Haber Detayı

Enflasyon tahmini yukarı, hedef sabit
Ekonomi ekonomigazetesi.com
13/02/2026 07:21 (5 saat önce)

Enflasyon tahmini yukarı, hedef sabit

Merkez Bankası yılın ilk enflasyon raporunda tahmin aralığını yükseltti ancak yüzde 16 ara hedefi sabit tuttu. Faiz indirim döngüsünde yavaşlama sinyali verdi. Başkan Karahan 4 başkan yardımcısıyla birlikte para politikasında gerçekleşme ve beklenen enflasyona göre karar alıp adım büyüklüğünü belirlediklerini indirim adımlarının büyüklüğünü artırmak için gerekli eşiğin yüksek olduğunu vurguladı.

ŞEBNEM TURHAN Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan yılın ilk enflasyon raporunu açıkladı.

Enflasyon raporuyla 2026 yılı için enflasyon tahmininde yüzde 16 ara hedef korundu ancak tahmin aralığı yükseltildi.

Başkan Karahan tahmin aralığının yüzde 13-19’dan yüzde 15-21’e çekildiğini bu artışın 1 puanının TÜİK hesaplama değişikliğinin teknik yansıması olduğunu söyledi.

Karahan, gıda kaynaklı geçici olarak ocakta artan enflasyon sonrası adım küçülttüklerini geçici olsa da oynaklığın beklentileri ve fiyatlama davranışlarını etkilediğini vurgulayarak faiz indirim adımlarının büyüklüğünü kısa dönemde artırmak için gerekli eşiğin bir miktar yüksek göründüğüne dikkat çekti. 4 başkan yardımcısı ilk kez bir arada Yeni başkan yardımcıları Fatma Özkul ve Gazi İshak Kaya’nın da katılımıyla bu kez enflasyon raporu toplantısını 4 başkan yardımcısıyla birlikte yapan Başkan Karahan’ın sunduğu enflasyon raporunda tahminler iyimser bulunurken 2027 ve 2028 hedefleri oldukça iddialı değerlendirildi.

Karahan, ocak enflasyonunun beklentinin bir miktar üzerinde geldiğini, piyasa beklentilerinin şubatta da yine bir miktar yüksek gelmesi yönünde olduğunu belirtti.

Karahan, bu yıla ilişkin hedefi değiştirmediklerinin altını çizerek, şöyle konuştu: “Zaten daha önce hedefe sadık kalacağımızı söylemiştik. 1 puan Eurostat uyumu kapsamında TÜFE hesaplamasında yapılan teknik güncelleme.

Burada hizmetin sepet içindeki payının artmasının 1 puana yakın etkisi var.

Güncellemeler daha çok enerji dışı emtia fiyatlarındaki artış ve bunun enflasyon üzerindeki etkileri.

Bir diğer unsur gıda fiyatlarında yaptığımız güncelleme.

Burada gıdanın direkt etkisi doğrudan sınırlı olabiliyor ama oynaklık olduğunda beklentileri etkileyebildiği için bir miktar dolaylı etkileri de var.

Son olarak dış talepte toparlanma.

İç talebin dengede ve enflasyon hedeflerimizle uyumlu gideceğini öngörüyoruz.

Ama çıktı açığının önceki projeksiyonlarımızın bir miktar üzerinde kalması sebebiyle enflasyon üzerinde yukarı yönlü riskler olduğunu göz önünde bulundurduk." Kira ve eğitimde ciddi dezenflasyon alanı var Karahan, enflasyona ilişkin öne çıkacak unsurlara da değinerek, "Geçen yıl olduğu gibi bu yıl en öne çıkacak unsur, hizmet enflasyonundaki düşüş...

Özellikle kira öncülüğünde bir düşüş öngörüyoruz" dedi.

Kira fiyatlarının geçen yıla yüzde 6 artışla başladığını, ana eğilimi aralıkta yüzde 3,2'ye, bu yıl ocakta yüzde 2,8’e indiğini belirten Karahan, “Kira enflasyonunun yıl sonunda yüzde 30 civarına düşebileceğini öngörüyoruz.

Eğitimde aralık itibarıyla yüzde 66'lık bir enflasyon söz konusuydu.

Sepette teknik değişikliğe gidildi.

Önümüzdeki dönemde bundan kaynaklı ciddi bir alan olduğunu değerlendiriyoruz" diye konuştu.

Gıdada ocak ve şubatta en kötüsü geride kaldı Başkan Karahan gıda enflasyonunda ocak ve şubat bittiğinde en kötüsünün geride kalacağını değerlendirdiklerini söyleyerek şöyle konuştu: “İklim koşulları açısından destekleyici bir görünüm söz konusu.

Dolayısıyla buradan da dezenflasyona destek gelecek." Karahan konuşması ve soru cevap boyunca sık sık gıda fiyatlarında Ramazan etkisine gıda fiyatlarındaki değişime dikkat çekerken yılın devamında bu alanda çok daha olumlu sonuçlar beklediklerini kaydetti.

Karahan, mart ve nisanı gördükten sonra önümüzdeki daha makul bir enflasyon olmasını beklediklerini piyasa koşullarına bakıldığında ana eğilimin mart ayından itibaren kasım-aralık seviyelerine yaklaşacağını değerlendirdiklerini vurguladı.

Karahan, hem sunumda hem de soru cevapta para politikası adımlarına nasıl karar verdiklerini anlatırken tahmin aralığının yukarı yönlü güncellenmesinin faiz patikasını nasıl etkileyeceğine yönelik soruya karşılık, fiyat istikrarının sağlandığı, enflasyonun fiyat istikrarına yakın seviyelerde seyrettiği durumlarda optimal para politikasının objektif bir şekilde oluştuğunu söyledi.

Karahan, "O enflasyon görünümünü aşağı yukarı çekmek için para politikası sıkılığını belirler.

Ancak yüksek enflasyon ortamında bizim de bulunduğumuz gibi, aylık enflasyon gerçekleşmeleri de beklentiler ve fiyatlama davranışları nedeniyle önümüzdeki dönem enflasyon görünümünü etkilediği için para politikasının enflasyon görünümüne olduğu kadar gerçekleşmelere de tepki vermesi gerekiyor.

Biz de bunu yapıyoruz" dedi.

Mart ve nisan verisini görmek önemli Bir süredir yüksek enflasyon ortamında oldukları için kararlarda yakın dönem enflasyon gerçekleşmelerine baktıklarını ifade eden Karahan, şunları kaydetti: "Zaman içinde para politikasının enflasyon görünümüne verdiği ağırlığın artmasını bekleriz.

Son dönem gerçekleşmelerine baktığımda enflasyon tarafında aslında birçok veride ama özellikle enflasyon tarafında piyasanın bazen sislerin arasında kaybolduğunu düşünüyorum.

Yakın zaman gerçekleşmelerinin aynı şekilde hep devam edeceğini varsayan bir görünüm oluşabiliyor.

Bulunduğumuz şu dönemde enflasyon görünümünün biraz daha netleşmesi için mart ve nisan aylarındaki veriyi görmenin önemli olduğunu düşünüyorum." ADIM BÜYÜKLÜĞÜ İHTİYATLI YAKLAŞIMLA GÖZDEN GEÇİRİLİYOR Sene sonu enflasyon hedefine ulaşılması için politika faizinde martta duraklamanın değerlendirilip değerlendirilmeyeceği yönündeki bir soru üzerine Karahan, şu yanıtı verdi: "Her zaman söylediğimiz gibi politika faizine ilişkin atılacak adımlara karar verirken enflasyonun ana eğiliminin gerçekleşmesine ve beklentilerine bakıyoruz.

Adımların büyüklüğünü enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçiriyoruz.

Öncü veriler bize ocakta aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde artacağını, ana eğilimde de bir artış olacağını ama bunun bir miktar daha sınırlı olacağını söylüyordu.

Nitekim gerçekleşmeler de öngörülerimizle, o ay içindeki okumalarımızla tutarlı oldu.

Gıda kaynaklı bu artışın ocak ve şubat aylarıyla sınırlı kalacağını değerlendirdik fakat geçici olsa da bu gibi geçici faktörlerin enflasyon beklentileri üzerinden ikincil etkileri olabiliyor.

Bu etkileri de düşünerek adım büyüklüğünü küçültmeye karar verdik.

Önceki kararlarımızda olduğu gibi bundan sonra da veri odaklı gideceğiz.

Mevcut enflasyon görünümü ve hedeflerimize, talep koşullarına, beklentilere baktığımızda adım büyüklüğünün kısa dönemde artması için gereken eşik bir miktar yüksek diye değerlendiriyoruz." PANİĞE KAPILMAYA ÇOK GEREK YOK Başkan Karahan, piyasanın, son 1-2 enflasyon verisine bakarak bunun aynı şekilde bütün dönem devam edeceğini düşünerek bir enflasyon görünümü oluşturduğunu ve bundan çok etkilendiğini söyledi.

Alt detaylara bakıldığında enflasyon görünümünün bu kadar olumsuz olduğunu düşünmediklerini kaydeden Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sadece ocak ayına bakarak bu kadar olumsuz bir beklenti oluşturmak çok doğru değil.

Detaylar her zaman vurguladığımız gibi önemli.

Nasıl veriler beklentilerden iyi geldiğinde rehavete kapılmıyorsak, biraz kötü gerçekleşmeler olduğunda da özellikle bu gerçekleşmeler gıda gibi oynaklığı yüksek kalemlerden gerçekleşiyorsa paniğe kapılmaya çok gerek olmadığını düşünüyoruz." MESAJLARLA BEKLENTİLERİ YÖNETMEK FAYDALI Para politikasında faiz adımlarına karar verirken gerçekleşen ve beklenen enflasyona göre karar verdiklerini kaydeden Karahan, “Zaten tek bir reel faiz seviyesi hesaplamak da zor.

Enflasyon düşmekte olduğu için gerçekleşen enflasyona göre hesapladığınızla, beklenen enflasyona göre hesapladığınız arasında çok ciddi bir fark söz konusu.

Bir de beklentiyi aldığınızda farklı kesimlerin beklentileri arasında ciddi farklılaşma var, burada hangisini baz almak lazım, hangisi doğru çok kolay bir soru değil.

Bunun yerine biz biraz daha enflasyondaki ilerleme üzerinden ve bunun temel belirleyicisi olan talep koşulları, beklentiler ve kur gelişmeleri üzerinden değerlendiriyoruz.

Bir de bu adım büyüklüğünü hesaplamanın beklentiler üzerinde etkileri var.

Adım büyüklüğünü, para politikası duruşu adım büyüklüğü üzerinden ayarlayarak mesajlarla beklentiyi yönetmek ve buradaki bozulmayı engellemek ya da sınırlı tutmak faydalı diye düşünüyoruz." YENİ BAŞKAN YARDIMCISI FATMA ÖZKUL’UN KUR YORUMU Ataması geçen haftalarda gerçekleştirilen Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Fatma Özkul kur politikasına ilişkin soruya yanıt verdi.

Özkul, 2026 yılında kur rejiminde bir değişiklik öngörmediklerini vurgulayarak mevcut haliyle devam edeceğini belirtti.

Özkul, döviz piyasasında zaman zaman oynaklıklar olabildiğini dile getirerek Merkez Bankası’nın müdahale etmesi gerektiğini sağlıksız fiyat oluşumunu engellemek için alım veya satım yönünde hareket edebildiklerini kaydetti.

Son iki yıla bakınca Merkez Bankası’nın net alım yönünde bir resim sergilediğini söyleyen Özkul, “Kurda baskılamadan bahsedilmesi söz konusu değil.

TL’de reel değerlenme uygulanan sıkı para politikasının doğal bir sonucu.

Para politikasında reel değerleme modeli yok doğal sonucu olarak dönem dönem bu devam edebilir ama sürdürülebilir olduğunu da söylemek mümkün değil değişkenlik gösterebilir zaman içinde” dedi.

CARRY STOKU TOPLAMDA 40 MİLYAR DOLARA ULAŞTI Başkan Karahan, carry trade girişine ilişkin bir soruya karşılık şunları söyledi: “Sıkı para politikasının etkisiyle rezervlerimiz tarihi zirvelere ulaştı. 2025 Nisan'dan bu yana bakacak olursak, bu dönemde yabancı yatırımcıların carry olarak tanımlanabilecek yatırımları yaklaşık 18 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti, artış olarak.

Böylece carry stoku toplamda 40 milyar dolara ulaşmış durumda.

Şu anda bizim hesaplarımıza göre 40 milyar dolarlık bir carry olarak nitelendirilecek bir stok söz konusu.

Aynı dönemde baktığımızda, 2025 Nisan'dan bu yana, hisse ve DİBS yatırımları da 17 milyar dolara çıkmış durumda.

Yani carry girişi nitelendirebilecek miktar 18, hisse ve DİBS olarak 17 ve bununla birlikte hisse ve DİBS stoku da 67 milyar dolar olmuş durumda, çok daha yüksek.

Dolayısıyla rezervlerimizdeki hem miktar artarken hem de kalitesi arttı ve bu artışta da carry etkisi görece zayıf olarak düşünüyoruz.

Rezervlerimiz hem yapısı hem seviyesi olarak sermaye hareketlerinde yaşanabilecek her türlü oynaklığa karşı yeterli durumda diye düşünüyoruz." CEVDET AKÇAY’IN SON ENFLASYON RAPORU TOPLANTISI Görev süresi mayıs ayında sona erecek TCMB Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay, makroihtiyati tedbirlere ilişkin soruyu yanıtlarken, süre ve etkinlik ilişkisine işaret etti.

Akçay şu değerlendirmeyi yaptı: "Dezenflasyon ne kadar hızlı olursa makroihtiyati tedbirlerin devre dışı kalması o kadar çabuk olacak.

Yapılan indirimlerin ticari kredi ve mevduat faizlerine geçişkenliğinin yansımasının az olduğunu görünce zaten bunlar etkinliğini yitiriyor anlamına gelir.

Biz indirim miktarlarını azaltmaya başladık çünkü azaltmak durumundaydık.

İndirimlerin kredi faizleri ve mevduat faizlerine yansımasının azalmasını da beklemek lazım.

Son iki indirimin yansıması daha az oldu ama bu anormal değil, hatta beklenen bir şey.

Bileşik 363 baz puan indirim yaptık.

Ticari kredi faizlerinde 84 bps gibi bir iniş var.

Toplam mevduat vs dahil 280 bps.

Yani mevduata yansımış ama kredi faizlerinde yansıma daha az..." BAŞKAN YARDIMCISI HATİCE KARAHAN ALTIN ETKİSİNİ ANLATTI Merkez Bankası Başkanı Yardımcısı Hatice Karahan da altın fiyatlarında sert bir düşüş olması durumunda rezervlere etkisine yönelik bir çalışma olup olmadığı sorusunu yanıtladı.

Karahan, brüt rezervlerde 84 milyar dolarlık bir iyileşme gerçekleştiğini bunun yanı sıra dış yükümlülüklerde 20, KKM kaynaklı yükümlülüklerde de 140 milyar dolar iyileşme yaşandığını söyledi.

Karahan, “Brüt rezervdeki iyileşmenin 84 milyar doların 68 milyar dolarında altın etkisini görmek mümkün.

Swap hariç rezervde 143 milyar dolarlık artış var ve buradaki altın etkisi 50 milyar dolara tekabül ediyor.

Altın tüm merkez bankalarında artış eğiliminde.

Sahip olduğumuz altınların enstrüman çeşitliliğini sağlamak üzere esnek yönetimimiz devam edecek” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri