikkat çekmiş miydi?
Eve gelen tüm akraba ve arkadaşların isimleri tek tek çıkarıldı.
Liste büyüdükçe soruşturma da derinleşti.
Belirlenen isimler sessiz sedasız takibe alındı, geçmişleri araştırıldı, telefon kayıtları ve bağlantıları incelendi.
Bu isimler arasında kocanın yakın arkadaşları da vardı.
Dedektifler için artık kritik soru şuydu:Katil eve yabancı biri olarak mı girmişti, yoksa güven duyulan bir isim mi kapıyı aralamıştı? 2 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI Cinayetin üzerinden bir hafta geçmişti.
Dedektifler, eve gelip giden isimler üzerinde yürüttükleri incelemelerde iki kişiye odaklandı.
En dikkat çeken isimler, maktulün eşinin iki yakın arkadaşıydı.
Biri 19, diğeri 20 yaşındaydı.
Her ikisi de işsizdi.
Yapılan saha çalışmaları ve çevre araştırmalarında, iki gencin olay günü mahallede oldukları tespit edildi.
Bu bilgi soruşturmanın seyrini değiştirdi.
Artık şüphe somut bir zemine oturuyordu.
Sessizce takibe alınan iki genç, elde edilen bilgiler doğrultusunda sorgulanmak üzere gözaltına alındı.
Cinayet Masası için artık kritik eşik aşılmıştı.
Gerçek katil ya da katillerle yüzleşmeye bir adım kalmıştı.
CİNAYETİ İTİRAF ETTİLER Gözaltına alınan iki şüpheli, Gayrettepe’de bulunan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne götürüldü.
İfadeleri alınmadan önce birbirleriyle temas kurmamaları için ayrı nezarethanelere konuldular.
Sorgu süreci titizlikle yürütüldü.
Dedektifler iki şüpheliyi ayrı ayrı çapraz sorguya aldı.
Sorular derinleştikçe çelişkiler ortaya çıkmaya başladı.
Anlatımlar bir noktada kırıldı.Ve beklenen oldu.Çapraz sorgu sırasında iki şüpheli de cinayeti işlediklerini itiraf etti.
Genç kadının evine nasıl girdiklerini, neler yaşandığını ve olayın nasıl kontrolden çıktığını tek tek anlattılar.
Cinayet Masası için artık dosyanın en karanlık perdesi aralanmıştı.
BAŞINA SERT CİSİMLE VURUP BIÇAKLADILAR Kan donduran cinayet, olaydan 10 gün sonra aydınlatıldı.
Gözaltındaki iki zanlı, verdikleri ifadede korkunç detayları tek tek anlattı.
Daha önce birkaç kez eve gittiklerini, her gelişlerinde genç kadının kolundaki bilezikleri fark ettiklerini söylediler. “İşsizdik.
Kolundaki bilezikler aklımızda kaldı.
Bizi o bilezikler kamçıladı” diyerek cinayetin ardındaki motivasyonu itiraf ettiler.
Planı, maktulün eşinin işte olduğu saate göre yaptıklarını anlattılar.
O gün eve geldiklerini, genç kadının başına sert bir cisimle vurduklarını söylediler.
Ardından, kadının kendilerini gördüğü için boğazını bıçakla kestiklerini ifade ettiler.
Delilleri ortadan kaldırmak için evi ateşe verdiklerini, yangını özellikle çıkardıklarını belirttiler.
İfadelerindeki en sarsıcı detay ise küçük çocukla ilgiliydi. “Vicdanımız el vermedi. Çocuğu daireden çıkardık, sonra evi ateşe verdik.” Bu sözler, cinayetin vahşetini hafifletmiyordu.
Aksine, dosyanın insanı ürperten yüzünü daha da görünür kılıyordu.
OLAY KISA SÜREDE ÇÖZÜLDÜ Cinayet uzmanı Bayram, soruşturma sürecini değerlendirirken dosyanın kısa sürede aydınlatıldığını vurguladı: “Bu dehşet verici olay kısa sürede çözüldü.
Arkadaşlarımız gerçekten çok titiz ve sistemli çalıştı, dün gibi hatırlıyorum.
En küçük ayrıntı bile atlanmadı.
Yapılan saha çalışmaları, ifadeler ve teknik incelemeler bir araya geldiğinde tablo netleşti.” Soruşturmanın sonunda ortaya çıkan gerçek ise çarpıcıydı.
Katil zanlıları, maktul kadının eşinin en yakın arkadaşlarıydı.
Güvenle açılan bir kapı, vahşi bir cinayete dönüşmüştü.
İki zanlı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Dosya, kısa sürede çözülen ancak 1999 yılının hafızalardan silinmeyen bir cinayet olarak kayıtlara geçti. *Haberin görseli temsili fotoğraf