Haber Detayı

Davos'tan Münih'e Odatv iki raporu kıyasladı: 80 yıllık düzenin sonu
Dünya odatv.com
13/02/2026 08:10 (1 saat önce)

Davos'tan Münih'e Odatv iki raporu kıyasladı: 80 yıllık düzenin sonu

Ocak ayında Dünya Ekonomik Forumu (DEF), şubat ayında ise Münih Güvenlik Konferansı'nın (MGK) 2026 raporları yayımlandı. DEF raporu "belirsizlik" vurgusu yaparken MGK ise uluslararası düzenin "yıkıldığını" öne çıkarıyor. İki raporun ortak noktası ise "işlerin iyi gitmemesi" oldu.

İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nun (DEF) "2026 Küresel Riskler Raporu" 14 Ocak'ta yayımlandı.

Yaklaşık iki hafta sonra (1 Şubat'ta) Münih Güvenlik Konferansı'nın (MGK) 2026 raporu da yayımlandı.

MGK'nın bu seneki raporunun ismi "Yıkım Altında (Under Destruction)" oldu.

Kapakta, bir fil görseli görülüyor. "Filler tepişir, çimenler ezilir" atasözünü akıllara getiren bu fil görseli, aynı zamanda ABD Cumhuriyetçi Parti'nin de simgesi.TABLOİki rapor da aynı noktaya parmak basıyor: 1945'ten beri devam eden ve ABD öncülüğünde kurulan küresel düzen yıkılmanın eşiğinde.

DEF'in raporu 2026 için "belirsizlik" kelimesini öne çıkarırken, MGK'nın raporu ise "köklü yıkımların" dönemin anlayışını yansıttığını belirtiyor.

İki raporda da yer verilen anket çalışmaları, gelecek için umutsuz tablo çizerken, jeopolitik çatışmalar bu bağlamda ön plana çıkıyor.KÜRESEL ENDİŞE ARTIYORDEF'in 2026 raporunda, iş dünyasından politika yapıcılara, sivil toplum kuruluşlarından akademiye kadar uzanan bin 300 kişilik örneklemle hazırlanmış araştırma, önümüzdeki iki ve on senelik dönemler için karamsar bir tablo çiziyor.

Araştırmaya göre, katılımcıların yalnızca yüzde 1'i önümüzdeki iki senelik dönemin "sakin" geçeceği kanaatinde.

Yüzde 50'lik bir kesim ise önümüzdeki iki senenin "türbülanslı" veya "fırtınalı" bir dönem olacağı görüşünde.2026 yılı, 2023'de zirve yapan küresel endişeye doğru giden yolun önemli dönük noktalarından biri oldu.

Ukrayna-Rusya Savaşı, 24 Şubat 2022'de başladı.

Bu savaşın ardından yayınlanan ilk DEF raporunda (2023) katılımcıların yüzde 82'si, devamındaki iki yıllık dönemin "türbülanslı" veya "fırtınalı" geçeceğini belirtmişti.

Bu oran, 2024'te yüzde 30'a düşse de bir sonraki yıl yüzde 36 çıktı; 2026'da ise yüzde 50 oldu.TABLOLARRaporun devamındaki bir başka araştırmaya göre ise katılımcıların yüzde 18'i olası bir küresel krizi tetiklecek sebebin bir jeoekonomik çatışma olacağı görüşünde.

Jeoekonomik çatışma, geçen sene üçüncü sebep olarak sıralanmıştı.RAPORUN EN SONUNDAKİ TABLO"İş birliği mekanizmalarının can çekiştiği, istikrarın kuşatma altında olduğu, güvenin ve uluslararası hukuka saygının azaldığı" belirtilen raporda şu satırlara yer veriliyor:"'Sokaklar seçkinlere karşı' anlatılarının giderek yaygınlaşması, geleneksel yönetim yapılarına duyulan hayâl kırıklığının derinleşmesini yansıtıyor; bu durum birçok vatandaşı siyasi karar alma süreçlerinden dışlanmış hissettiriyor ve politika yapımının geçim kaynaklarında somut iyileştirmeler sağlayabileceğine dair şüphelerini artırıyor.Jeoekonomik dönüşümün yaşandığı bu dönemde, ittifaklar yeniden şekilleniyor ve 1944 Bretton Woods Konferansı'ndan doğan piyasaların ve kurumların dayanıklılığı sınanıyor."'DÜZEN ARTIK YIKIM SÜRECİNE GİRMİŞTİR'MGK raporunda da benzer bir tablo karşımıza çıkıyor.

Raporun başındaki şu cümleler ise yazının geri kalanını özetler nitelikte:"Dünya, yıkıcı politika dönemine girmiş durumda.

Günün emri, dikkatli reformlar ve politika düzeltmeleri yapmak yerine köklü yıkımlar yapmak.

Ülkesini mevcut düzenin kısıtlamalarından kurtarıp daha güçlü ve daha refah bir ulus inşa edeceğini vaat edenlerin en öne çıkanı ise mevcut ABD yönetimidir.

Sonuç olarak, inşasına başlanmasının üzerinden 80 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, ABD öncülüğündeki 1945 sonrası uluslararası düzen artık yıkım sürecine girmiştir."Rapor, ABD ve Donald Trump vurgusu yapmaktan çekinmiyor.Raporda, uluslararası nizamı baltalayanlar arasında en güçlü ismin Donald Trump olduğu; Trump destekçilerinin ise bunun, tıkanıklığa yol açan küresel problemleri çözeceğini düşündükleri belirtiliyor.

Devamında, tıpkı DEF raporundaki gibi MGK raporunda da bu politikaların işe yarayıp yaramayacağının belirsiz olduğu vurgulanıyor.Batı'da liberal düzene karşı olan grupların güç kazandığı belirtilen raporda, G7 ülkelerinin vatandaşlarının çok küçük bir kesiminin gelecekten umutlu olduğuna dikkat çekiliyor.Rapora göre Avrupa ve Hint-Pasifik bölgesi, yeni ABD yönetiminden en çok zarar gören taraflar oldu.

Raporda, ABD'nin Grönland retoriğinin ve Ukrayna'ya dalgalı desteğinin Avru"pa'ya güvensizlik algısı aşıladığını, Hint-Pasifik ülkelerinin ise Çin karşısında güvencesiz bırakıldıkları algısına sahip oldukları belirtiliyor.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri