Haber Detayı

Adliye saldırısında yeni detaylar: Avukat kapısından girmiş
Gündem nefes.com.tr
14/02/2026 14:22 (1 saat önce)

Adliye saldırısında yeni detaylar: Avukat kapısından girmiş

Bursa Adliyesi’nde görülen duruşmada 2 sanığı öldürüp 1 jandarma personelini şehit eden Kemal Ergün’ün adliyeye X-Ray’den geçmeden girdiği ve silahı oğlunun tekerlekli sandalyesinde sakladığı anlara ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

Nilüfer ilçesi Odunluk Mahallesi'ndeki bir alışveriş merkezinin eğlence mekanında 23 Eylül 2023'te yaşanan silahlı saldırıya ilişkin davanın 2'nci duruşmasının görüldüğü Bursa 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde, 13 Aralık 2024’te silahlı saldırı düzenlendi.Müştekilerden olan ve 2023'teki silahlı kavga sonrası engelli kalan Tolga Ergün'ün babası Kemal Ergün, oğlunun tekerlekli sandalyesinin altından çıkardığı tabanca ile tutuklu sanıklar Mertcan Akça ile babası Köksal Akça'ya küfrederek el ateş etti.

Yaklaşık 30 kişinin bulunduğu duruşma salonunda büyük panik yaşanırken, avukatlar ve duruşmayı takip eden basın mensupları koltukların altına girerek kendilerini korumaya çalıştı.

Kurşunlar, baba-oğul ile Jandarma Uzman Çavuş Nurettin Yaşar ile Jandarma Uzman Çavuş Uğur Bulut'a isabet etti.Saldırıyı gerçekleştiren Kemal Ergün etkisiz hale getirilirken, sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde tutuklu sanıklar Mertcan Akça ile babası Köksal Akça'nın hayatını kaybettiği belirlendi.

Kurşunların isabet etmesiyle ağır yaralanan Jandarma Uzman Çavuş Nurettin Yaşar ile Jandarma Uzman Çavuş Uğur Bulut ise kaldırıldıkları Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Çekirge Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Tedaviye alınan jandarma personellerinden Nurettin Yaşar, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.10 KİŞİ GÖZALTINA ALINDIGüvenlik kameralarının incelenmesinden sonra saldırıyı gerçekleştiren Kemal Ergün ve yakınlarının yanı sıra adliyede görevli aralarında polis memurlarının da olduğu 10 şüpheli gözaltına alındı.

Olayda kullanılan tabancanın kurusıkıdan çevrildiği ortaya çıktı.

Sorgulamalarının ardından adliyeye çıkartılan Ergün ile birlikte hareket ettiği değerlendirilen 7 şüpheli ile olayda ihmali bulunduğu değerlendirilen 2 kamu görevlisi adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden Kemal Ergün Tolga Ergün, Muhammet Ö., Kadir C., Murat K. ve Mehmet Ç. ‘Tasarlayarak kasten öldürmeye iştirak’ suçlarından tutuklanırken, 2'si adliyede görevli 4 kişi ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.Saldırıya ilişkin Bursa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, tutuklu sanık Kemal Ergün, şehit Jandarma Uzman Çavuş Nurettin Yaşar'a karşı eylemi nedeniyle ‘kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Jandarma Uzman Çavuş Uğur Bulut'a yönelik eylemi nedeniyle ‘kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 19 yıl, Mertcan Akça ve Köksal Akça'ya yönelik eylemi nedeniyle ise ‘haksız tahrik altında tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 2 kez 23 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme heyeti diğer sanıklar Tolga Ergün, Muhammet Ö., Kadir Can U., Murat K. ve Mehmet Ç.'nin ise beraatine hükmetti. 5 sanık hakkındaki beraat kararının onlara da ‘mermi isabet edebilir’ gerekçesiyle verildiği öğrenildi.

Akça ailesinin avukatı Tuncay İlçim, Kemal Ergün’ün çaprazdan ateş ettiğini söyleyerek bu ihtimalin imkansız olduğunu belirtti.BİNAYA GİRİŞ ANLARI KAMERADA6 sanıklı davada ceza alan tek sanık olan Kemal Ergün’ün, 2023’teki silahlı saldırının ardından engelli kalan oğlu Tolga Ergün’ü tekerlekli sandalyeyle adliyeye getirip, X-Ray cihazından geçmeden binaya giriş yaptığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

Görüntülerde 6 kişinin gruplar halinde aralıklarla adliye binasına geldikleri tespit edildi.

Muhammet Ö., Kadir Can U. ve Mehmet Ç.'nin binaya önce girdikleri ve bir süre dış kapıya baktıkları, Murat K.'nin ise dış kapıyı açıp, el işareti yaparak, baba-oğlu içeri aldırdığı görüldü.EMEKLİ ALBAY DEĞİL, DUŞAKABİNCİYMİŞÖte yandan adliye girişinde X-Ray cihazından geçmeyen ve polislere kendisini emekli albay olarak tanıtan Murat K.'nin, duşakabin işiyle uğraştığı öğrenildi.

Ayrıca, sözleşmeli jandarma personeli olarak 8 yıl görev yapıp ayrıldıktan sonra işsiz olduğu öğrenilen Kemal Ergün’ün de adliye binasına birlikte geldiği oğlu Tolga Ergün’ün tekerlekli sandalyesinin tuvalet bölümüne olayda kullandığı tabancanın yanı sıra içinde 7 mermi bulunan yedek şarjör de sakladığı belirtildi.

Ergün ile oğlunun ve yanlarındaki 4 kişinin duruşma salonuna da avukat kapısından girdiği anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı.

Saldırı sonrası Kemal Ergün’ün etkisiz hale getirilerek duruşma salonundan çıkarılıp, koridorda gözaltına alındığı anlar da görüntülere yansıdı.CAN GÜVENLİĞİ OLMADIĞINI SÖYLEYİP, DİLEKÇE VERMİŞMaktul Köksal Akça'nın dava sürecinde can güvenliği olmadığı gerekçesiyle dilekçe verdiğini söyleyen Akça ailesinin avukatı Tuncay İlçim, “Türkiye Cumhuriyeti’nde daha önce emsali olan bir dava değildir.

Sadece 90’lı yıllarda Şanlıurfa’da yaşandı.

Tabii o zamanlar şimdiki gibi cihazların olmadığını da göz önünde bulundurursak, meydana gelen olayın ne kadar vahamet verici bir durum olduğu açık bir şekilde kendini gösteriyor.

Olayda bir askerimiz şehit, diğeri gazi oldu.

Müvekkilimin de 2 canı gitti” dedi.'SANDALYE İNDİRİP, KALDIRMAK İÇİN İZMİR'DEN GELMİŞ'Beraat eden sanıklardan Murat K.’nin, duruşma için İzmir’den gelmesinin saldırı planına dahil olduğunu gösterdiğini öne süren İlçim, “Mahkeme günü, Murat K. isimli şahıs sadece tekerlekli sandalyeyi indirip, kaldırmak için İzmir’den geliyor.

Dosyayla hiçbir alakası yoktur.

Mehmet Ç. isimli şahıs ise iş aramak için geldiğini belirtip, olay günü adliyeye giriyor.

İşi sanki adliyede bulmuş gibi davaya giriyor.

Korunaklı bir adliyeye silah nasıl giriyor?

Buralar, hassas bölge.

Sanıklar ilk duruşmada bekleme yapmadan giriyor.

İkinci duruşmada ise tekerlekli sandalyeyle birlikte X-Ray cihazından geçmeden geçip, dış kapıyı gözetliyor.

Sanıkların tekerlekli sandalyeyi içeri sokarken polise manipülasyon yapması, ‘Sandalye buradan geçmez, ben daha önceden buradan denedim’ deyip, suça karışıp, olayı önceden bildiklerini düşünüyoruz.

Sanığın, ‘ilk duruşmadan da kapıdan aranmadan geçtim’ demesine rağmen hiçbir polise işlem uygulanmamıştır” diye konuştu.Açıklamasında, olayda yaşanan güvenlik zaafının duruşma salonunda da devam ettiğini, sanıkların salona aranmadan avukat kapısından girdiğini belirten Avukat Tuncay İlçim, duruşma salonunda güvenlik önlemi almak için gelen polislerin avukatları dinlediğini bunun da son derece tehlikeli olduğunu belirtti.Mahkeme Başkanının ‘Gözünüzü dört açın’ demesine rağmen böyle bir hadisenin gerçekleşmesinin çok üzücü bir durum olduğunu ifade eden Avukat İlçim, olayda birçok kişinin ihmali olduğunu öne sürdü.'100 MİLYON LİRA İSTEDİ'Oğlu ve eşini saldırıda kaybeden Elif Akça ise 2023 yılındaki silahlı saldırının ardından Tolga Ergün'ü hastanede ziyarete gittiğinde, Kemal Ergün'ün kendisinden 100 milyon lira istediğini öne sürerek, "Eşim kavgayı ayırmaya çalışıyorken, Tolga da ayırsaydı böyle bir hadise yaşanmayacaktı. 5 kişi eşime saldırıyor.

Oğlum babasının yere düştüğünü görünce dayanamamış ve 5 kişiyi uzaklaştırmak adına yere düşen silahla ateş etmiş.

Tolga ayırmak isteseydi olayın boyutu buraya gelmeyecekti.

Ben, 20 gün sonra hastaneye ziyarete gittim.

Üzüldüğümü dile getirdim, babasıyla görüştüm.

Bu olayın üzücü olduğunu söyledim. 'Yapabileceğim bir şey var mı?' diye sordum.

Bana, 'Ben size şartlarımı sundum, 4 gün içinde bu ülkeyi terk edin.

Sizden şikayetçi olmayacağım.

Yoksa size selam veren kim varsa vuracağım' dedi ve bizden 100 milyon lira para istedi. 'Verebilirsin, ben sizin her şeyinizi biliyorum' dedi.

Biz husumet olmasın diye elimizden geleni yaptık.

Dava sürecinde sürekli insanlar kapımıza gelip, 'Bize para verin sorunu çözelim' diye konuşuyorlardı.

Eşim onları dinlemeyip, adalete güvendi" diye konuştu.'ADALETE SAĞLAM VERDİĞİM 2 CANIMIN CANSIZ BEDENİNİ VERDİLER'Olay sonrası önce oğlunun sonra da eşinin tutuklandığını söyleyen Elif Akça, duruşma günü oğlunun ve eşinin öldüğünü yargılama sonucunu evde beklerken telefondan öğrendiklerini belirtti.Gerçeği öğrenince hemen adliyeye gittiğini kaydeden Akça, "Benim hayatım bitti.

Adalete sağlam verdiğim 2 canımın cansız bedenini verdiler, sahip çıkamadılar.

Bizi sürekli tehdit ettiler.

Biz kendi halinde bir aileyiz.

Biz, zengin değiliz.

Oğlum ve eşim anlatıldığı gibi şımarık bir çocuk değildi.

Oğlum Hatay depreminde çok can kurtardı.

Mahkemede Kemal Ergün'ü 45 dakika konuşturdular.

Benim avukatım soru sormak istedi ve söz hakkı verilmedi" ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri